Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:38
Tarih:15/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AK PARTİ GRUBU ADINA SAMİ ÇAKIR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu ve milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime, Amerika Birleşik Devletleri'nin Kudüs'ü başkent olarak tanıma kararıyla ilgili düşüncelerimi ifade ederek başlamak istiyorum. Emperyalist ve müstekbir kafa yapıları, kafalarında kurguladıkları dünya düzeni putunun önünde insanın ve insanlığın secde etmesini emrediyorlar. Bu anlayışı peşinen reddettiğimi, alınan kararı kınadığımı, bölgede bir Filistin meselesi olmadığını, aksine, dünyanın bir İsrail sorunu olduğunu ve dünyamıza giydirilmek istenen bu esaret anlayışını ruh özgürlüğümüzle tanımadığımızı, tanımayacağımızı hatırlatmak istiyorum.

Rahmetli Akif İnan'ın Mescid-i Aksa dizelerini sizlerle paylaşmak istiyorum:

"Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde,

Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.

Varıp eşiğine alnımı koydum,

Sanki bir yer altı nehri çağlıyordu.

Gözlerim yollarda bekler dururum,

'Nerde kardeşlerim?' diyordu bir ses,

İlk kıblesi benim ulu Nebi'nin.

Unuttu mu bunu acaba herkes?

Burak dolanırdı yörelerimde,

Miraca yol veren hız üssü idim.

Bellidir kutsallığım şehir ismimden,

Her yana nur saçan bir kürsü idim.

Hani o günler ki binlerce mümin,

Tek yürek hâlinde bana koşardı.

Hemşehrim nebiler yüzü hürmetine,

Cevaba erişen dualar vardı.

Şimdi kimsecikler varmaz yanıma,

Müminden yoksunum, tek ve tenhayım.

Rüzgârlar silemez gözyaşlarımı,

Çöllerde kayıp bir yetim vahayım.

Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde,

'Götür Müslüman'a selam.' diyordu.

'Dayanamıyorum bu ayrılığa,

Kucaklasın beni İslam.' diyordu."

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hayatımızın yaşadığımız şehir ve çevrenin güzelleştirildiği kadar güzelleşeceğini biliyoruz. Ülke kalkınma politikaları, bölgesel gelişme stratejileri ile bölge plan kararlarının mekânsal organizasyonlarını sağlamak, yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik düzenlemelerinin yanında, doğal, tarihî ve kültürel değerlere sahip çıkarak onların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında azami gayret gösterildiğini biliyoruz. Afetlere duyarlı yerleşme, doğal ve kültürel varlıkların korunması, kentsel dönüşüm, teknik ve sosyal altyapı, yerel kalkınma, kentlilik bilinci, yönetişim ve yerel yönetimlerle ilgili olarak yapılan ve yapılacak olan her çalışma, toplum, çevre, şehir uyum ve güzelliğini hayata yansıtma anlamında bir değer taşıyacaktır.

Çevre ve şehircilik üzerine değerlendirme yaparken sadece yeşilin, mavinin bir özleminden bahsediyor değiliz. Aslında her şeyin yerli yerinde olmasını istediğimizi ifade ediyoruz. Ne görmek arzu ediyorsanız karşılığını bulabildiğiniz bir coğrafyanın insanlarıyız. Aldığımız mirası bize bırakanların, hayatı doğayla nasıl uyumlu hâle getirmeye çalıştıklarını, eserlerindeki estetiği, göz zevkine nasıl hitap edildiğini, camide bile ses yankısını dağıtıcı akustik planlamayı asırlar önce düşünüp uygulayabildiği gerçeğini bugün göz önünde bulundurabilmeliyiz. Yoldaki dikeni başkasına zarar vermemesi için kaldırmayı bile inancın bir parçası sayan bir kültür anlayışının mensuplarıyız. Kıyamet koparken bile elindeki fideyi dikmeyi öğütleyen bir rehberin yolları kirletenlerin nasıl kötü bir iş yaptığını söylemesi yeşillendirmeye teşvik ederken, çevre kirliliğine sebebiyet verebilecek en küçük bir davranışı da menetmiş olmasından bugünümüze, kendimize, kentlerimize, yaşamımıza bir şeyler aksettirebilmek, bu bilinci yaşamın her alanında bir bütün olarak uygulayacak bir programı kendimize şiar edinerek yarınımıza taşıyacak bir davranış, anlayış, eylem birlikteliğine yönlendirir diye ümit ediyorum.

Biz estetiği arayan gözümüzle, suhuleti özleyen gönlümüzle, doğayla barışık bir insan olma adına ne yaptığımıza bakabilme ve hep birlikte bir şeyler yapmanın gayreti içerisinde olabilme temennisiyle 2018 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu ve milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)