Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:35
Tarih:12/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - İyi akşamlar.

Sayın Bozdağ az önce Fetullah Gülen cemaatinin terör örgütü olduğunu bilmediklerini söyledi. Oysaki 2002 yılındaki Cumhuriyet gazetesinin manşetinde -ki AKP'nin iktidara geldiği dönemdir- "Gülenciler terör örgütü..." Adana Cumhuriyet Başsavcılığının bu konudaki fezlekesi ortadadır. Sayın Bozdağ eğer bilmek isteseydi, FETÖ'nün o zaman da bir terör örgütü oluşumu olduğunu bilirdi. (CHP sıralarından alkışlar) Peki, hadi Cumhuriyet'e inanmıyorsunuz, Akit gazetesine ne diyelim? "Gülen'i AK PARTİ kurtardı." Övünerek anlatıyor şu andaki grup başkan vekili, "Biz kurtardık." diyor. Kimi? Cumhuriyet gazetesinin 2002 yılında terör örgütü olarak işaret ettiği, sizin çok sevdiğiniz Hizmet Hareketi'ni. Biliyordunuz, bilerek devletin içine yerleştirdiniz, iş birliği yaptırdınız, sızdırmadınız, yerleştirdiniz.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Yardım yataklık.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Aynı hataları bugün de yapıyorsunuz. "FETÖ'yü temizliyoruz." adı altında şimdi devletin okullarını, Millî Eğitim Bakanlığını yeni cemaatlere, yeni tarikatlara açıyorsunuz ve âdeta yeni FETÖ'lerin aslında tohumunu kendi ellerinizle atıyorsunuz. Bakın, Bahçelievler Millî Eğitim Müdürlüğü ne yapıyor? Bir tarikatın denetiminde öğrencileri zorla namaza götürüyor arkadaşlar, zorla. Cağaloğlu Anadolu Lisesinin müdürü bir cemaate mensup, şu anda öğrencileri zorla dinî sohbete çağırıyor. Yetmiyor, hemen aşağıya geliyoruz; Maltepe Millî Eğitim Müdürlüğü yine bir cemaate teslim edilmiş, bir tarikata teslim edilmiş, öğrencilere şu tavsiyeyi veriyor: "Öğretmenleriniz eve gelecek, size dinî sohbetler aktaracak." Bunlar tam da FETÖ'nün yöntemleridir. FETÖ geçmişte bu yöntemleri uyguluyordu, şimdi devletin içine yerleştirdiğiniz cemaatler, tarikatlar aynı FETÖ'nün yaptığı işleri yapıyor ve o yoldan gidiyor, yarın yine "Kandırıldık, aldatıldık, haberimiz yoktu." demeyin. (CHP sıralarından alkışlar)

Tabii, bütün bunlar -Sayın Metin Külünk de burada- olurken öğrencilere din iman, AKP'lilere han hamam. Yine İstanbul'da 200 trilyonluk bir rant projesini devreye soktunuz. 18 bin taksici itiraz etmesine rağmen ve bu konu, iTaksi şu anda mahkemelik olmasına rağmen ne yaptınız? iTaksi adlı bir projeyle 200 milyonluk bir kaynak yaratıp bunu da AKP'nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısının oğluna aktarıyorsunuz.

Sayın Metin Külünk İstanbul'a gitti, taksicilerle konuşma yaptı "Bu projeye karşıyım, bu projenin uygulanmaması lazım." dedi. Sanki birileri Metin Külünk'ün söylediğinin aksine, onunla inatlaşırcasına iki gün sonra iTaksi Projesi'ni başlattı. Niye? Çünkü burada 200 milyonluk bir rant var ve her yıl 20 milyon lira -eski parayla 20 trilyon- nereye aktarılacak? iTaksi aracılığıyla AKP'nin yerel yönetimlerden sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi'nin oğlunun Tam Yazılım adlı şirketine. Yani, yoksula din iman, öğrencilere din iman, AKP'li yandaş şirketlere han hamam. (CHP sıralarından alkışlar)

E, şimdi, bütün bunlar neyi gösteriyor? AKP iktidarı aslında buradaki bütçe görüşmelerinde halkın yararına bir bütçeyi değil, kendilerinin yararına bir bütçeyi oluşturuyor.

Meclis Başkanının bütçeyi nasıl kullandığını biliyoruz, önümüze getirilen kitaplardan yapılan israfı görüyoruz. Ayrıca, Sayın Meclis Başkanının 5 milyon TL'ye aldığı arabaya isterdim ki itiraz edesiniz. Allah aşkına, bu Meclisin 5 milyon lira bir Mercedes'e verecek parası mı var? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bu yoksul halkın sırtından daha ne kadar yaşayacaksınız?

ORHAN KIRCALI (Samsun) - Faturayı ödediniz mi, faturayı?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Daha ne kadar bu halkın sırtında duracaksınız? (CHP sıralarından alkışlar)

O yüzden, bu bütçenin halkın yararına olmadığını söylüyoruz. Yüzde 11 büyüme yalanlarıyla da kimseyi kandırmaya çalışmayın.

ORHAN KIRCALI (Samsun) - Faturayı ödediniz mi, telefon faturasını?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Bu nasıl bir büyümedir ki işsiz sayısı gitgide artıyor? Bu nasıl bir büyümedir ki her gün bizi telefonlarla arayan binlerce kişi "İş bulamıyorum, evime ekmek götüremiyorum, çaresizim, perişanım." diyor.

FEVZİ ŞANVERDİ (Hatay) - Telefon faturaları ne oldu?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Eğer yüzde 11'lik bir büyüme olsaydı işsizlik azalır, patronlar kalifiye eleman ararlardı.

O yüzden, bu bütçenin halkın yararına olmadığını bir kez daha söylemek istiyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)