Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:27
Tarih:22/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de burada konuşmama başlamadan önce, Spor Bakanı Osman Bey, burada Sivas Divriği'ye bir söz vermişsiniz bir spor tesisi yapmak için. Sözünüzü yerine getirecek misiniz Sayın Bakan? Spor tesisi yokmuş orada hiçbir şekilde. Habib Bey de biliyor. Habib Bey gitti mi? Habib Bey iyi biliyor, Sivas Divriği'de hiçbir spor tesisi yok Sayın Bakanım.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Biz Türkiye'nin her yerine spor tesisi yapıyoruz, merak etmeyin.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Divriği'ye yapacak mısınız?

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Stat yapıyoruz, tesisler yapıyoruz, merak etmeyin.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Divriği'ye yapacak mısınız?

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Her yere, her yere...

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Her yere değil yani Divriği'ye yapacak mısınız?

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Merak etmeyin.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Olmadı şimdi.

Habib Bey, söz alır mısınız.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Bak, söz verdiniz.

BAŞKAN - Sayın Doğan, lütfen Genel Kurula hitap eder misiniz, lütfen.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Ama efendim, şimdi Habib Bey'i kırmam da bizi niye kırıyor? Öyle şey olur mu yani?

BAŞKAN - E, tamam, siz düşüncelerinizi açıklayın, daha sonra Bakanımızla görüşürsünüz.

Buyurun.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Habib Bey, sen talepte bulunuyor musun?

MEHMET HABİB SOLUK (Sivas) - Sayın Bakanım, talep ediyoruz.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ne demek, rica ederim ya.

Daha yeni stadı bitirdik, Sivasspor oynuyor.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Divriği, Divriği...

GENÇLİK VE SPOR BAKANI OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Sivas demek, sadece Divriği değil ki, her tarafı...

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Ama Divriği ayrı bir şey.

BAŞKAN - Sayın Doğan, lütfen...

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Peki efendim, tamam, peki; pardon.

Şimdi, eleştiri yapacağız, büyük olasılıkla da bu stat yapılmaz, yani eleştiri yapacağımız için.

Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum sabahın bu saatinde.

Şimdi, AK PARTİ Hükûmeti başarısız ekonomi politikalarının faturasını her zamanki gibi yoksul halka ve emekçilerimize yüklemektedir. Tabii ki stat yapılmaz böyle söylenirse. Faizdeki artışlar, döviz kurlarının artması ve ardı arkası kesilmeyen yeni zamlar halkın sırtına kambur olmuş durumdadır ama Maliye Bakanına ve Ekonomi Bakanına sorsanız ülke büyümektedir. Bu torba tasarı görece büyümenin faturasının halka dayatılmasından başka bir şey değildir. Rezidansın, gökdelenin müteahhide yük olan vergisini hemen yanı başında gecekonduda oturan vatandaşa ödettiriyorsunuz. Meraları, verimli tarım arazilerini betonlaşmaya açarken diğer taraftan motorlu taşıtlar ve şans oyunlarıyla savunma sanayisini geliştirmeye çalışıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın olmuyor. Türkiye halkı sizin başarısızlığınızın bedelini bir on beş yıl daha ödemek istemiyor, hele hele küresel sermayeye yapılan vergi aflarını ve muafiyetlerini ise hiç yüklenmek istemiyor.

Değerli milletvekilleri, ekonomik büyüme gerçekten tüm insani, toplumsal sorunların çözümünün sihirli anahtarı mıdır? Israrla ileri sürüldüğü gibi, ekonomik büyüme işsizliğin ve yoksulluğun çaresi midir? Eğer öyleyse onca zaman, onca büyümeden sonra neden işsizlik ve yoksulluk çığ gibi büyümeye devam etmektedir ülkemizde? Hükûmetten açıklamalar geliyor son günlerde bu konularla ilgili olarak, "Bu sene en az yüzde 7 büyüme bekliyoruz." diyorlar. Peki, yüzde 7 büyüyen bir ekonomide neden birçok kişi büyük bir ekonomik kriz içinde olduğunu düşünüyor? Eğer bu rakam doğruysa yüzde 7 büyüyen kimler? Benzinden, marketteki temel gıda ürünlerinden, limonatadan bile vergi alınırken yüzde 7 büyüyen kimler? Bir ülke yüzde 7 büyürken işsizlik nasıl hâlâ azalmaz değerli milletvekilleri? Eti, samanı, lahanayı, kuru soğanı bile ithal eden bir ülke gerçekten büyür mü, siz buna inanıyor musunuz? Üretim yok, tarım yok. Elimizdeki doları da sürekli olarak ülke dışına kaptırıyoruz. Bu yüzden iç piyasada azalan dolar değer kazanmaya devam ediyor. Sonra yap-işlet-devret anlayışıyla dışarıdan yatırımcı getirmeye çalışıyorsunuz. Bir müddet görece bir rahatlama sonrası, en temel ihtiyaçları bile ithal ettiğimiz için, yine doları yurt dışına kaptırıyoruz ve giderek de fakirleşiyoruz. On beş yıllık AK PARTİ iktidarının özeti tam da budur.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin durağanlaşma riski giderek artmakta. Uzmanlara göre hem sektörde hem de firmalarda ciddi bir nakit tutma arzusu var. Borç ödeme arzusu da giderek düşmekte, bu durum da ileride likidite krizine yol açabilecektir. OHAL nedeniyle iflas eden şirket sayısını hâlâ net olarak bilmiyoruz. Demek ki büyüme dediğimiz şeyin tek başına bir şey ifade etmediğini de söylemek gerekiyor. Daha fazla istihdam, üretim ve yatırım odaklı bir büyüme için ülkenin kalkınma potansiyelini iyileştirmek, ekonomik büyümeyi sürdürülebilir kılmak adına yatırım ortamının hukuk ve demokrasi açısından iyileştirilmesi temel öncelik ve gereklilik anlamını içermektedir. Öncelikli olarak zaman kaybetmeden OHAL'in derhâl sonlandırılması gerekmektedir.

Birçoğunuz biliyorsunuz, Titanic filmini seyretmişsinizdir. Titanic İngiltere'nin Liverpool şehrinde İrlandalı işçiler tarafından yapılmıştır. O zaman en büyük yolcu gemisidir bir sürü sosyal donatısıyla. İnsanlar Titanic'in batacağına asla inanmazlardı. Bu gemiyi hiçbir gücün batıramayacağını söylerlerdi. Yolcu sayısına göre filikalar yetersizdir, önemsemezler. Atlas Okyanusu'nda yolculuk yapan diğer gemiler buz dağı uyarısı yaparlar, uyarılara kulak asılmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Bir an önce New York'a varıp rekor kırmak için tam gaz ilerlerler ve Titanic Nisan 1912'de buz dağına çarparak 1.500 kişinin ölümüne neden olur.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Doğan.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Türkiye ekonomisi işte biraz buna benziyor. Umarım bu akıbete uğramaz.

Hepinizi saygıyla selamlarım. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Doğan.