Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:55
Tarih:06/02/2018


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz konusu öneri üzerine söz almış bulunuyorum.

Şimdi, Milliyetçi Hareket Partisinin temel görüşlerinde "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın."la beraber, tarihî ve kültürel mirası yerinde muhafaza etme; yerelden ulusala, ulusaldan evrensele tüm kültürel değerlere saygılı olma temel prensiptir. Bu prensibin aynısı, Türk devletinin devlet politikası olarak da kendisini göstermektedir. Türk devleti UNESCO Kültürel Miras Sözleşmesi'nde de bunun tarafı olmuştur; hatta ileri gitmiştir -somut kültürel miras yeterli değil- Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'ne de Türkiye taraf olmuştur. Bizim efsanemizi, masalımızı, mitolojimizi, gündelik değer içerisinde var etmiş olduğumuz mutfak kültürümüzü, ozanlık geleneğimizi, Mevleviliği, semahı, semayı... Bütün bunlarla beraber kültürde hassasiyeti zirvede olan bir devletin elbette ki evrensel anlamda dünyanın üretmiş olduğu kültürel değerlere de saygısı sonsuzdur. Buraya kadar temel yaklaşımlar budur.

Fakat diyerek başlıyoruz, verilen ilgili önerinin satır aralarına baktığımızda, insanlığın ortak değerlerinden olan Suriye'deki bir eserin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Türk ordusu, Türk jetleri tarafından hasar gördüğü iddiası var. Söz konusu iddia bununla da kalmıyor, "İnsanlığın ve evrensel hassasiyetin..." İşte, IŞİD'in, El Kaide'nin bazı yerlerde yaptığı tahribatlara karşı Avrupa ve Amerika kamuoyunun ayağa kalktığı vurgusu yapılarak, sağdan yaklaşıp soldan gösterilerek Türk devletini birtakım yaklaşımlarla birlikte bazı ithamlarla bütünleştirecek sorgulara götürmek istiyor ve insanlığın ortak hassasiyetleri ve pozitif değer setleri üzerinden kamuoyu oluşturma stratejisi gibi geliyor. Tamam, buraya kadar parti politikası açısından da yapıyor olabilirler, buna da bir noktada evet diyelim ama dönüp gelelim, Türkiye'de PKK terör örgütünün yapmış olduğu katliamlar, bebek katillerinin işledikleri cinayetlere de aynı oranda tepki göstermek, ses çıkarmak gerekir. Ama beraberinde, 6-7 Ekim olayları başta olmak üzere, Ziya Gökalp'in evi yağmalanırken, Tunceli'de koçbaşlı mezar taşları yok edilirken, beraberinde Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi, Kurşunlu Camisi 6-7 Ekim olaylarında yıkılırken de benzeri tepkileri aynı oranda göstermek lazım. Samimiyet tek taraflı, bir boyutlu olmaz, bir bütün hâlinde bu meselelere yaklaşmak lazım. Özellikle ve özellikle, bugün itibarıyla, erken dönem Türk uygarlığına ait bölgedeki mağara figürleri, resimleri çalışan ilgili akademisyenlerin temel kaygıları... "Türk dönemine ait izlerinin, erken dönem uygarlık tarihi malzemelerinin yerlerini adres olarak, konum olarak, fotoğraf olarak veremiyoruz çünkü birileri geliyor, burayı yok etmeye çalışıyor." diyorlar.

Aynı hassasiyeti her yerde bekliyoruz. Biz, bu hassasiyetin muhatabının da Türk devleti değil...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RUHİ ERSOY (Devamla) - ...terörü destekleyenler olduğuna inanıyoruz. Teröristleri oradan göndermenin ve terörü destekleyenleri susturmanın yolunu hep birlikte aramalıyız diyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ersoy.