Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:24
Tarih:16/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi size "başarı" diye ifade ettiğiniz bir hikâyeyi anlatmak istiyorum.

Son verilerde gördük ki bir büyüme oranı yaşandı. Ne kadar güzel, keşke kalıcı ve istihdama yansıyan, hane halkı refahına yansıyan bir büyüme olsaydı ama bu büyüme KDV ve ÖTV dopingiyle yapılmıştı, bunun sonrasında da sürdürülebilir olmadığını gördük. İşte bu KDV, ÖTV dopingi de geldi, bütçeyi bozdu, bütçe açığı yarattı, bütçe disiplinini bozdu, bütçedeki bu açık ortaya çıkınca da bu açığı kapatmak gerekti. Ama Hazine ilk defa, yıllardır yapmadığı bir şeyi yaptı, bütçe açığının çok çok üzerinde bir borçlanma yapmak için -37 milyar, dün akşam da konuştuk- limiti artırdı. Bunun sebebini de bilen yok. Sayın Bakan "Spekülasyona karşı korunmak için." demişti.

Peki, diğer taraftan ne oldu? Bu borçlanmanın bir faizi var, 71 milyar dolar. 71 milyar dolar, faiz lobisine gidecek bir faiz var. Hani bir de övündüğünüz, "IMF'ye borçlanmıyoruz." dediğiniz durum var ya, hani yabancı sermayeye borçlandığınız durum, onun da bir faizi var. Tabii, bu defa, açık verince, finansal ihtiyaç hasıl olunca bir torba yasa çıksın, bu torba yasayla bir gelir toplayalım telaşına düşüldü. Bakanlık dedi ki: "Bir çalışma yapın bakalım, nerelerden vergi alabiliriz?" Bir çalışma yaptılar -biraz da çalakalem bir çalışma yapıldı- nerelerden vergi buluruzun hesabı yapıldı ve önümüze getirildi. Bunun için de "Şu kadar gelir toplayacağız bu torba yasayla çünkü biz bunları savunma harcamalarında, terörle mücadelede kullanacağız." dendi ki vatandaş içine sindirsin. Ama maalesef bunun çoğu -böyle bunun için değil- faiz lobisine, diğer finansal ihtiyaçları, ekonomi yönetiminin yanlış uygulamalarından kaynaklanan ihtiyaçları kapatmaya, yamamaya gidecek.

Adalet ve Kalkınma Partisinin önemli bir iddiası vardı iktidara geldiğinde, diyorlardı ki: "Biz dar gelirlinin millî gelirden aldığı payı yükselteceğiz." Ne oldu on beş yılda, yükselttiler mi? Hayır. Bakın, hane halkının borcunun millî gelire oranı 2002'de 1,7'yken bugün çıktı yüzde 15'e; tam tersi oldu. Bugün itibarıyla 1 milyon 300 bin kişi, kişisel kredi borçlarından ve kredi kartı borçlarından yasal takibe alınmış durumda sayın vekiller. Hani vatandaşın üstüne yüklenilmeyecekti?

Bir taraftan vatandaşa yaptığınız maaş zammı zaten TÜFE; gıda enflasyonu değil, ona yansıyan gıda enflasyonuyla yapılmıyor. Gıda enflasyonu, onun aldığı maaş zammının çok üstünde ve bu vatandaş yoksullaşıyor her gün, eziliyor altında. Yoksullaşma arttıkça da toplumda sosyal bozulmalar artıyor, siz bunun da farkında olmalısınız. Peki, başka ne oluyor? Vatandaşın bütçesi daraldıkça başka sorunlar da bu toplumda ortaya çıkabiliyor.

Gelir adaletsizliği var mı bu ülkede? Evet, gelir adaletsizliği de sürekli artma yoluna gidiyor. Şimdi ne yaptınız? Artık engellinin aracından vatandaşın sofrasındaki gazoza kadar, çocukların içtiği gazoza kadar vergi getirmeyi tercih ettiniz.

Peki, bu vergiler, zamlar, bunlar ne olacak? Enflasyona etki edecek mi? Evet, etki edecek. Peki, enflasyona etki ettiği zaman, bir de hazine bu kadar, ihtiyacının da üstünde, had safhada borçlandığı zaman bunların faizleri ne olacak? Hani diyorsunuz ya "Faiz bitsin, Merkez Bankası faizi indirsin." Sayın vekiller, hazinenin bu kadar borçlanma ihtiyacının karşısında, enflasyonun bu kadar artırıcı etkilerinin yanında bu faiz nasıl düşecek ya, nasıl düşecek? Yani, böyle bir mantık yok. Keşke o faiz düşse ama bakın, torba yasayla getirdiğiniz bir sürü ilave zamlar var, vergiler var. Bunlar dolaylı ve doğrudan vatandaşa etki ediyor, yoksullaştırıyor, eziyor. Bunlar enflasyona da etki ediyor. Bir taraftan da borçlanmanın faizi...

Sayın vekiller, lütfen, elimizi vicdanımıza koyalım, ekonomi politikalarının yanlış yürütülmesi sebebiyle vatandaşa bu kadar yüklenilmesinin karşısında durmak gerekiyor. Yani, çocuğun gazozundan tutun, engellinin aracına kadar kaldıysa artık ekonomi yönetimi, bu gerçekten had safhada bir sıkıntıdır. Lütfen, bu anlattıklarımı vicdanınızla düşünmenizi rica ederim sizlerden.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)