Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:27
Tarih:22/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; cümlenizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi Malatya ili Cemal Gürsel Mahallesi'nde oturan Alevi inancından olan yurttaşlarımızın evleri işaretlenmiştir. Alçakça ve korkakça hazırlanan ve bir süreci başlatmak üzere yapılan bu provokasyonu şiddetle kınıyorum. Bu provokatörlere şunu hatırlatmak isterim: Ülkemizde Alevi-Sünni çatışmasının önünde en büyük engel Alevilerdir. Onların inancı, öğretisi ve bilinci sizin bu karanlık sürecinize izin vermeyecektir.

Değerli milletvekilleri, 502 sıra sayılı Yasa Tasarısı görüşülürken ülkemizin en önemli sorunu olan, emekçileri çok yakından ilgilendiren taşeron sistemine değinmek istiyorum. Bildiğiniz üzere, taşeron çalışma düzeni, çalışma hayatının yıllardır kanayan bir yarası olarak önümüzde durmaktadır. Taşeron çalışma sistemi veya düzeni, özellikle kamuda tam bir çözümsüzlüğe dönüşmüş durumdadır. Bugünkü durumuyla aslında taşeron çalışma düzeni kamuya büyük bir yük şeklindedir, yüktür hatta, aslında işçiye de emekçiye de yapılan bir haksızlıktır. Bu sistem, emeğin üzerinde aracı asalak sistemi kuran ve kurumsallaştıran bir sürecin adıdır. Bu asalak sistemin ne devlete ne işçiye ne de topluma faydası vardır.

Sayısı 750 bini aşan ama kesin sayısı bir türlü açıklanamayan kamu taşeron işçileri kamuda hizmet üretmektedirler. Konu incelendiğinde görüyoruz ki kamu hizmeti sürecinin çalışanları anlamında beşte 1'i taşeron emekçilerinden oluşmaktadır. Kamu hizmeti ürettikleri hâlde işçiler neden taşeron şirketler tarafından istihdam edilmektedir? Söz konusu istihdam şirketleri, kamu hizmeti üretim sürecinin hiçbir noktasında yer almayan bu şirketler, aracılık yani simsarlık üzerinden, emeğin üzerinden gelir elde etmektedirler. Bu gerçeklik ortadayken bu aracı sistemin ortaklıkta bulunması kabul edilemeyecek bir gerçekliktir, derhâl bu sisteme son verilmelidir sayın milletvekilleri.

Değerli milletvekilleri, bu sistemi birlikte sorgulamamız lazım. Kamu neden bu şirketlere para ödemektedir? Devlet, aracıya para mı öder? Neden emeğin gerçek değerini emekçiye, işçiye ödemeyelim? Aracıya ödenen miktarın işçiye ödenmesi, bugünkü ağır ekonomik koşullarda işçilerin nefes almasını, hayatını kolaylaştırmasını sağlamaz mı? Bakın arkadaşlar, bu şirketlerin çoğu işçilerin üretim alanlarında bile faaliyetlerini sürdürmüyorlar. Taşeron işçiler, kadrolu işçilerin yararlandığı hakların hiçbirisinden yararlanamıyor maalesef. Bu işçilerimiz ayrımcılıkla da karşı karşıya kalmaktadırlar. Sendikalaşma hakkından, toplu sözleşme hakkından, grev hakkından fiilen yararlanamamaktadırlar. Taşeron sistemi, günümüzün çağdaş dünyasının kabul edemeyeceği bir tür kölelik düzeni anlamına da gelmektedir. Acil olarak kamunun bu sistemden kurtulması gerekmektedir.

Taşeron işçileri, üretim sürecinde işin en ağırını yapmakta, ücretinse en azını almaktadır. Aynı iş yerindeki diğer çalışanlarla eşit işi yapmalarına rağmen eşit ücreti alamamakta ve ayrımcılığa uğramaktadırlar. Aracı sistem, kamudan aldığı işçi ücretlerini işçilere de zamanında ödememektedir. Taşeron işçilik sistemi, iş cinayetlerini de artırmaktadır sayın milletvekilleri. Kâr hırsı, işçilerin hayatının önüne geçmekte ve işçilerin en temel hakkı olan yaşam hakkı göz ardı edilmektedir. İş cinayetlerinin önemli bir kısmı...

Taşeron işçiler, kadrolu işçilerin yararlandığı sosyal haklardan yeterince yararlanamamaktadır. Kadrolu çalışanlara verilen yakıt, ulaşım, aile ve çocuk, yemek gibi sosyal hakların tamamı taşeron işçilere verilmemektedir. Bu durum da toplumsal ve sosyal ilişkilere olumsuz yansımaktadır.

Kamuda çalışan taşeron işçiler yıllardır kadro vaadiyle umutlandırılmakta, ancak ciddi adımlar henüz atılmamıştır. Kamuda istihdamı sürekli kılmayan hiçbir formül taşeron işçisinin sorununu çözemez. Kamu hizmeti, üretim ve çalışma süreçlerinde sürekli bir hizmettir; çalışanlar da elbette sürekli çalışmak zorundadır. Kamu hizmetinin sürekli olduğu göz önüne alınarak kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan geçici işçiler de hak kaybına uğramaksızın, çalıştıkları iş yerlerinde kadroya alınmalıdır. Devlet, emek üzerinden ucuz iş gücü ve güvencesiz çalışma rejimini sürdüren değil, bunu önleyen konumda olmalıdır. Kamu hizmeti, piyasa işleyişine terk edilemez. Kâr hırsı, kamu hizmetinin önünde engel olmamalıdır.

Sonuç olarak değerli milletvekilleri, taşeron işçilerinin kadrolu çalışması bir haktır. Kadro, hukuken kazanılmış haklarıyla birlikte değerlendirilmeli, kadroya geçişte tüm kazanılmış haklar korunmalıdır. Kamuda çalışan taşeron işçileri ayrımsız, şartsız derhâl kadroya geçirilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Taşeron işçisine verilecek kadro emekçilerin doğal hakkıdır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Doğan.