Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:26
Tarih:21/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Çok değerli milletvekilleri, yakın zamanda büyük bir sporcuyu kaybettik biliyorsunuz. Naim Süleymanoğlu, birçok insan için imkânsızı başarmanın, hayal etmenin, inançlı olmanın aslında karşılığıdır. Basketbolda Michael Jordan, Formula 1'de Schumacher, futbolda Pele, Maradona neyse halterde Naim Süleymanoğlu da odur. 7 dünya şampiyonluğu, 6 Avrupa şampiyonluğu, 3 olimpiyat altın madalyası ve sayısız dünya rekoru... Kendisine Allah'tan rahmet, ülkemiz ve dünya sporuna da başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Naim Süleymanoğlu, ANAP döneminde Turgut Özal'ın Türkiye'ye spordaki en büyük hediyesiydi. Naim Süleymanoğlu demek, Turgut Özal demekti aynı zamanda, Özal Hükûmetinin en büyük yatırımlarından belki de en önemlisiydi. Öyle ki Naim Süleymanoğlu şampiyonlukları sonrası Özal'ı sevmeyenler dahi rahmetli Naim sayesinde Özal'a sempatiyle bakar duruma gelmişlerdi. Şu anda Türkiye halklarının başına bela olan örtülü ödenek garabeti aslında o zaman ortaya çıkmıştı, aslında ilk karşılaşmamız da o dönemi kapsıyor. Bulgaristan'dan getirilişinin hikâyesini Özal o zaman katıldığı televizyon programında aynen şu şekilde ifade etmişti: "Komünist ülkelerde rüşvet çarkı bayağı iyidir. Sordurdum 'Bu iş için ne istersiniz?' diye. 1 milyon dolar rüşvet istediler, verdik getirttik." diyor. "Parayı nereden verdiniz Sayın Özal?" diye sorulan soruya ise rahmetli Özal "Başbakanların ülke menfaatlerine kullanması için ayrılmış bir örtülü ödenek vardır. Örtülü ödenekten verdim. Fena mı oldu? Bakın bir sürü madalya kazandık, üstelik reklamımız oldu." diyerek cevap veriyor.

Değerli milletvekilleri, fena mı oldu, Naim başarıya aç bir milleti halteriyle birlikte ayağa kaldırdı, sonrası film gibi gelişti. Ülkemizin kurumları Naim'e ödül ve hediye vermek için tam bir yarış hâline girdiler. İstanbul Ataköy'de 13 daire, doğrudan Özal'ın talimatıyla Ankara Köroğlu'nda 1 daire; o zaman da babayiğitler vardı biliyorsunuz, babayiğitlerden Boğaz'da daireler, yazlıklar, arabalar, cumhuriyet altınları, arsalar, buzdolabı, televizyon ve onlarca başka hediye. Artık her sabah güne bu haberleri okuyarak başlıyorduk o dönemler, öyle ki bir zaman sonra rahmetli Naim Süleymanoğlu'nun bu hediyeleri koyacak yer bulamadığını ve bir depo kiraladığını yine haberlerden öğreniyorduk. Olimpiyat şampiyonu olabilmek için ne kadar yetenekli olursan ol çok çalışman gerekir. Naim Bulgaristan'da aldığı eğitim nedeniyle bunu çok iyi biliyordu. Türkiye'ye kaçırılması sonrasında ilk iş olarak hocasının Bulgaristan'dan getirilmesini istedi. Abaciev hoca özel izinle, tabii yine örtülü ödenek sayesinde ve o günlerin rekor maaşıyla Türkiye'ye getirildi.

2000'li yıllarda bu işler böyle devam etti. 2000'de Naim halteri zirvede bırakan bir sporcuyken yine birtakım siyasi çıkarlar uğruna olimpiyatlara gönderildi. Sonuç tabii ki şaşırtıcı olmadı, Naim sıfır çekti, kariyeri zedelendi; çok üzülmüştü aslında bu duruma. Türkiye halkları da artık halteri izlemeyi bıraktı. Ne Naim kendi gibi sporcular yetiştirdi ne de biz Naim gibi sporcu çıkarabilmiş durumdayız. Olimpiyatlara gönderdiğimiz sporcularımızın doping kullandığını öğrendik, başarı için, ödül için, para içindi aslında hepsi bunların. Millî Takım sporcularının gazeteci dövmesi sıradanlaştı, Millî Takım hocası işi zirveye çıkarıp mekân bastı. Naim'le Türkiye sporu şampiyonluklar kazanırken aslında çalışmadan, hak etmeden kazanç sağlamak ve bunun için pek çok ahlaki değeri göz ardı etmeye hazır olmak isteyen bir toplum yaratıldı.

Değerli milletvekilleri, Özal dönemi bu yozlaşmanın âdeta bir başlangıcı ve miladıdır. Kendi eğitmediğiniz bir sporcuyu milliyeti üzerinden sahiplenerek, âdeta kaçırarak, daha doğrusu transfer ettiğimiz zaman sonuçları bu olmaktadır.

Evet, Naim gibi yüz yılda bir gelecek yetenek sana şampiyonluk kazandırır ama eğitim olmadan hiçbir şeyi başaramazsınız. Bugün bu ülkenin ulusal bir spor politikası var mı? Bunu sorgulayabiliyor muyuz? Herhangi bir alanda uzun vadeli bir program, planlama var mı değerli milletvekilleri?

Tekrardan, büyük sporcu, Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu'na Allah'tan rahmet diliyor ve sizleri saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)