Konu:Sinop Nükleer Santral Projesi Çed Toplantısı Ve Yaşanan Olaylara İlişkin Gündem Dışı Konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:57
Tarih:08/02/2018


Sinop Nükleer Santral Projesi ÇED toplantısı ve yaşanan olaylara ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Sinop halkının nükleer santral istemediğini hem size hem de bütün dünyaya bir kez daha duyurmak için gündem dışı söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, iki gün önce ülkemizin muhteşem doğasına sahip ilimizde hiç istemediğimiz tatsız olaylar yaşadık. Mutlu şehrimizin sahipleri Sinoplular biber gazı ve şiddete maruz kaldılar. Polis barikatıyla, en doğal hakları olan halkın bilgilendirilme toplantısına alınmadılar, engellendiler, gözaltına alındılar. Önceden hazırlanmış bir senaryo, üç gün öncesinden hazırlanmış bir senaryo o gün uygulamaya geçti, Sinop halkının iradesi gasbedildi. Ne için? Sinoplular nükleer santral istemediği için.

Sayın milletvekilleri, ÇED Yönetmeliği'nin 9'uncu maddesine göre, halkın katılımı toplantısı Çevre Bakanlığınca halkı bilgilendirmek için düzenlenir. Adı üzerinde "halkın katılımı toplantısı" fakat halkı bilgilendirme toplantısı, halkı bilgilendirmeme toplantısına dönüştürüldü. Sinoplular toplantıya katılmasın diye 12 kilometre uzaklıkta 180 kişilik bir salon buldular. Değil 12 kilometre, 100 kilometre de olsa Sinop halkı o toplantı salonuna girip nükleer santral istemediğini anlatacaktı. Sinop halkını Sinoplular temsil eder. Sizler de bu şekilde Sinop halkının hakkını yediniz. Sinop halkı, engelleri aşıp kendi hakkı olan bilgilendirme toplantısına, tekrar söylüyorum, giremedi. Üç gün önceden toplantıya kimlerin gireceği tespit edilmiş. Salona giren ve nükleer santrale karşı olduğunu söyleyen vatandaşlar salondan yaka paça atılıp gözaltına alındı. Halkın içeri giremediği toplantıya gazeteciler de alınmadı.

Milletvekili arkadaşlarım, belediye başkanlarımız ve ilin milletvekili olarak halkın girmediği toplantıya biz de girmedik çünkü halkı bilgilendirme toplantısıydı. (CHP sıralarından alkışlar) Toplantının halktan kaçırıldığı bir gerçektir. Bakmayın 180 kişilik salonun dolu olduğuna, o salonda koltuklar da boştu. O vatandaşlar özellikle getirilmiş, üniversite rektörü tarafından ve bir siyasi partinin bir temsilcisi tarafından özellikle doldurulmuş o salona. Orada kimseyi dinlemeyen, uyuyan bir kesim vardı. Sinop halkından bunu kaçırdılar.

250 sayfalık ÇED raporu elimde. Bu 250 sayfalık ÇED raporu otuz dakika içinde orada anlatıldı. 6 kişiye söz hakkı verildi, hepsi iyimser. Buyurun ÇED raporu, otuz dakikada anlatılacak 250 sayfa. Vereyim size isterseniz, kaç günde okuyacaksınız bunu? Bırakın bu halkı kandırmayı.

207 bin kişilik Sinop'un hakkını 6 kişiyle temsil edemezsiniz. (CHP sıralarından alkışlar) 8 milyona yaklaşan Karadeniz'in hakkını 6 kişi temsil edemez. 80 milyon vatandaşımızı etkileyecek nükleer tehdit, aylarca, yıllarca tartışılması gereken bir durumdur, otuz dakikaya sığdıramazsınız. Her seferinde millî iradeye saygı deyip... Sinop'ta yaşayan halka saygı göstermek zorundasınız.

Sinop Valisinin Sinop'u kucaklaması gereken yerde, Sinop halkının karşısına, otelin uygulama salonunun 1,5 kilometre ötesine barikatlar kuruldu. Barikatlarla Sinop halkı oraya alınmadı. Neymiş efendim, zaman geçmiş ve oradaki toplantı salonu dolmuş. Gördük kayıtlardan toplantı salonunun dolup dolmadığını.

Bir de Sinop halkını polislerle karşı karşıya getirmeyin, onlar da bizim kardeşimiz.

Üniversite öğrencilerini bilinçsiz bir şekilde toplantının dışında bir yöntemle oraya almışlar. Bu toplantı yok hükmündedir, tanımıyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Bu toplantı yapılmamıştır. ÇED süreci sakatlanmıştır. Sinop sahipsiz değildir. Biz Sinop'un sakinleri değil, sahipleriyiz milletvekili arkadaşlarım. Biz geçmişte de Sinop'ta yaşadık, yarın da Sinop'tayız.

AHMET AKIN (Balıkesir) - Nazım ağabey de duysun da...

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Nazım Bey yoktu ama arkadaşlarını yollamış, sağ olsun.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Nazım Bey istiyor mu nükleeri?

AHMET AKIN (Balıkesir) - Nazım Bey de istemiyormuş, öyle bir dedikodu var.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Halkın görüş ve önerilerinin alınması gerekir. Nükleer santral projesini halktan kaçırmayın. Halktan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Ne kadar istiyorsunuz efendim? Başkanlık Divanı üyesisiniz siz.

Sözlerinizi tamamlamak üzere ek bir dakika süre veriyorum Sayın Vekilim, buyurun.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Sayın iktidar milletvekilleri, ben de biliyorum sizin içinizde nükleer santrale karşı olanları.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Yok, karşı değiliz. Nereden çıkarıyorsunuz?

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Karşısınız. Var, biliyorum.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Değiliz.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Dik durun! Dik durun! (CHP sıralarından alkışlar) Nükleer santrale karşı olduğunuzu, ülkeyi bir karanlığa götürmek istemediğinizi söyleyin. Rica ediyorum, gelin Sinop'a, bir görün. Çevre Komisyonu gelin bir bakın, 350 bin tane ağaç kesildi orada. Yenilenebilir enerji kaynaklarımız var. Gelin, rüzgâr enerjisi yapalım, güneş enerjisi yapalım, el birliğiyle yapalım bunu ama nükleer teknoloji çöplüğünü...

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Güneşe de karşısınız, HES'e de karşısınız.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Millî olan şeyleri yapalım, millî deyip millî olan şeyleri yapın.

Uranyumu olmayan bir ülkede nükleer santral yapamazsınız. Teknolojiniz de buna müsait değil, sizin kapasiteniz de buna müsait değil. (CHP sıralarından alkışlar) Allah'tan korkmanız lazım. Allah'tan korkmak lazım. Yeryüzü cennetini mahvetmeye hiç kimsenin hakkı yok. Nazım ağabey, senin de hakkın yok. (CHP sıralarından alkışlar)

ERKAN AYDIN (Bursa) - Hah! Bravo!

BARIŞ KARADENİZ (devamla) - Nükleer santrale karşı bir duruş sergileyelim arkadaşlar. Türkiye'yi, ülkemizi, Sinop'u mahvetmeyelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bitti mi Başkanım?

BAŞKAN - Sayın Karadeniz, siz Başkanlık Divanı Kâtip Üyesisiniz, İç Tüzük'ü biliyorsunuz ama bir dakika daha ek süre veriyorum size.

Buyurun.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Çok önemli bir konu. Ülkemizin geleceği için çok önemli bir konu. 20 milyar dolarlardan bahsediyorlar. Japonya'yla yapılan anlaşmada "16 milyar dolar" diye geçiyor, "20 milyar dolar" diye açıkladılar. Bu 4 milyar doların nereye gideceği de belirsiz.

AHMET AKIN (Balıkesir) - 25.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Ondan sonra ÇED düzenleme raporunu bir offshore ülkesinin şirketine verdiniz. İlk defa Türkiye'de yaşadık bunu da. İlk defa da Türkiye'nin en mutlu şehri Sinop mutsuz bir gün yaşadı. Sinop halkını Sinop'a sokmadınız. İki gün sonra nükleer santral yapmaya kalkıp Sinop'un girişine de barikat koyup Sinop'a da o halkı sokmazsınız zannederim.

Bir de Çevre Bakanlığının ÇED raporlarının yayınlandığı internet sitesinde diyor ki: "Nüfusu az olan yerlere yapın bunu." Bu demek oluyor ki Sinop'u da gözden çıkardınız, Sinop halkını da gözden çıkardınız; çıkaramazsınız. Sinop halkı dik durur, bunu gene size yaptırmaz, yaptırmaz, yaptırmaz...

Nükleere inat yaşasın hayat. (CHP sıralarından alkışlar)

İsteyenlere de verebilirim bunu.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Karadeniz.