Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifinin 124'üncü Maddesinin Tekriri Müzakeresi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:29
Tarih:28/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifinin 124'üncü maddesinin Tekriri Müzakeresi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum.

Sayın Başkanım ve Divan; göreviniz hayırlı olsun. İnşallah hayırlı işlerde, kararlarda hep birlikte burada birlikte oluruz.

Sayın Başkanım, şu uğultu bir bitsin ondan sonra mı başlayayım?

BAŞKAN - Komisyon bir yerine otursun, bir saniye Sayın Purçu.

Sayın milletvekilleri, lütfen yerlerimize oturalım.

Sayın Purçu, buyurun efendim.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Süreyi sıfırdan mı başlatacaksınız Başkanım?

BAŞKAN - İlave ederiz efendim, buyurun.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Tamam.

Evet, her şeyin bir karnesi var arkadaşlar; öğrencilerin karnesi var, öğretmenlerin karnesi var, memurların karnesi var, bir de Hükûmetin, iktidarın karnesi olur. Biz şimdi, Türkiye'de görev yapan milletvekili olarak, ana muhalefet partisinin milletvekili olarak iktidar partisinin karnesine bir göz atalım hep beraber, yıl sonu yaklaşıyor arkadaşlar.

Şimdi, bunu söylemeden önce... İşsizlik Fonu diye bir fon var Türkiye'de. Bu fon, 114 milyar lira arkadaşlar. On beş yılda işsiz vatandaşlarımıza dağıttığınız bedel 17 milyar lira. 100 milyar lirayı fonun amaçları dışında başka yerlere kullanıyorsunuz. Bunu nereye kullanıyorsunuz bize izah edin bakalım. Garibanın, işsizin, vatandaşın hakkını nereye kullanıyorsunuz, bunu burada Hükûmetin yetkilileri gelsin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına bir anlatsın. (CHP sıralarından alkışlar)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakan burada. Senden sonra anlatsın bunu Sayın Bakan.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - İkincisi, yıllardan beri meslek lisesinde eğitim gören çocuklarımız staj yapıyorlar. Kaynak yaptılar, elektrikte staj yaptılar, başka sektörlerde staj yaptılar; onların staj başlangıcını sigorta başlangıcı olarak kabul etmiyorsunuz. Bu, haksızlıktır, adaletsizliktir. Bunu da Hükûmet olarak yerine getirmenizi talep ediyoruz.

Asgari ücret zaten ülkemizin kanayan yarası. Şu milletvekili koltuklarında oturan kardeşlerim -ben de dâhilim- 1.400 liraya kim geçinecek arkadaşlar? 1.400 liraya kim geçinecek bir ayda? Kira mı ödeyeceksin, elektrik mi ödeyeceksin, çocuk mu okutacaksın, ne yapacaksın? Hadi bunun cevabını verin. Bu asgari ücretin insana yakışır şekilde düzeltilmesi gerekiyor sevgili arkadaşlar.

Şimdi, karne dedik, karneye bir bakalım. Aile gelirinin borca oranı 2002'de 4,7'ydi arkadaşlar. Vatandaş aylığını ya da maaşını çektiğinde yüzde 4,7'sini borca verebiliyordu, geçiniyordu rahat rahat. Şimdi bu oran ne kadar biliyor musunuz arkadaşlar? Yüzde 57. Vatandaş daha parasını, aylığını almadan yüzde 57'si borca gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin -gerçekten üzüntüyle söylüyorum- ayıbıdır bu, bunu düzelteceğiz. Borçlu olan vatandaş arkadaşlar, bize oy veren, buraya getiren, bu ülkenin gerçek sahibi bizlerle birlikte vatandaşlarımız. Bunun düzeltilmesi lazım.

Bir diğeri arkadaşlar, protestolu senet sayısı 2002'de 800 milyon liradan şimdi kaça gitmiş? 12,3 milyar liraya. Düşünebiliyor musunuz, işveren, işçi ya da sermaye sahibi insanlar gittikçe borç batağına doğru gidiyorlar.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Buradan da bir sıfır.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Aynı şekilde tüketicilerin borcu 2002'de 6,6 milyar liraydı. Şimdi ne kadar arkadaşlar? 420 milyar lira. 420 milyar lira tüketicinin borcu var arkadaşlar. Bu ülke gittikçe borçlanıyor. Neden borçlanıyor? On beş yılda üretim yapmadık. Üretim yapmadık, fabrika kapattık. Fabrika açtık mı? İşsizliği artırdık. Fabrika açmadık ki üretim yapalım. İhracatımız düşüyor, biraz sonra geleceğim oraya da arkadaşlar.

Çiftçilerin borcu 5,5 milyar liraydı. Şimdi ne kadar? Çiftçilerin borcu 74 milyar lira arkadaşlar, çiftçi bitmiş. Ben bir şeyi merak ediyorum, bu Hükûmet köylerin tabelasını niye kaldırdı? Hani köylü milletin efendisiydi? Köylerin tabelasını kaldırdınız ya.

YUSUF BEYAZIT (Tokat) - Kaldırmadık.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Kaldırdınız, mahalle yaptınız ya, dağ başındaki köyler mahalle oldu.

YUSUF BEYAZIT (Tokat) - Büyükşehir, büyükşehir...

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Hayır efendim, büyükşehir olsun, küçük şehir... Köyler mahalle olur mu ya? Böyle bir rezalet olur mu ya? Köylünün hakkını geri verin. (CHP sıralarından alkışlar) Köylü, köylü olarak kalacaktır.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Buradan da bir sıfır.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Buradan da bir sıfır.

Bakın, arkadaşlar, devam ediyorum: Boşanmalar sizin döneminizde yüzde 37 artmış. Sosyal yapımız bozulmuş, sizin döneminizde boşanmalar artmış. Fuhuş yüzde 790, adam öldürme yüzde 261 artmış, çocuk istismarı yüzde 434 artmış; uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678 artmış, altı yılda 17 kat artmış.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Onun için mi sarhoş geziyor bunlar?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - 17 kat artmış arkadaşlar. Tedavi merkezleri yok, uyuşturucu madde bağımlılığıyla ilgili tedavi merkezleri yok. Uyuşturucu içenler sokaklarda geziyor arkadaşlar, haberiniz olsun.

Diğer oranları söyleyeyim size şimdi... Bunlar resmî oranlar arkadaşlar, kafamdan da uydurmuyorum, haberiniz olsun. Genç nüfusun işsizlik oranı üç yılda yüzde 17'den yüzde 20'ye gelmiş. Şu an gerçek işsizlik oranımız yüzde 16,2 arkadaşlar, şu an Türkiye'de gerçek işsizlik oranı yüzde 16,2 arkadaşlar. İhracatımız...

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - İftira.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - TÜİK söylüyor, siz yapıyorsunuz abi, ben yapmıyorum ki.

Arkadaşlar, bakın, ihracatımız 2014'te 157 milyon lira, 2017'de 115 milyon lira; bakın, üç yılda 157 milyondan 115 milyon liraya düşmüş arkadaşlar. Bu ne demek? Demek ki üretmiyorsunuz arkadaşlar, üretmeye teşvik etmiyorsunuz, üretmek için teşvik etseniz böyle olmaz.

Dış borcumuz 401 milyon liradan üç yılda 432 milyon liraya... Arkadaşlar, son üç yılda 432 milyon lira olmuş. Daha geliyorum, yabancıların sıcak para akışı gittikçe geriliyor arkadaşlar...

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Hiç iyi bir dersleri yok mu bunların ya?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Yok, hiç iyi yok. Ben bakıyorum, bakıyorum, hep eksideler.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ne diyorsun ya? "Hep sıfır" diyorsun yani.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Hep eksideler vallahi, hep ekside.

Bakın, yabancıların Türkiye'deki portföyüne bakın arkadaşlar, 2014'te 143 milyon liradan 2017'de 118 milyon liraya gerilemiş. Geriliyoruz, her yerde geriliyoruz arkadaşlar. Bir sıfır da buradan.

Daha devam ediyorum. Ha, bir tanesi yükselmiş arkadaşlar, özür diliyorum, bir tanesi yükselmiş, o da ne biliyor musunuz?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Dur bakalım...

BAŞKAN - Sayın Akar, lütfen... Hatibin insicamını bozmayınız.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Söyleyeyim: Vergi gelirlerimiz artmış arkadaşlar, vergi gelirlerimiz artmış. Ne kadar? Vatandaşın üstündeki vergi yükü artmış yani.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Ha, yani hep vatandaşa yük.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Orada bir artı var arkadaşlar, eksi yok. O da nedir? 2014'te 352 milyon lira alıyormuşuz vatandaştan, şimdi 430 milyon alıyoruz arkadaşlar, artmış yani. Bir tek vergi geliri artmış.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Artmış ama bunun karşılığı sıfır, not karşılığı sıfır.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bir tek vergi geliri arttı arkadaşlar.

Daha devam ediyoruz. Toplam iç ve dış borcumuzu söyleyeyim: Son üç yılda 612 milyon liradan 842 milyon lira olmuş borcumuz arkadaşlar, üç yılda. Artıyor, vatandaşın borcu, devletin borcu, iç ve dış borcu artıyor.

Onun dışında daha artan çok şeyler var arkadaşlar. Ondan sonra "Vatan millet Sakarya..." diyoruz ama ben anlamıyorum. Rakamlara bakın. İyi mi gidiyoruz, kötü mü gidiyoruz, bakarsınız, öğrenirsiniz.

HALİS DALKILIÇ (İstanbul) - Bütün rakamlar yanlış.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Tüketicilerin kredileri arkadaşlar... Vatandaşın borcu 361 milyon liradan 493 milyona ulaşmış son üç yılda. Takipteki tüketicilerin kredi borçları yine aynı şekilde artmış. Daha devam edeyim, zamanım kalmıyor çünkü.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Daha verecek, iki dakika verecek.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Battı vatandaş, battı.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ortalama dolar kuru, son üç yılda: 2014'te 2 lira 18 kuruş olan dolar üç yılda 3,60 TL'ye yükselmiş arkadaşlar. Maşallah, çok iyi gidiyoruz. Daha da gidecek. Yarış atı gibi gidiyor maşallah dolar. Euro aynı şekilde 2,80 liradan 4,60 liraya kadar çıkmış arkadaşlar. O da yarış atı gibi gidiyor.

En yoksulla en fakir arasındaki fark gittikçe artıyor arkadaşlar ve biz "Hükûmet başarılı." diyoruz. Bana gösterin, Allah aşkınıza, fakir daha fakir, yoksul daha fakir.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Zengin de daha zengin.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bak, burada oranlar var, ben okumayayım, zamanım yetmedi. Rezalet bir tablo.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Devam et, iki dakikan var.

AYŞE KEŞİR (Düzce) - Rakam söyle, rakam söyle.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ben söylemiyorum bunu arkadaşlar, istatistikler söylüyor. İstatistiklere bakın.

Nasıl başarı bu? Pek iyi yok. Sadece vergi gelirleri artmış, vatandaşın vergi geliri artmış.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kendileri vergi veriyor mu?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bilmiyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kendileri vergi cennetine kaçıyorlar, Man Adası'na, Man Adası'na.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Man Adası'ndalar.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Öyle mi? Man Adası'na gidiyor.

Vallahi, fakirin, garibanın eli sizin boynunuzda arkadaşlar. Vatandaşın, fakirin, garibanın parasını oralara kimse gönderemez.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Dekontlar var ya.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Yahu arkadaşlar, bir şey göstereceğim. Ben de de bir tane dekont var. Bu dekont nasıl sahte olur ya! Aha bak, burada, bende bir dekont var burada.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Doğal gaz faturası mı?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sen de mi Man'a yolladın?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bu dekont sahte olur mu ya! Aha bak, Halk Bankasından bir dekont var. Nasıl sahte olacak bu dekont?

Ana muhalefet partisi liderinin açıkladığı bilgiler yanlış olmaz. Sayın Genel Başkanımız hesap uzmanıdır. (CHP sıralarından "Bravo." sesleri, alkışlar) Sayın Genel Başkan yalan söylemez, bu partinin Genel Başkanı hesap uzmanıdır, vallahi hepinizi...

ERKAN AYDIN (Bursa) - "Hesap sorar." de, "Hepsine hesap soracak." de.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Herkese de laf yetiştirir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - O hesaplar doğru hesaplar. Vatandaşın hakkını hiç kimse bir yere gönderemez arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Araştırın, hak, hukuk, adalet neyse onu yapın arkadaşlar.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Sayın Erdoğan istifa edecek, istifa; öyle dedi ya.

BAŞKAN - Sayın Purçu, sözlerinizi toparlayın efendim.

Ek sürenizi veriyorum, buyurun.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Arkadaşlar, bakın, biz demiyoruz ki Sayın Cumhurbaşkanı bu parayı gönderdi. Başka isimler saydı Sayın Genel Başkanım, araştırın arkadaşlar. Niye böyle yapıyorsunuz? Reddetmeyin, araştırın.

Dekont sahte olmaz. Uluslararası anlaşmalara göre para transferleri olur, banka anlaşmaları olur. Bunun dışında para kimse gönderemez. O banka evrakı da uluslararası anlaşmaya uygun bir evraktır, uygun bir dekonttur arkadaşlar. Hepimiz yurt dışına, yeri geldi mi akrabalarımızla para alışverişi yapıyoruz; dayımız arıyor, amcamız arıyor, gönderiyoruz. Uluslararası anlaşmalara göre Sayın Genel Başkanın verdiği bilgiler şu an itibarıyla çok net ve çok net doğru. Araştırması size düşüyor arkadaşlar.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Man'daki Türkmenlere yardım ediyorlarmış ya (!)

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum ama 2017'deki karneniz eksi, eksi, eksi arkadaşlar.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın milletvekili arkadaşlarım, çok teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Senin Genel Başkanının hesap uzmanlığı senin gibiyse gitti, gitti.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Purçu.