Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:39
Tarih:16/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA ATAY USLU (Antalya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Serap Hanım'ı kutluyorum. Serap Hanım, Avrupa'da kaybolan göçmen çocukların izlenmesi konusunda komisyonda raportör oldu. Bu konu önemliydi; 3,5 milyon sığınmacıya; 4,5 milyon göçmene ev sahipliği yapan bir ülkenin bir milletvekili olarak bunu takip etmemiz önemliydi; sizi kutluyorum.

SERAP YAŞAR (İstanbul) - Çok teşekkür ederim.

ATAY USLU (Devamla) - Tabii, Avrupa yalnızca çocuklar konusunda değil, başka konularda da insan hakları ihlalleri yapıyor. Biz Suriyelilere sağlık, eğitim, istihdam piyasasına erişim, sosyal yardımlar konusunda ciddi hizmetler yapıyoruz. Hakikaten tüm dünya bizi alkışlıyor. Ama insan haklarının kaynağı olduğunu iddia eden Avrupa'da ise çok ciddi insan hakları ihlalleri var. Danimarka Meclisi sığınmacıların ziynet eşyalarına ve paralarına el koyma kararı aldı. Macaristan çekilen tel örgülerin üzerinden geçen herkesi suçlu sayıyor. Danimarka'dan çok ilginç bir örnek var; Danimarkalı çocuk hakları savunucusu, yazar Zornig ve eşi, Suriyeli bir aileyi arabalarında taşıdıkları için, evlerinde kahve ikram ettikleri için ve tren biletlerini aldıkları için para cezasına çarptırıldılar. Âdeta nezaket burada suç kapsamına alınıyor. Bu iş burada durmuyor; Yunanistan Göç Politikaları Bakanı Mouzalas diyor ki: "Belçikalı meslektaşım 'Sığınmacıları denize geri dök. Üzgünüm ama boğulup boğulmamaları umurunda değil.' dedi." diyor. Evet, Almanya'da sığınmacıların değerli eşyalarına el konuyor. Bunlar artırılabilir. Bakıyorsunuz, bunlar, farklı ihlaller ortada.

Değerli arkadaşlarım, Avrupa'daki bu gidişat kendi değerlerine ters, varsa medeniyetlerine aykırı bir durum. Dünyanın bugün bu olaya yeni bir çözüm getirmesi gerekiyor. 1951 Cenevre Sözleşmesi var; âdeta sığınmacılarla ilgili anayasa, bugüne kadar ciddi görevler ifa etmiş ama bugün yetmiyor. Bakıyorsunuz -biraz önce de söylediğim gibi- âdeta insanların ölümüne izin veriliyor. Bugün Akdeniz, dünyanın en büyük mezarlığı hâline geldi. Hiç kimsenin kılı kıpırdamıyor, üstüne de nefret suçu işleniyor. Yabancılaşma ve ötekileşme yükseliyor. Almanya'ya, Hollanda'ya bakıyorsunuz, Fransa'ya bakıyorsunuz; ırkçı partiler, âdeta İkinci Dünya Savaşı öncesindeki o faşist partiler -düşünce- yükselmiş, yüzde 14'lere ulaşmış. Bir çözüm bulunması gerekiyor. Bugün atmosferin moleküler yapısını değiştiren ülkeler için bağlayıcı bir Paris Şartı var ama insanlığın kültürel ve yaşam kromozomlarını etkileyen bu insani dramlar için ortada hiçbir inisiyatif yok, var olan inisiyatiflerin hepsi yetersiz. Çözüm ne? Bence külfet paylaşımını yeniden yerleştirmenin, herkesin yararına göç yönetim felsefesinin yer aldığı, kabul ve uyum ilkelerinin olduğu uluslararası yeni bir inisiyatife ihtiyaç var. Türkiye buna hazır; İstanbul, Gaziantep, Mardin, Kilis, Urfa, Anadolu sözleşmesi diyebiliriz biz buna, bunu yapma zamanının geldiğini düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız diyor ya: "Dünya 5'ten büyüktür." Evet, o 5 ülke 1950'lerin paradigmasıyla dünyayı yönetmeye çalışıyorlar. İflas ettiğinin en büyük işareti Akdeniz'de ölen çocuklardır, Aylanlardır, Ümranlardır. Dolayısıyla biz dünya 5'ten büyüktür diyoruz. Bu anlamda, Türkiye önderlik yapmaya hazırdır, yeni bir inisiyatif oluşturulması gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, Türkiye ciddi çalışmalar yapıyor. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bu konuda artık -dün Sayın Başbakanımız açıkladı- ana koordinatör oldu, göçle ilgili her türlü işlemleri yapacak. Zaten bugüne kadar bu işi başarıyla götürüyordu. Türkiye'de 4,3 milyon göçmen var, onların tüm işlemlerini yapıyordu.

Göç İdaresi çok farklı hizmetler yapıyor, çok başarılı hizmetler yapıyor, bir tanesi de yabancılarla iletişim merkezi. Geçen ay İngiltere'de Avrupa çağrı merkezleri arasında en iyi çağrı merkezi seçildi; 2 dalda ödül aldı, 6 dilde hizmet veriyor. Bu başarıları nedeniyle İçişleri Bakanlığımızı, Göç İdaremizi kutluyorum.

Göç İdaresi bütçesinin, İçişleri Bakanlığı bütçesinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Saygılarımla. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Uslu.