Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:42
Tarih:19/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULLAH ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekranları başında bizi izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, 3 Kasım 2002 seçimlerinin üzerinden on beş yıl geçti. Siyasi literatürleri altüst eden, siyasi tarihimize önemli yatırımlar ve düzenlemeler sığdıran, tüm engellemelere rağmen ilk önce Yüce Yaradan'ımızın izni, sonrasında aziz milletimizin destek ve dualarıyla hem sınırlarımız hem de gönül coğrafyamızdaki bütün mazlumlara kol kanat gerebilme şerefine nail olduk. Hem milletimizin gönlünü hem de Rabb'imizin rızasını kazandığımıza inanıyorum.

Bu on beş yıllık periyodun ilk on yılında, ekonomisi dünyaya açık olan ülkelerde de olduğu gibi, hepimizin sosyal, ekonomik hayatımızı doğrudan ilgilendiren kur politikasına değinmek istiyorum. Ekonomiyi bütçe disiplininden taviz vermeden doğru ve hakkaniyetli bir politikayla dengeli götürebildik. AK PARTİ Hükûmetinin işe koyulduğu 2002 Aralık ayında Amerikan doları 1,55 mertebelerindeydi, tam on yıl sonra 2012 Aralık ayında kur 1,77 yani on yıl içerisinde yüzde 15 değer kazanabildi. Bu vesileyle hem faizler hem de enflasyon uzun yıllar sonra tek haneli rakamlara düşürüldü. 2002'de vergi gelirlerinin yüzde 86'sı faize giderken bugün faiz giderleri yüzde 14'e kadar düşürüldü. Faiz lobisine giden kaynaklarımız, bundan böyle milletimizin kullanımı için hastaneler, otoyollar, tüneller, köprüler, üniversiteler, havaalanları ve daha bir sürü hizmetlerin yapımına harcanmış, bunun yanında gerçek anlamda sosyal devlet anlayışını da milletimizle tanıştırma fırsatını sağlamış olduk.

Ta ki 2013, iktidarımızın son beş yılında Türkiye'nin bu kazanımlarından rahatsız olan kesimler Gezi olaylarıyla başlayıp MİT tırlarının durdurulması, MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması, 17-25 Aralık kumpası ve 15 Temmuz hain darbe girişimi, ülkemizin karanlık girdaplarda savrulma ve Orta Doğu'nun dirençsiz ve çaresiz ülkeleri arasına sokulma çabalarından başka bir şey değildi. Bu durum, toplumumuzu olumsuz etkileyerek kaotik bir ortam yaratma çabasıydı. Hâlbuki bu saldırılar, AK PARTİ'yi iktidardan illegal yollarla uzaklaştırma çabalarının yanında, 80 milyon vatandaşımızın huzur ve refahına kastetmekti. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Onların gelecek kaygısı duymalarına zemin hazırlayan bir durumdu.

Bu duruma sevinenler ise Türkiye'nin kalkınmasından rahatsız olan, dünyayı kendi emellerine alet etmek isteyen küresel güçlerden başkası değildi. Bilmedikleri bir şey vardı; helikoptere, tanka, topa, mermiye göğsünü siper eden, zillet altında yaşamak istemeyen bir millet ve bu milletin bir de lideri vardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye, sırat köprüsünden dönmüştü. Türkiye'ye diz çöktüremediler ama durmuyorlar. Sözüm ona (...)(x) rövanşını almak istiyorlar. Kredi notumuzu düşürüyor, kur artışlarıyla direncimizi kırmaya çalışıyorlardı fakat onların bilmediği şey: Türkiye, eski Türkiye değildi. Küresel güçlerin, eskiden olduğu gibi ülkemiz üzerinde hesap yapamayacakları güçlü Türkiye temellerini zaten atmış idik.

Bu sefer de Orta Doğu'nun huzura ermesini istemeyenler, ilk kıblegâhımız, peygamberler otağı, miracımızın şahidi Kudüs'ü işgalci İsrail'in başkenti ilan ederek ateş çemberine soktukları bölgeyi ellerini ovuşturarak izlemekte, terör ve terörist işgalcilere destek vererek emellerine ulaşmak istemektedirler. Türkiye'nin önderliğindeki İslam ülkeleri de bir ve beraber olarak aklıselim bir şekilde, dayanışma içinde Yahudi ve Siyonistlere karşı mukavemet göstermelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği bu kararlı tutumla birlikte inşallah emellerine ulaşamayacaklardır. Kudüs, Filistin'in başkenti olmaya devam edecektir. Rabb'im yardımcımız olsun.

Ben bu vesileyle 2018 bütçesinin ülkemize, milletimize ve gönül coğrafyamızdaki bütün mazlumlara hayırlar getirmesini diliyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)