Konu:5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 83'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:33
Tarih:06/12/2017


5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 83'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HÜLYA NERGİS (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 Aralık 1934 kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle ilgili şahsım adına gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime tüm kadınlarımızın seçme ve seçilme hakkını elde ettiği günü kutlayarak başlamak istiyorum.

Türkiye'mizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı pek çok ülkeden önce tanınmış olup 3 Nisan 1930 tarihinde belediyelerde, 26 Ekim 1933'te köy ihtiyar heyeti ve muhtarlık seçimlerinde, 5 Aralık 1934 tarihinde ise milletvekili genel seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu nedenle, 5 Aralık 1934 tarihinden itibaren Kadın Hakları Günü olarak kutlanır. 8 Şubat 1935'te yapılan milletvekili genel seçimlerinde kadınlar ilk kez milletvekili seçme ve seçilme hakkını kullandılar ve bu seçimlerin sonunda 5'inci Dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisine 18 kadın milletvekili girdi. Bu, ülkemiz için hafızalardan silinmemesi gereken bir yeniliktir. Bu konuda emeği geçenleri şükranla anıyorum.

Mustafa Kemal Atatürk, 1925'te Kastamonu'da yaptığı konuşmada şöyle der: "Toplumu kalkındırmak istiyorsak izlememiz gereken daha emin ve daha etkili bir yol vardır, o da Türk kadınını çalışmalarımıza ortak etmek, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, kadını bilimsel, toplumsal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapmakla olur." Bu beyanıyla kadın-erkek eşitliği ilkesini açıkça ortaya koyan Atatürk, Birleşmiş Milletlerin yirmi yıl sonra kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 1 ve 2'nci maddelerinde ifade edilen ilkeleri çok daha önce dile getirmiştir.

Toplumun yarısını oluşturan biz kadınların ihmal edildiği ve dikkate alınmadığı hiçbir çalışmanın başarı şansı yoktur. Toplumu kalkındırmanın ve geliştirmenin yolu geleceğimiz olan çocukları yetiştiren kadınların sosyal hayatın her alanında desteklenmesi ve etkin bir şekilde yer almasıyla mümkündür. Bu nedenle, ilk defa diğer dezavantajlı kesimlerle birlikte kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanması konusu 2010 yılında yapılan değişiklikle Anayasa'mıza girmiştir. Nitekim, AK PARTİ'de kuruluşundan itibaren siyasette kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanmıştır. Siyasette kadınlar eskiye göre çok daha etkin bir şekilde karar mekanizmalarında temsil edilmeye başlanmıştır bu sayede. AK PARTİ Kadın Kolları 4,5 milyon üyesiyle dünyanın en büyük kadın sivil toplum kuruluşudur, Türkiye genelinde 81 il ve 957 ilçede örgütlenmiştir. Kadın Kollarımız kadınların siyasete etkin katılımında okul vazifesini ifa etmektedir. 2002 yılında TBMM'de kadın milletvekili oranı yüzde 4,4'lerde iken bu oran 26'ncı Dönem itibarıyla yüzde 14,7'ye çıkmıştır.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında verilmiş ancak bu hakların bütün kadınlarımız tarafından kullanılmasının yolu 1 Ekim 2013 tarihinde açılmıştır. Bu tarihte AK PARTİ'li 4 bayan milletvekilimiz ilk defa başörtülü olarak Genel Kurul çalışmalarına katılmışlardır. 2013 yılı Ekim ayında demokratikleşme paketi kapsamında kamuda başörtüsü serbest bırakılmıştır. 2015 yılı Haziran ayında hâkim ve savcılar için, 2016 yılı Ağustos ayında polisler için, 2017 yılı Şubat ayında ise Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları için başörtüsü yasağı kaldırılmıştır. Bu son düzenlemeyle kadını toplumdan ve kamu kurumlarından tecrit eden yasakçı zihniyet tarihin karanlık sayfalarına gömülmüştür diyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.