Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:23
Tarih:15/11/2017


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA SAİT YÜCE (Isparta) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mezarlar ve mezarlıklar toplumsal hafızanın sembol mekânları arasında yer alır. Osmanlı toplumu ölüm hakikati ve ahiret inancıyla barışık bir toplum olduğu için mezarlıklar cami hazirelerinde ve insanların yaşadığı mekânlardadır. Maalesef, ölüm gerçeğini günlük hayatın dışına itmek isteyenler de hemen her yerde şehir mezarlıklarını yok etmişlerdir. Ölüm hakikatini, necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun, insanın dünyadaki asıl vazifesi nedir gibi sorularını böylece hayatın dışına atmaya çalışmışlardır.

HDP'nin önerisinde söz edilen isimlerin birleştiği ortak kimlik Kürtlük, bugün mezarlarının yerleri bilinmeyen bu insanlar elbette öyleler ama bu isimlerin Kürt milliyetçiliğinin sembol isimler olarak kurgulanmaları ve bunlar üzerinden milliyetçiliğin beslenmesini pozitif bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Öcalan'ın bu Saitlerle ilgili hem gerici, hem İngiliz ajanı, iş birlikçisi beyanları var, bunlar kayıtlarda var. Bu öneriyi veren arkadaşların Öcalan'la da herhâlde hesaplaşmaları gerekir diye düşünüyorum.

Evet, bu yüzden Kürtler, Saidi Nursi'den, Kürtlük üzerinden ırkçılık yapanların, Kürtleri alet eden, istismar edenlerin Saidi Nursi'den ellerini çekmeleri ve onu siyasi bir araç olarak kullanmaktan vazgeçmeleri ahlaki bir sorumluluktur. Saidi Nursi sadece Kürtlerin değil, Türkiye'nin hatta Âlemiislam'ın birleştirici unsurları arasından birisidir ve öyle olmaya devam edecektir.

Kabirlerin kırılıp tahrip edildiği dönemler tek parti ve darbe dönemleridir. O zulüm ortamının yöneticileri insanlığa, İslamiyet'e, kardeşliğe yakışmayan vahim hatalara imza atmışlardır. Biz yakın tarihimizde bu kabul edilmez zulüm ve yanlışlıkları sonuna kadar reddediyoruz. Şeyh Sait 29 Haziran 1925'te idam edildi. Seyit Rıza 15 Kasım 1937'de isyan gerekçesiyle idam edildi, Bediüzzaman Saidi Nursi 23 Mart 1960 yılı ramazan ayının bir kadir gecesinde Urfa'da Hakk'ın rahmetine kavuştu ve hemen arkasından malumunuz 27 Mayıs ihtilali. 27 Mayıs darbesinin failleri onun mezarının da çok itibar göreceği endişesiyle defninden yüz on bir gün sonra 12 Temmuz 1960'ta bir gece yarısı Urfa'da sokağa çıkma yasağı ilan ederek ve Urfa'nın etrafını zırhlı birlikler ve tanklarla çevirerek, kabrinin mermerini kırarak askerî bir uçağa yükleyip bilinmeyen bir yere götürdüler. Çok şükür o günler geride kaldı.

Bediüzzaman Saidi Nursi kendisine yapılan zulümlere ve işkencelere, hapis ve sürgünlere karşı talebelerine hep şöyle seslenmişti: "Onlar yanlış yapıyorlar." Yani kendisine zulüm, işkence yapanlara, sürgün eden zındıka komitelerine, tahrik edenlere "Onlara karşı intikam beslemeyin." diyordu.

Burada tarihî bir olayı da hatırlatmak isterim. 1919'da...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAİT YÜCE (Devamla) - Bir cümle Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SAİT YÜCE (Devamla) - ...Paris'te Şerif Paşa ile Ermeni Bogos Nubar Paşa ortak bir Kürt devleti kurma müzakereleri yaptıkları sırada, Bediüzzaman Saidi Nursi şiddetle bu girişimi reddetmiş ve İstanbul'da yayınlanan gazetelerde ve telgraflarıyla "Ancak buna devletialiyye karar verir." demiş ve Kürtlerin böyle bir devlete ihtiyacı olmadığını açıkça söylemiş ve ifade etmiştir. Bugün, maalesef onun ismi kullanılarak alet edilmekte, istismar edilmekte. Bunu şiddetle reddediyoruz ve bu öneriyi de kabul etmediğimizi beyan ediyoruz.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Yüce.