Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:48
Tarih:11/01/2018


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin dâhilde işleme rejimiyle ilgili vermiş olduğu önerge hakkında söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin bildiği gibi, dâhilde işleme rejimi, ihraç ürünlerimize dünya piyasalarında rekabet gücü kazandırmak, ülke ihracatını artırmak, ihracat pazarları ve ihraç ürünlerimizi çeşitlendirmek amacıyla ihracatçılarımızın dünya piyasalarından gümrük muafiyetli olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi olmaksızın ham madde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul, ambalaj ve işletme malzemelerin ithaline imkân veren ekonomik, etkili bir gümrük rejimidir.

Öncelikle, dâhilde işleme rejimine baktığımız zaman, ihracatın artırılmasına yönelik bir sistem olup ithalatı artırmaya yönelik herhangi bir saik bulunmamaktadır. Ham madde yetersizliğinin yanı sıra KDV, ÖTV, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu gibi ek mali yükümlülükler, kısa adıyla DİR kullanımını gerekli kılmaktadır.

Malumunuz olduğu üzere, DİR, ihracatçılarımızın dünya piyasasında rekabet edebilmesi için önemli bir enstrümandır. Zira bu sayede ihracatçılarımız dünya piyasalarından ham madde tedarik etmekte, bunun yanı sıra kalite, termin, yetersiz üretim gibi sorunları da aşabilmektedir. DİR kapsamında ithal edilen eşyanın ihraç ürününün bünyesinde kullanılmasından sonra yaratılan katma değerle ihraç edilmesi zorunluluğu mevcuttur. Bu bağlamda, katma değerli bir şekilde ihraç edilme zorunluluğu bulunması, DİR'in -cari açığı artıran bir mekanizma değil- cari açığı artıran bir mekanizma olmadığını ve bu eleştirinin haksız olduğunu söylemek isterim.

Yine, teorik olarak biliriz ki ticaret açığının artması demek, ithalatın ihracattan daha fazla artması demektir, rakamların daha yüksek olması demektir. Hâlbuki DİR kapsamında işleme faaliyetinde kazanılan artı değer neticesinde, rejim çerçevesinde yapılan ihracatın yine rejim çerçevesinde yapılan ithalattan tutar olarak fazla olması iktisadi ve sistemsel bir zarurettir. DİR'in cari açığını artırmaktan öte, azaltıcı etkisi olduğunu görmekteyiz. Kaldı ki yeni dönemde uygulamaya konulan yatırım teşvik tedbirleriyle üretimin yapısal dönüşümünü sağlamakta, ithalata bağlılığı azaltmaktayız.

Yine, dâhilde işleme rejimi baktığınız zaman, yurt içinden girdi teminine de fırsat sağlamakta, hem iç piyasayı korumakta hem ithalata olan bağımlılığın azalmasına katkıda bulunmaktadır.

Ayrıca, DİR kapsamında yapılan ithalatta bazı hassas ürünler için yüzde 100 teminat uygulaması yapılmakta, bazı ürünlerde yurt içi alım şartı da getirilmektedir. Burada rakam vermek istiyorum: 2006 yılında toplam ihracatımız 85 milyar dolar, DİR kapsamında 43. 2017'nin ilk on bir ayına baktığımız zaman 143 milyar dolar toplam ihracat ve DİR kapsamındaki ihracatımız ise 58,2'dir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Taşcı.

ERGÜN TAŞCI (Devamla) - Dolayısıyla, burada, özetle, ilgili kurumların bu anlamda işlerliğe ilişkin faaliyetlerinin titiz bir şekilde yerine getirildiğini söylemek istiyorum ve bu önergeye katılmadığımı belirtmek istiyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)