Konu:(2/308) Esas Numaralı Ankara'da Barış Meydanı Kurulması Hakkında Kanun Teklifi'nin Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Önerge (4/126) Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:49
Tarih:16/01/2018


(2/308) esas numaralı Ankara'da Barış Meydanı Kurulması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerge (4/126) münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin bildiği gibi, 10 Ekim 2015'te Türkiye tarihinin en büyük katliamı Ankara'nın göbeğinde gerçekleşti. Aslında, adım adım gelen, herkesin gördüğü, izlediği bir katliamdı. Aynen Marquez'in "Kırmızı Pazartesi"de anlattığı cinayetin hikâyesine benziyordu. Herkes gördü ama maalesef müdahale edilmedi. 5 Haziranda Diyarbakır mitinginde atılan bomba, ardından 20 Temmuz'da Suruç'ta patlatılan canlı bomba, 10 Ekim'de yapılacak katliamın aslında işaret fişeği gibiydi. Sadece 10 Ekim mi? Hayır tabii ki. Atatürk Havalimanı'nda yapılan alçakça saldırının, Reina saldırısının, Urfa düğününde patlayan bombaların habercisi aslında bu atılan bombalardı.

Peki, Türkiye nasıl geldi buraya? Değerli arkadaşlar, Ankara, İstanbul neden Bağdat'a, Kabil'e benzedi? Bunun cevabını da Hükûmetin izlediği Suriye politikasında görebilirsiniz. Öngörüsü olmayan, yanlış politika maalesef yüzlerce yurttaşımızın katledilmesine, öldürülmesine sebep oldu. Hükûmeti defalarca uyardık, "Suriye politikanız yanlış." dedik "Türkiye'yi ateşe atıyorsunuz." dedik ama gözü kararmış bir siyasetle Türkiye maalesef, ateşin tam ortasına atıldı. Türkiye sınırı yol geçen hanına döndü, maalesef, dünyadaki eli kanlı teröristler Türkiye sınırlarından geçerek Suriye'ye gitti. Hükûmet bu gruplara her türlü desteği, şefkati verdi. Sadece Suriye rejimine düşman olduğu için terör gruplarına hem sınırlarımız açıldı hem de Türkiye'nin birçok ilinden bu örgüte eleman kazandırıldı ve bunların sonunda ismi bilinen eli kanlı katiller özel arabalarıyla mola vererek, çay içerek geldiler, Türkiye'nin göbeğinde katliamı gerçekleştirdiler. Bu katillerin ismini MİT biliyordu, Emniyet biliyordu ama hiç kimse engellemedi. Öyle ihmaller var ki normal bir ülkede olsa hükûmet istifa eder. Ama maalesef, 10 Ekim katliamını organize etmekle suçlanan firari IŞİD yöneticisi Edremit Türe polis takibindeyken hastanede tedavi gördü. IŞİD'in Türkiye sorumlusu olarak bilinen İlhami Balı, polis takibindeyken IŞİD militanlarını hastanede ziyaret etti, onları sevk ettirdi.

Bu ihmallerin çok daha fazlası vardı katliam öncesinde. Hele, katliam esnasında yaşananlar çok daha üzüntü verici değerli milletvekilleri. Akrep tipi zırhlı araçlar insan parçalarının üzerinden geçti. Polis yaralılara ve onlara yardım etmek isteyenlere biber gazı sıktı. İhmali, hatta kastı aşan bir durum var. Ne oldu peki? Bu kadar ihmal var, kasıt var, bir tek kişi bile bedelini ödemedi. Ne oldu? "Anket yaptık, oylarımız arttı." diyen bir Başbakan, sırıtan müsteşarlar... Devletin hazırladığı raporlarda bunlar var ama ne Hükûmet ne Emniyet, hatta bir tek bekçi bile bu katliamdan sorumlu tutulup yargılanmadı. Değerli arkadaşlar, ne yapıldı? Acılarını yaşamak isteyen, evlatlarını anmak isteyen ailelerin üzerine her 10 Ekim günü gaz sıkıldı, polis şiddeti uygulandı; hatta, sendika binalarına kadar girilerek bu insanlara şiddet uygulandı.

Değerli arkadaşlar, şimdi, cumhuriyet tarihinin en kanlı katliamının hafızalardan silinmemesi gerekiyor. Bakın, 1993'te Almanya'da Türk kökenli Genç ailesinin oturduğu evi Neonaziler yaktı. O binanın yerine gökdelen dikilmedi, anıt yapıldı. Almanya, Nazi katliamının unutulmaması için elinden geleni yapıyor.

Daha dün 15 Temmuzu yaşadık, 15 Temmuzda ağır bir darbe girişimi yaşadık. Oradaki, şehit olan insanlarımızın adına anıtlar dikiliyor. Yine, IŞİD katillerinin yapmış olduğu Atatürk Havalimanı katliamından sonra Atatürk Havalimanı'nın önüne anıtlar dikildi.

Değerli arkadaşlar, insanlar arasında ayrım yapıyorsunuz, yaşayan insanlar arasında ayrım yapıyorsunuz ama katledilen, şehit olan insanlar arasında lütfen ayrım yapmayın. Nasıl ki Atatürk Havalimanı'nda IŞİD katilleri tarafından katledilen insanlar için anıt dikiyorsanız, 10 Ekimde çocuklarını kaybedenlerin, barış güvercinlerinin adına da lütfen anıt dikin ve buradaki meydanın barış meydanı yapılmasını sağlayın. (CHP sıralarından alkışlar) Bu konuda desteklerinizi bekliyorum.

Bir de biraz önce yapılan tartışmaya değinmek istiyorum. Biraz önce, sayın grup başkan vekili, Ermeni soykırımıyla ilgili bir şey söyledi. Değerli arkadaşlar, bizim tarihimizde Türk Bayrağı, Azeri Bayrağı yasaklandığında Hükûmet AKP'ydi. Bursa'da Türkiye-Ermenistan maçında Türk Bayrağı'nı, Azerbaycan Bayrağı'nı yasaklayan sizsiniz.

"PYD" diyor, "PYD." PYD'nin Eş Başkanı Salih Müslim'i Ankara'nın devlet koridorlarında ağırlayan, özel uçakla getirip götüren de sizsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Cumhuriyet Halk Partisine ne Fetullahçı ne de terör damgası yapışamaz. Bilin ki Fetullah varsa sizin sayenizde. Fetullah, devlete falan sızmamıştır, AKP tarafından devlete yerleştirilmiştir. 249 şehit varsa o da sizin sayenizdedir. (CHP sıralarından alkışlar)