Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:37
Tarih:14/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Gazi Meclisimizin Sayın Başkanı, değerli vekiller, kıymetli dostlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkelerin enerji taleplerindeki artış ile büyüme rakamları arasında çok yakın bir ilişki vardır. Ekonomimiz 2003 ve 2006 yılları arasında ortalama yüzde 5,6 büyümüş olup şüphesiz bu büyümede enerji ve doğal kaynaklar sektörü hayati bir rol oynamıştır. Enerji ve doğal kaynaklar alanında bugüne kadar yaptıklarımızla yetinmeden ülkemizi ve milletimizi daha ileriye taşımak için çok yoğun bir gayret içerisinde, tüm bu alanlardaki stratejilerimizi, millî enerji ve maden politikası kapsamında enerji arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar başlığı üç ana sacayağı altında inşa etmeye bildiğiniz gibi bu yıl başladık. Bu politikayla enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, sürekli ve düşük maliyetli enerji ve ham madde arzı sağlanması, enerji piyasalarında serbestleşme, enerji verimliliği ve yerli teknolojinin geliştirilmesi ana hedefimiz olmaktadır.

Ülkemizin enerji ve maden ithalatı son on yıl ortalaması yaklaşık 55 milyar dolar seviyesinde olup cari açığımız geçtiğimiz yıl 32 milyar dolar hesabından yaklaşırsak yaklaşık 1,5 katından fazla bir noktaya ulaşmaktadır. İşte, bu manada daha çok yerli, daha çok yenilenebilir parolasıyla ortaya koyduğumuz millî enerji ve maden politikası stratejimiz doğrultusunda enerji portföyümüzdeki yerli ve yenilenebilir enerji payının artırılması için çok yoğun bir süreç başlattık. Bu çerçevede, yerli kömürle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarımız çevreci bir anlayışla, sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda azami seviyede değerlendirilmektedir. Son iki yılda güneş ve rüzgâr başta olmak üzere 7 bin megavata yakın yerli ve yenilenebilir kaynaklı elektrik üretim santralini devreye aldık. Yüzde 45 ile 50 bandına çıkardığımız yerli kaynaklardan elektrik üretim payımızı, inşallah, toplam portföyün üçte 2'sini yerli ve yenilenebilir kaynaktan oluşturma, üretme noktasında bir hedefle çok daha ileriye taşıyacağız.

Değerli milletvekilleri, petrol ve doğal gazda yüzde 90'ın üzerinde bir oranda malumunuz dışarı bağımlıyız. Buna rağmen, izlediğimiz güçlü enerji diplomasisi ve politikalarıyla on beş yıldır bu alanda hiçbir sorun yaşamadan, tedarik krizi yaşamadan halkımıza enerji arz güvenliğini kesintisiz sağladık. Bu çerçevede, ithalata bağımlılığın kontrol altına alınması noktasında, mümkün olduğu en üst düzey ölçüde kaynak ve güzergâh çeşitliliğini en üst noktaya taşımak için çok yoğun çalışıyoruz.

Ayrıca, depolama ve LNG alanında son iki yılda çok önemli altyapı yatırımlarını hayata geçirdik. İzmir'de devreye aldığımız, Türkiye'deki ilk sıvılaştırılmış doğal gaz gazlaştırma terminali, FSRU terminali geçtiğimiz yıl sonu devreye alındı. Bu yıl, inşallah, açılışını aralık ayı, olmadı ocak ayı -hazır- Hatay Dörtyol'da devreye alarak Türkiye'nin ikinci FSRU LNG tesisini rekor bir sürede, iki yılda devreye alacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bunların yanında, Marmara Ereğlisi LNG Terminali ve EgeGaz Enerji Terminalinde gerçekleştirdiğimiz kapasite artışlarıyla birlikte LNG altyapımızdan sisteme gaz basma kapasitesini son iki yılda 34 milyon metreküpten 117 milyon metreküpe çıkardık.

Ayrıca, Silivri doğal gaz depolama kapasitemiz ölçüsünde, bu tesislerimiz ve devreye aldığımız Tuz Gölü Projesi'yle birlikte -ki ilk fazını bu yılbaşı itibarıyla devreye aldık- bu yıl sonu itibarıyla 2015 Aralık ayına kıyasla, yine, günlük sisteme gaz basma kapasitemiz 190 milyon metreküpten 288 milyon metreküpe iki yıl içerisinde çıkmış oluyor.

Doğal gazın yaygınlaştırılması çalışmaları altında çok yoğun bir yatırım süreci devam ediyor. Bugün itibarıyla 78 ilimiz ve 390 ilçemize doğal gaz ulaşmış bulunmakta. İnşallah, bu çerçevede, 55 milyon vatandaşımıza ulaşım imkânı ve 45 milyon vatandaşımızın kullandığı bir doğal gaz altyapımız mevcut. 2018 sonuna kadar 81 ilimizin tamamına doğal gaz ulaşmış olacak. İşte, bu yıl içinde de bu yıl sonu itibarıyla da yaklaşık 100 ilçemize daha ve 2019 yılı sonuna kadar da toplamda 222 yeni ilçemize de doğal gaz konforunu inşallah ulaştırmış olacağız.

Diğer yandan, doğal gaz ve petrol arama çalışmalarımız kapsamında Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis gemileriyle hem Akdeniz hem de Karadeniz'de detaylı sismik aramalar yürütüyoruz. Ayrıca, temin ettiğimiz, bu yıl sonu itibarıyla Türkiye'ye ulaşacak olan yeni sondaj gemimizle birlikte hem Akdeniz'de hem de Karadeniz'de kendi gemimizle kuyularımızı kazmaya başlayacağız. Artık bundan sonra Akdeniz'de -bütün dünyaya buradan sesleniyorum- Türkiye olarak sondaj faaliyetleri, petrol ve gaz arama faaliyetleri noktasında Türkiye'nin sahip olduğu, Türk Bayrağı'nın dalgalandığı gemilerimizle yelken açıp dolaşacağız. Kimse kusura bakmasın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Hangi ülkelerle ekonomik zone anlaşması yaptınız? Nasıl dolaşacaksın?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Kıymetli hazırun, hamdolsun, enerjide geldiğimiz durum ortadadır. 2003 yılında 32 bin megavat civarında olan kurulu gücümüz 2017 sonu itibarıyla 85 bin megavatı geçmiştir. Vatandaşlarımızın elektrik talebinin güvenilir ve kesintisiz bir şekilde sağlanması noktasında 2016-2020 yılı yatırımı kapsamında iletim altyapısına 30 milyar TL'lik bir yatırım paketi açıkladık. Bugüne kadar yani bu 30 milyarlık, beş yıllık planın iki yıl sonu itibarıyla 5,1 milyar TL'lik kısmı iletim, 8 milyar TL'lik kısmı dağıtım altyapısı olmak üzere 13,1 milyar TL'lik kısmı tamamlanmış durumdadır.

Yatırımlar sayesinde temmuz ayında elektrik sisteminde 47.660 megavat puant yüküyle gerçekleşen tüm zamanların rekoru elhamdülillah herhangi bir kısıntıya ve kesintiye maruz kalmadan gerçekleşmiştir. Bu yapılan çalışmalar, yatırımlar ve kapasite artışları neticesinde ülkemiz elektrik enerjisi alanında ihracatçı konuma geçmiş, vatandaşlarımıza düşük maliyette enerji arzının sağlanması önemle üzerinde durduğumuz konulardan biri olmaya her zamandan daha fazla devam etmiştir.

Bu kapsamda, 28 Avrupa Birliği ülkesi içerisinde doğal gazda hem konut hem de sanayide en ucuz 1'inci ülkedir Türkiye; elektrikte sanayide 1'inci, konutta da 2'nci sıradadır.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Koca bir yalan bu ya, koca bir yalan ya. Gündüz açıkladım burada, doğruyu söyleyin, başımızı öne koyalım ya.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Raporları veririm size.

Kıymetli hazırun, yenilenebilir enerjiden maksimum seviyede yararlanılması düşüncesiyle çok yoğun bir çaba içerisindeyiz. Son on yıllık dönemde gerçekleşen elektrik üretim tesisi yatırımlarının kurulu gücünün yarısından fazlası, son on yıldaki tüm elektrik yatırım kapasitesinin yarısından fazlası yerli ve yenilenebilir kaynaklardandır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 2017 yenilenebilir enerji kapasite artışları dikkate alındığında Türkiye Avrupa'da jeotermalde 1'inci, biyokütlede 2'nci, güneşte 3'üncü, rüzgârda 4'üncü, hidrolikte ise 5'inci sırada bulunmaktadır. Önümüzdeki on yıl içinde rüzgâr ve güneşin her biri için 10 bin megavat ilave kurulu gücü inşallah devreye alacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Hidroelektrik enerjide 34 bin megavatı, jeotermal enerjide ise 1.500 megavatı geçecek ve biyokütlede de 1.000 megavat kurulu gücün üstüne çıkacağız inşallah.

Yenilenebilir enerji kaynaklarımızın daha etkin ve verimli bir şekilde kullanılması ve yerli teknolojinin geliştirilmesi amacıyla Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) Modeli'ni hayata geçirdik ve bu Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) Modeli dediğimiz sistemle birlikte çok önemli adımlar attık. Bunlardan bir tanesi olan, özellikle güneş ve rüzgâr kaynaklı santraller için yerli üretim katkı oranı yüksek aksam ve bileşenler artık ülkemizde üretilecek olup fotovoltaik güneş modülü üretecek olan bu kapsamdaki ilk fabrika ve AR-GE merkezini önümüzdeki yıl sonu, temelini de inşallah önümüzdeki hafta 21 Aralıkta Ankara'da açıyor olacağız ve bu şu demektir: 2018 bitmeden "Made in Turkey" Türk malı ilk güneş panelleri Türkiye'de üretilmeye başlanacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bir diğer katkısı, teknoloji transferi, ülkemizin gelişmesine ilerleme noktasında katkı sağlayacak ve bütün bu imkânlar yenilenebilir enerji alanındaki AR-GE faaliyetlerinin gelişmesine katkı sağlayacak. Bunun yanında, daha düşük fiyatlarla elektrik temin edilecek ve kurulacak fabrikalar sayesinde yerli istihdam sağlanarak kalifiye insan kaynağı ülkemizde oluşmaya başlayacak bu sektörde. Daha önce yerlilik desteğiyle birlikte -burası önemli- kilovatsaat başına azami 20 dolar/sent olan güneşte alım fiyatı, bu model, mart ayında gerçekleşen ilk bu model sayesinde 6,99 sente düşmüştür. Rüzgâr enerjisi alanında, yine aynı şekilde, yaklaşık 11 dolar/sent olan 1 kilovatsaat elektrik alım bedeli 3,48 dolar/sente düşerek bu alanda bir dünya rekorunu ortaya koymuştur. Ayrıca, TEİAŞ tarafından haziran ayında rüzgâr enerjisi ön lisans başvuruları için yapılan yarışmalarda ihaleye çıkan 710 megavat kapasite, bu anlamda 10 bin megavatın üzerinde başvuruyla, tüm bu noktadaki çıkan rakamla YEKDEM'deki bugünkü fiyatların yarısından daha düşük bir maliyetin ortaya çıkmasıyla yeni bir başarı resmi ortaya koymuştur.

Verimlilik alanında 2023 hedeflerine erişilmesi amacıyla 2017 ve 2023 dönemini kapsayan Ulusal Enerji Verimlilik Eylem Planı'nı hazırladık. Yüksek Planlama Kurulundan imzalar çıktı, 2018 yılı ilk çeyreği itibarıyla bunun lansmanını inşallah yapacağız. Ve bu çerçevede, yaklaşık 8 milyar dolardan daha fazla bir tasarruf öngörülen eylem planımız, 2018 yılıyla başlayacak olan enerji verimliliği yılının da öncüsü olacak.

Kıymetli hazırun, yoğun sondaj ve arama çalışmalarımız kapsamında MTA devrim niteliğinde bir süreci başlattı. 2002 yılında 32 bin metre sondaj yapan MTA, AK PARTİ iktidarında, bugün itibarıyla baktığımızda 1 milyon metrelere ulaşan bir rekora ulaşmıştır. Yeter mi? Yetmez. İnşallah, 2018 hedefimiz 2 milyon metre, 2019 3 milyon metre. Hedefimiz neresi? Dünyada bu ligde en ileri ülkelerin seviyesine ulaşmak. Kim bunlar? Avustralya, Kanada, Güney Afrika; yılda 5-6 milyon metre. Kamu-özel, 2020 yılına kadar, inşallah, Türkiye yılda minimum 5-6 milyon metre sondaj yapan, bu sondajlarıyla çıkardığı değerlerini ülke ekonomisine -sadece ithalatın önünü keserek değil, ihracat noktasında da- katma değer üreten bir hususa taşıyacaktır.

Yoğun arama çalışmalarımız ilk meyvelerini vermeye başlamış, sadece son bir yılda toplam Türkiye kömür rezervinin üzerine 1,5 milyar ton yeni kömür rezervi ilave ederek toplam kömür rezervimizi 17,3 milyar tona taşımış bulunmaktayız.

Ülkemizin tüm bu çerçevedeki stratejilerini perçinlemek için bilimsellikten uzaklaşmamak, en ileri teknikleri en doğru metotlarla birleştirmek için ülkemizin jeofizik ve jeokimya haritalarını 2018 itibarıyla artık bitiriyoruz. Türkiye'nin yerinde, havasında, suyunda, altında, üstünde ne var; ortaya çıkarıyoruz.

Tespit ettiğimiz yeni kaynaklar, kömür kaynaklarımızı doğru, finanse edilebilir ve düşük maliyetle ekonomimize kazandırmak, enerjiye dönüştürmek ve bu anlamda daha ileri bir noktaya taşımak için akıllı kömür stratejisini üç önemli yaklaşım üzerine inşa ettik. Bu yaklaşımın temelini, bir; insan odaklı, iki; bilim odaklı, üç; şeffaf ve açık yönetim yaklaşımları oluşturmaktadır. Bu stratejiyle kömürde hedeflerimize güvenli madencilik kültürünü tesis ederek çevreyle uyumlu bir şekilde ulaşmak zorundayız. Kömür kullanımına ilişkin, Uluslararası Enerji Ajansının 2017 yılında yayınladığı raporlara bakıldığında, Almanya elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 44'ünü kömürden sağlamaktadır. Bunun yanı sıra, elektriğin Polonya'da yüzde 81'i, Hindistan'da yüzde 75'i, Çin'de yüzde 70'inden fazlası kömürden sağlanmaktadır; dünya ortalamasının ise yaklaşık yüzde 40'ı kömürden sağlanmaktadır. Türkiye'de bu oran yüzde 31-32'dedir ve bunun yarısı yerli kaynaklardandır. İşte, amacımız, yerli kaynak payını toplam kömürün içerisinde daha yukarıya taşımak için ithale karşı yerli kaynak ve yerli kömüre teşvik ve destek mekanizmasını da malumunuz üzere bu yıl devreye aldık. Yerli kömüre dayalı, ilave 5 bin megavat kurulu gücü hedefliyoruz. Bu çerçevede, mevcut yerli kömür kaynaklı tesislerden elektrik alımı yaparak sistem çok ciddi bir noktaya taşındı.

Bunun ötesinde, çevrecilik özelinde baktığımızda, yine aynı ajansın raporunda, emisyon salınımında, kişi başı emisyon salınımında Amerika Birleşik Devletleri 15,5 ton, Kanada 15,3 ton, Japonya 9, Almanya 8,9-9 ton, Hollanda 9,2, Lüksemburg 15,5 ton iken Türkiye'de bu oran 6,07'dir. Dünyayı Batılı ülkelere kıyasla en az kirleten ülkelerden biri olmaya devam edeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, bu çerçevede bakıldığında yeter mi? Yetmez. Ülkemizde eski santraller var, eski teknoloji, çevresellik noktasında özellikle filtreleme ve baca gazı arıtma sistemleriyle ilgili yenilenme. Geçtiğimiz ay tüm bu santral sahipleriyle toplantı yaparak 2019'a kadar eski baca gazı sistemlerine sahip tüm santrallerin yenilenmesiyle ilgili protokolü imzaladık. 2019'da artık Türkiye'de çevreyi kirleten eski hiçbir santral inşallah kalmayacak.

Ülkemizde üretilen ve ihraç ettiğimiz maden ürünlerinin katma değeri artırılarak çıkarılan madenlerimizin işlenmiş ürün olarak ihracatını sağlamak kapsamında atılan adımlara... Demin, malum, Necip Bey gayet popüler bir şekilde, güzel bir sunumla boru hepimize bir kez daha tanıttı. Bu çerçevede, bor ihracatında konsantre ürünlerinin payını azaltıp rafine ürünlerinin payını artırma yönünde önemli adımlar attık.

2002 yılında yüzde 65 rafine, yüzde 35 konsantre ürün şeklindeki satış kompozisyonunu yüzde 97'den daha fazla bir rafine bor ürünü noktasına taşıyarak daha katma değerli bir noktaya ulaştırmış olduk. Ancak, gayet güzel bir sürprizi önden açıkladı Necip Bey. Daha katma değerli bir ürüne dönüşmesi noktasında... Toplam satışta Türkiye rekoru bu yıl sonu itibarıyla geliyor, yaklaşık 2,2 milyon ton ihracatla Eti Maden firmamız tüm zamanların en büyük satış rakamına ulaştı. Bu daha başlangıç. Ne dedik? Katma değer. Bormatik deterjan, Borgübre, ocak ayında bunların lansmanını yapacağız. Ama büyük sürpriz, buradan açıklamayayım, 2018'in ilk çeyreğinde Türkiye'nin borda nasıl katma değerli bir stratejiyi yeni bir lansmanla ilk çeyrekte inşallah sizinle paylaşacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Artan elektrik enerjisi talebimizin karşılanmasıyla ilgili ithal kaynaklara bağımlılığın azaltılması açısından nükleer enerjinin arz kaynaklarımız arasına dâhil edilmesi için önemli adımlar atıyoruz. Dünyada elektrik üretiminin, AB ortalamasında yüzde 30'undan, Amerika'da yüzde 20'sinden, Fransa'da yüzde 77'sinden, Macaristan'da yüzde 52'sinden, Güney Kore'de yüzde 30'undan fazlası nükleer enerjiden sağlanmaktadır. Amerika'da 99, Avrupa'da 132 tane olmak üzere dünyada toplam 448 tane nükleer santral faaliyette, 58 tanesi de inşaat hâlindedir. Bu kapsamda da Türkiye için çok önemli bir stratejik anlam ifade eden Akkuyu ve Sinop'taki santrallerimizde önemli aşamalar kaydedilmiş olup hızla süreçler devam etmekte, üçüncü santralle ilgili çalışmalarımız son hızıyla devam etmektedir.

Yerleştirme ve teknoloji transferi stratejimiz kapsamında nükleer teknolojilere sahip olmak da bizim için büyük önem arz etmektedir. Nükleer teknolojiyle elektrik üretiminin yanı sıra nükleer tıptan tarıma, uzay çalışmalarından sanayiye kadar barışçıl amaçlı çok geniş bir yelpazede tüm dünyanın kendisine helal kıldığı bu alanı inşallah kullanacağız. Ülkemizin geleceği ve çocuklarımızın yarınları için yüklenmiş olduğumuz bu emanetin farkındayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Sayın Başkanım, iki dakika rica edeceğim.

BAŞKAN - Sayın Albayrak, lütfen sözlerinizi toparlayın, buyurun.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Bu çerçevede, Sayın İzzet Bey'in de bahsettiği gibi Millî Enerji ve Maden Stratejisi kapsamında büyük bir yük yüklendik. Niye "millî" diyoruz? Niye "yerli ve millî" diyoruz? "Yerli ve millî olmak" ne demek?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Bakan, kaç tane Bormatik alan milletvekili var, bir de onu sorun.

BAŞKAN - Sayın Gürer...

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Siyasi alanda, askerî alanda, ekonomik alanda, enerji alanında, kültür alanında, her alanda yerli ve millî olmak, çok çalışmak, ülkemizi namerde muhtaç etmemek zorundayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Niye "yerli ve millî" diyoruz? Ülkemizin, milletimizin acısıyla dertlenmek, sevinciyle sevinmek zorundayız.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Millî tarım politikasını açıkladınız, altı ay sonra et ithal etmeye başladınız. Ne oldu millî tarım politikası?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Türkiye inancına, değerlerine, tüm bu altyapıya karşı çıkan, savaş açan bir manada yerli ve millî olamaz. Yerli ve millî olacaksak yabancı güçlerin, dış mihrakların maşası olamayız, halkın karşısında olamayız. Biz yerli ve millîysek, Türkiye'nin sınırları dışından bu ülkeye operasyon çekmeye çalışanların kuklası olamayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen sözlerinizi tamamlayın.

Ek bir dakika söz veriyorum.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Dolayısıyla tüm bu çerçevede, milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyemeyiz, milletin gözünün içine baka baka iftira atamayız, milletin gözünün içine baka baka tüm bu çerçevede bu aşk ve bu sevdadan uzak duramayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 15 Temmuz bize şunu gösterdi ki bu millet, bu bölge ve küresel süreçte büyük bir kıyamet senaryosuyla, yüz sene sonra büyük bir kurtuluş savaşıyla bir kez daha karşı karşıyadır. Tüm milletime sesleniyorum: Bu ülkenin başında gerek Cumhurbaşkanıyla gerek iktidarıyla yerli ve millî, sapına kadar sapasağlam bir iktidar vardır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Allah bu milleti tüm bu alanlarda aziz kılacaktır, bundan hiçbir şüphemiz yok.

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Ama paralar Panama'da.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Ama gün, 15 Temmuzdan sonra 80 milyonun idrak ettiğini göremeyip, birilerine maşa olup, birilerinin oyuncağı olup, bu milletin değerlerinden uzak kalıp tüm bu çerçevede aklını, vicdanını ve en önemlisi ülke davasını kaybedenlerin davasının günü değildir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZİYA PİR (Diyarbakır) - Paralar nerede paralar? Paralar nerede, hangi adada?

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) - Millî paralar nerede?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Son sözümü söyleyerek, tüm bu çerçevede şunu söylemek istiyorum: 2018 yılı Enerji Bakanlığının bütçesi yerli ve millî, 80 milyonun kucaklandığı bir Türkiye'yle inşallah hayırlara vesile olur.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)