Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:36
Tarih:13/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; dünyanın bütün önemli siyaset bilimi okutan üniversitelerinde ve iktisat okutan üniversitelerinde hocalar ilk derse şöyle başlar: Siyaset bütçe üzerinden yürütülen bir faaliyettir. "Bütçe" dediğimiz hadise siyasetin bütününü içeren bu kadar önemli bir olaydır.

Pazartesi günü bütçe görüşmelerine başladık. Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanı geldiler, burada konuşma yaptılar. Konuşmasının üçte 2'lik bölümü siyasetin gündelik tartışmalarıyla ilgiliydi, kendisinin takip ettiği algı imal etme çalışmalarıyla ilgiliydi. Çok az bir bölümünü bütçeye ayırdı. Mühim bir bölümünü de maalesef medya organlarına, bazı medya kuruluşlarımıza çok ağır, kabul edilemez sözler sarf etmek üzere kullandı.

Ben, yerleşik siyasi kanaatlerini, fikirlerini gündelik tartışmalara kurban etmeyen bir insanım. Bu kürsüye her çıktığımda Cumhuriyet Halk Partisinin demokrasimiz için, demokratik sistemimiz için, hayatımız için önemine vurgu yapmış birisiyim. Esas itibarıyla bu görüşlerimi tabii ki hâlâ muhafaza ediyorum.

Fakat birtakım hususların da altını çizmek istiyorum. Aslında, bütçeye ilişkin bir konuşma hazırlamıştım ama bunu gerçekten önemli sayıyorum. Hayat sadece siyasetten ibaret değil, hepimizin sorumlulukları var, farklı sorumlulukları var, bir hatıra envanterimiz var. Dolayısıyla ben birtakım hususlarda özellikle Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun dikkatini çekmek istiyorum. Benim şikâyetçi olduğum husus, Cumhuriyet Halk Partisinin yönetim anlayışı yani burada pazartesi günü sergilenen.

Bakın, ben 2013 ve 2014 yıllarında İzmir'de bir medya kuruluşunda, Yeni Asır'da yönetici olarak çalışıyordum. 2013 ve 2014'te Kemal Bey geldiler İzmir'e. Teşkilatını topladı, belediyeleri topladı, dedi ki -hiç unutmuyorum yani o görüntüyü seyrettim çünkü- "Yeni Asır'ı sokarsanız Cumhuriyet Halk Partisi ilçe binalarına ve belediyelere, hepinizden hesap sorarım." Bunu gördük.

Bakın arkadaşlar, bu dünyada siyasi parti yönetimleri ve liderler ile medya dediğimiz olgu arasında kavga olur, bu doğal da bir şeydir yani. Çünkü siyasetin zaman zaman gerilimleri bu iki organizasyonu, iki kurumu karşı karşıya getirir; bu doğal, dünyanın her tarafında var bu, bizim siyasi tarihimizde de bol miktarda var. Ama siyaset ile medya, basın arasında ince bir damar vardır. Ana damarı koparırsınız, o ince damarı muhafaza edersiniz. Bu, demokrasinin sağlıklı yaşanması açısından da önem taşır.

Kemal Bey'le ilgili benim şikâyetim şu: Kemal Bey bu ince damarı da koparmaya çalışıyor.

MURAT EMİR (Ankara) - Türk Hava Kurumuna Cumhuriyet girebiliyor mu? Türk Hava Yollarında uçaklarda Cumhuriyet istediniz mi hiç, hiç istediniz mi?

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Şimdi, bakın, Yeni Asır...

MURAT EMİR (Ankara) - Ona da bir şey söyleyin, Tayyip Bey'e bir şey söyleyin, ondan sonra devam edin.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Dinime küfreden Müslüman olsa!

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Bir dakika...

Yüz yirmi üç yıllık bir gazete Yeni Asır; 1895 Selânik, yüz yirmi üç yıldır yayımlanıyor, İzmir'in simgesi.

Şimdi, o günden bugüne Kemal Bey'i gazetecilik mesleğinden gelen birisi olarak takip ettim. Kemal Bey'in medyada taramasını yapın; siyasi doktrini, siyasi fikirleri, ekonomik fikirleri, partisinin merkezine oturttuğu, oturtmak istediği sosyal düşünceleri, dünyaya ait düşünceleri tartışılmıyor yıllardır. Açın, bir tarama yapın. Bakın, ben ciddi bir şey söylüyorum ve dostane söylüyorum. Ne tartışılıyor: Kemal Bey'in algı imal etme yeteneği, algı imal etme konusundaki faaliyetleri; medyada yer alan şey bu.

Bakın, en son A Haber'e yüklendi ve kabul edilemez şeyler söyledi. Ne demek o, boğazına geçirmek, bilmem ne! Ne geçireceğini de hâlâ öğrenebilmiş değiliz. Bunlar, arkadaşlar, çok yanlış şeyler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Bakın, A Haber'de 3 bin tane insan çalışıyor, 3 bin tane basın emekçisi çalışıyor.

BAŞKAN - Sayın Kocabıyık, teşekkür ederim.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Kapattığınız televizyonlarda da dünya kadar insan çalışıyordu.

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Bakın, A Haber millî bir kuruluştur, CHP de millî bir kuruluştur. A Haber gibi millî bir kuruluşa saldırmak...

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Evet, milletin parasıyla aldınız ama millî değil.

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - ...insanı millete saldırmaya, millete düşmanlığa kadar götürür.

BAŞKAN - Sayın Kocabıyık, teşekkür ederim.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Havuz parasıyla aldınız, havuz. Vakıfbanktan kredi çektiniz, milletin o.

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Son bir şey söyleyeceğim: Bakın, altmış yedi yıldır Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olamıyor, yetmiş bir yıldır da seçim kazanamıyor.

MURAT EMİR (Ankara) - İktidar borazanı olmuş onlar, borazan, borazan.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Havuz bataklık medyası...

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Allah aşkına, bu soruyu bir kendinize sorun.

BAŞKAN - Sayın Kocabıyık, lütfen...

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Dinime küfreden Müslüman olsa, hadi!

HÜSEYİN KOCABIYIK (Devamla) - Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)