Konu:2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:35
Tarih:12/12/2017


2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA ADNAN BOYNUKARA (Adıyaman) - Teşekkürler Başkanım.

Değerli milletvekilleri, dünyadaki işleyiş dikkate alınırsa pozisyonların iki kavram üzerinden oturtulduğu görülür; ticaret, güvenlik, aslında daha doğru bir ifadeyle güvenlik kaygısı. Diğer unsurların tümü bu iki temel kavrama hizmet etmek için kurgulanıyor. Küresel güçler bu iki alanı belirleme konusunda oldukça dayatmacı. Kendilerini ticaret, bizim gibi ülkeleri ise güvenlik kaygısı ekseninde tutmak istiyor. Bunu meşrulaştırmak için gerekçe üretme konusunda ise oldukça mahirler. Güvenlik kaygısının tek zemin olarak kabul ettirilmesi bizim açımızdan millî güvenliği ve toplumsal barışı tehdit eden bir sorundur çünkü Türkiye, onların dayattığı güvenlik kaygılarını aşabilecek, kendi önceliklerine göre güvenlik ve ticaret arasında denge kurabilecek geçmişe ve birikime sahiptir.

Değerli milletvekilleri, Millî Güvenlik Kurulundan bahsederken ülkenin ve milletin kaderini etkileyen bir kurumdan bahsediyoruz, yasal mevzuattaki ifadelerden çok daha derin etki alanı olan bir kurum. Geçmişte kurumsal gücün ve bu gücün kullanımında tercih edilen usulün kimi yanlış tutum, tanımlama ve istismarlara neden olduğunu biliyoruz. Öyle ki söz konusu negatif politikaları meşrulaştırmak için güvenlik risklerinin farklı yansıtıldığı ve tehdit analizlerinin abartıldığı çok olmuştur. Toplumsal kesimler ve farklı düşünceler iç tehdit kavramıyla tanımlanmış ve hedefe konulmuştur. Bu, geçmişte kurulu egemen olan zihniyetin bahsettiğimiz küresel dayatmalara teslim olmasının sonucudur. Son yıllarda bu zihniyetin dönüştürülmesi için çaba gösterildiğini biliyoruz. Kurumsal yapıyı ve yaklaşımları değiştirmeye ilişkin adımlar atıldı ancak aslolan formun değil, zihniyetin değişmesidir çünkü "sivilleşme" diye somutlaşan değişim, sadece yönetim sürecindeki isimlerin ve oturma biçiminin değişmesiyle sağlanabilecek bir mesele değildir. Sivilleşme bir zihniyet meselesidir ve zihniyetin değişmesi önemlidir yani kendi vatandaşını tehdit olarak görmeyen bir anlayışın tüm karar alma süreçlerine nüfuz etmesi. Tabii, bu dönüşüm küreselcilerin güdümündeki terör örgütleri tarafından zaman zaman sabote edilmeye çalışılıyor. Bugün için PKK, FETÖ, DAİŞ, DHKP-C bu tür örgütlerdendir.

Değerli milletvekilleri, önemli konulardan birisi de geleceğe ilişkin planlama ve analizlerdir. Bu bağlamda, FETÖ'nün cezaevlerinde kurmaya çalıştığı örgütsel ağa ve ülke içinde Türkiye'ye karşı yürüttüğü kampanyalara, ABD'nin ve bölgemizdeki kimi ülkelerin PKK'yla kurduğu kirli ilişkilere, coğrafyamızda üretilmek istenen yeni çatışma denklemlerine ve DAİŞ unsurlarından türetilecek yeni örgütlere karşı duyarlı olmakta yarar var. Unutmayalım ki Türkiye ülkeler arasında eşitler ilişkisi talep ettiği ve vatandaşını tehdit olarak görmekten vazgeçip yüzünü dışarıya çevirdiği müddetçe hedefte kalacak ve farklı operasyonlara muhatap olacaktır.

2012'de başlayan operasyonlar sürecinin yenilenerek devam edeceği açıktır. Neler mi? Etnik ve mezhepsel çatışma alanlarını test etme, ekonomik tehditler üretme, güvenlik mekanizmalarında görev yapan kadrolar arasında sivil siyaset karşıtlığını besleme ve bunlardan hareketle yönetimi ve sivil siyaseti sabote etme gibi operasyonlara karşı duyarlı olmakta yarar var.

Çözüm mü? Çözüm basit ve bizim elimizde. Toplumsal yapıyı tahkim etmek yani toplumsal yapının tüm unsurlarını ayrımsız bir araya getirmek ve bunu da siyasetüstü gören bir geleneği inşa etmek. İşte, küresel unsurların ve güvenlik kaygısını kullanarak içeride oyun kurmak isteyenlerin kirli emellerini boşa çıkaracak olan en temel çaba budur. Zihniyet değişimini içselleştirmiş Millî Güvenlik Kurulu bu süreçte önemli bir fonksiyon üstlenebilir. Bunun oluşturulması temennisiyle bütçenin hayırlı olmasını diliyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.