Konu:Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:25
Tarih:20/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Öncelikle bütün vekillerimize teşekkür ediyorum.

Bilgim dâhilinde olan konularla ilgili olarak cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle doğrudan Bakanlığımı ilgilendirdiği için Sayın Arslan'ın sormuş olduğu sorudan başlayayım müsaade ederseniz.

Biliyorsunuz kamu hizmetlerinde son on beş yıldır hem nicelik olarak hem de nitelik olarak önemli artışlar sağlandı. Gerek sağlık hizmetlerinde gerek eğitim hizmetlerinde gerekse diğer tüm kamu hizmetlerinde artık vatandaş kamu hizmetine erişebiliyor, nitelikli kamu hizmetini de alıyor. Biz bu hizmetleri memurlar eliyle, sözleşmeli personel eliyle, işçiler eliyle ve yine, bu personele dayalı ihaleler neticesinde çalışan personel eliyle alıyoruz ve bu sayededir ki, örneğin Sağlık Bakanlığında bugün yaklaşık 160 bin personel bu şekilde çalışmaktadır. Ve Türkiye'nin dört bir tarafında, eğitimden sağlığa, çevre hizmetlerinden diğer bakanlıkların tüm hizmetlerine kadar vatandaş bu hizmetleri daha kaliteli bir şekilde alıyor.

Şunu ifade etmem lazım: İlk defa bir kamu kurumunun ödemelerini zamanında yapmadığı şeklinde bir bilgi söylüyorsunuz. Bende böyle bir bilgi yok. Ödenekler, biliyorsunuz, üçer aylık dönemler içerisinde serbest bırakılır, bütün kamu kurumları da ihale ödemelerine ilişkin planlamaları yaparken ödeneklerin serbest bırakılmasına uygun bir şekilde planlama yaparlar. Özellikle hizmet alımına dayalı sözleşmelerde, bunlar aylık periyodik ödemeler olduğu için bu açıdan herhangi bir şekilde bir sorun yaşanmaması gerekiyor. Ama şu olabilir belki: Herhangi bir kamu kurumunda taşraya ödenekler dağıtılırken gerekli planlamalar yapılmamış ise birkaç istisnai yerde böyle bir durumla karşılaşılmış olabilir. Eğer siz, o size gelen bilgileri bizimle paylaşırsanız -yani Bakanlığımızdan kaynaklandığını düşünmüyorum ama- sonuna kadar o konuda gerekli çalışmaları yaparız ve oradaki aksaklıkların da üzerine gideriz.

Biliyorsunuz, 2014 yılında, personele dayalı hizmet alımı ihalelerinde çalışan kardeşlerimizin mali ve sosyal haklarını güvence altına almak için çok önemli düzenlemeler yaptık. 2014 yılına kadar normalde hak ediş ödemeleri firmaya yapılır, firma da ardından elemanlarına ödeme yapardı. Hükûmet olarak 2014 yılında yapmış olduğumuz düzenlemeyle, bu firmalarda çalışan kardeşlerimizin her ay muntazaman, ödemelerini vaktinde alabilmelerini sağlamak amacıyla, hak ediş ödemesini yaparken aynı zamanda bu çalışan arkadaşlarımızın maaşlarının da banka hesaplarına yatmasını sağlayacak şekilde bir sistem kurduk.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Ama sistem işlemiyor Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Dolayısıyla, bugün personele dayalı hizmet alımı ihalelerinde çalışan bütün arkadaşlarımızın bu anlamda burada bir sorunu kalmadı.

Yine, 2014 yılında, bu arkadaşlarımızın çalıştıkları bu yerlerde kamu işveren sendikasıyla doğrudan doğruya toplu sözleşme yapmasının önünü açtık. Bu da son derece önemli bir düzenleme oldu ve 2015 yılından itibaren, sanıyorum, artık kamu kurumlarında çalışan bu personel doğrudan doğruya Kamu İşveren Heyetiyle ücret düzeyleri konusunda toplu pazarlık yapabiliyor. Bu da son derece önemli bir imkân.

Ayrıca, yıllardır bu arkadaşlarımızın bir kıdem tazminatı sorunu vardı. 2014'ten sonra bu sorunu da çözecek çok önemli bir adım attık ve bu arkadaşlarımızın, her ne kadar kıdem tazminatı ödeme sorumluluğu çalıştıkları firmaya ait olsa bile kamu kurumlarını bu konuda doğrudan sorumlu tuttuk ve bu arkadaşlarımız artık kıdem tazminatı ödemelerini kamu güvencesi altında alabiliyorlar.

Arkadaşlarımızın mali ve sosyal haklarını iyileştiren çok önemli düzenlemeler yaptık ama bu arada da Hükûmet olarak bu arkadaşlarımızın kamuya geçişine ilişkin de vaatlerimiz oldu. Şu anda Çalışma Bakanlığımız bu konuyla ilgili gerekli çalışmaları yapıyor, inşallah yakın bir zamanda da bu konuyla ilgili bu yapılacak düzenlemeyi de Meclise getirmeyi ümit ediyoruz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Taraflarla görüşmemişler Sayın Bakan, taraflarla.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Burada, çalışan personelimizin statüsü ne olursa olsun, ister memur olsun ister sözleşmeli personel ister işçi, bütün amaç vatandaşımıza birinci sınıf hizmet vermek. Sağlıkta, bugün, gerçekten, 7 çarpı 24, hastanelerimizde gittiğimizde çok daha temiz mekânları görebiliyoruz. Sağlık hizmetlerini çok daha iyi bir şekilde vatandaşımız alıyor.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Doktor yok.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - 1990'lı yılları hatırlayın, 1990'lı yıllarda bırakın hastanede temizliği, hastanenin içine giremezdiniz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Doktor yok, doktor. Çiftlik ilçesinde doktor yok.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Şimdiyse Hükûmet olarak sağlamış olduğumuz bütün bu imkânlar sayesinde artık vatandaşımız hizmet alabiliyor.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Bakan, doktor yok; otel gibi hastane var, doktor yok.

BAŞKAN - Sayın Gürer...

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Ekonomik olarak Türkiye'nin geldiği bu noktada refahın arttığını hepimiz biliyoruz. Onun için, vatandaşımız kamu hizmetlerini en iyi şekilde, birinci sınıf alma hakkına sahip. Biz de Hükûmet olarak bu konuda bir taraftan vatandaşımıza hizmet sunmaya çalışırken, bunun en az maliyetle olmasını sağlayacak gerekli çalışmaları da yapıyoruz. Bu zaten TÜİK'in yapmış olduğu memnuniyet anketlerine de yansıyor. Özellikle sağlık konusunda yüzde 30'lar düzeyinde memnuniyet düzeyi, hükûmetlerimiz döneminde çok hızlı bir şekilde artarak yüzde 70'lerin üzerine geldi.

Dolayısıyla, kamu hizmetlerinin sunumunda farklı statülerde eleman istihdamı zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçların doğurduğu bir sonuç ama şunu da ifade edelim, yine, sorulan sorular arasında vardı: Gerek asgari ücretliler bakımından gerek memurlar bakımından, genel olarak kamu çalışanları ve daha genelinde de emekliler bakımından mali ve sosyal hakları bu dönemde reel olarak artmıştır. 2002'den itibaren mukayese yaptığınızda -yani 2002'yi bir baz alsam, bu takdirde bakıyoruz ki- gerek en düşük memur maaşı gerek ortalama memur maaşı gerek asgari ücretlinin eline geçen net tutar reel olarak da, arkadaşlar, reel olarak da...

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Kâğıt üzerinde, kâğıt.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - TÜİK'in internet sitesine girin, TÜİK'in internet sitesinde 100 liraya hangi malzemeleri alabileceğinizi görebiliyorsunuz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - TÜİK çıkar ve stajyeri de işçi saydı.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - O çalışmayı biz yaptığımızda şunu görebiliyoruz: Gerçekten kamu çalışanları bu dönemde ellerine geçen ücret geliriyle daha fazla bir refaha ve satın alma gücüne sahip.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, süreniz bitti, tamamlayın lütfen.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Bizim sorulara da yanıt versin, iki dakika verin.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Tamamlıyorum.

Dolayısıyla, önemli olan reel olarak satın alma gücüdür. Bu açıdan baktığımızda, gerek memurların gerek sözleşmelilerin gerek özellikle yapmış olduğumuz düzenlemelerle hizmet alımına dayalı çalıştırılan personelin ve gerekse emeklilerin gerçekten bu dönemde refahları reel olarak artırılmıştır.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Refahları arttı, uçuyorlar vallahi(!) Parayı nereye sığdıracaklarını bilemiyorlar, cepleri almıyor(!)

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Yeter mi? Yetmez, onu daha da artıracağız, geleceğe ilişkin inşallah bu konuda daha güzel düzenlemeler de yapacağız.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.