Konu:Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:27
Tarih:22/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, Değerli Genel Kurul; TCDD yatırımlarının finansmanı ve işletme açıklarının hazine tarafından karşılanmasına ilişkin sürenin 2020 yılı sonuna kadar uzatılmasını öngören madde üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Görülüyor ki Haydarpaşa Garı'nın arazisini yandaşlara peşkeş çekmek için bu tarihî binayı çürümeye terk edenlerin yanlışları sürüyor ve bu yanlışların bedeli de yine yoksul halkımıza ödetilmek isteniyor. Bu maddenin aslında özeti budur. Eğer siz Haydarpaşa Garı gibi tarihî binaları çürümeye terk etmemiş olsaydınız bugün Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının finansmanı için de bu tür maddeleri "torba" adı altında aslında çorba yasalarla çıkartmaya çalışmazdınız.

İktidarın ne yazık ki yanlışları sadece "torba yasa" adı altında çorba yasalar çıkartmakla bitmiyor. Bakın, 24 Kasıma çok az bir süre kaldı. 24 Kasım Öğretmenler Günü yaklaşırken Millî Eğitim Bakanlığı 8 Kasım tarihinde yayınladığı bir genelgede 24 Kasımda neler yapılacağını anlatıyor. Ama o genelgeye baktığınızda her şey sıralanırken Atatürk'ün adı dahi geçmiyor ve aynı yanlış yine Millî Eğitim Bakanlığının kamu spotunda da devam ediyor. Bugün yayınlanmaya başlanan kamu spotunda Mustafa Kemal Atatürk'ün yani Başöğretmenimizin bir saniye görüntüsü dahi yer almıyor. Bunun NATO'da Atatürk'e yönelik saldırıdan Allah aşkına söyler misiniz ne farkı var?

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Olur mu öyle şey ya! Abartmayın! Olur mu öyle şey ya!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Onlar da Atatürk'ü hedef hâline getiriyor, Millî Eğitim Bakanlığı da Atatürk'ün adını silerek bir anlamda zihinlerden çıkartmaya, silmeye çalışıyor. O yüzden diyorum ki: Millî Eğitim Bakanlığı bu yanlıştan bir an önce dönmeli ve NATO'da yapılanın tekrarına düşmemelidir. Atatürk'ten korkmayın, Atatürk bu ülkenin çimentosudur, herkesi bir arada tutacak millî bir değerdir, önemli bir değerdir. Ülkemizin kurucusudur ve Başöğretmenimizdir. 24 Kasımı kutlarken Atatürk'ü yok saymak Atatürk'e karşı saygısızlıktır, bu ülkenin kurucu liderine saygısızlıktır. Bu saygısızlığı hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Hâlâ Atatürk üzerinden rant elde etmeye çalışıyorsunuz. Düşün artık Atatürk'ün yakasından ya! Düşün Atatürk'ün yakasından ya! Nedir bu ya!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Yanlışlarınız ne yazık ki bunlarla sınırlı değil. Bakın bugün elimize ulaşan bir habere göre Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Habertürk gazetesi editörü Oğuz Usluer'in saçları bir genelgeye dayanılarak zorla kesildi. Elâzığ Cezaevinde hak gasplarına karşı açlık grevi yapan tutukluların süresi yirminci güne ulaştı. Bafra T Tipi Cezaevinde günlerdir gazete ve dergi verilmiyor. Gelin bu uygulamalardan vazgeçin. Bunlar 12 Eylül artığı uygulamalardır. 12 Eylülle güya hesaplaştığını söyleyenler ne yazık ki bu uygulamalarla Kenan Evren'in sıkı bir takipçisi olduklarını da göstermişlerdir.

Sorunlar sadece cezaevleriyle sınırlı değil, yargı da aynı durumda. Bakın, dün hem bir gazeteci hem de bir milletvekili olarak bir utanç davasına tanık oldum. Cumhuriyet gazetesinin internet sitesinin sorumlu Müdürü Oğuz Güven hiçbir suçu olmadığı hâlde Twitter'da sadece elli iki saniye kalan bir haberden dolayı üç yıl hapis cezasına çarptırıldı ve Oğuz Güven tam iki buçuk yıl önce paylaştığı, hakkında herhangi bir soruşturma açılmamış, kovuşturma yürütülmemiş bir röportajı paylaştığı için Türk Ceza Kanunu'nun tüm maddeleri ayaklar altına alınarak üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Talimatla verilen bu kararlar yargının sefaletidir. Hâkimin elli iki saniyede okuduğu bu karar aslında adaleti yerle bir etmiş, hukuku çürütmüş ve hukuku biçmiştir. Sırf muhalif oldukları için yandaş medya tarafından hedef gösterilen ve ağır hapis cezalarına çarptırılan bu gazeteciler ülkenin tarihine altın harflerle yazılacaktır ama o kararları verdirtenler, talimatla karar aldırtanlar, talimatla aldıkları kararları uygulayanlar ise tarihin çöplüğündeki yerini derhâl alacaktır.

Saygılar sunuyorum, iyi akşamlar diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.