Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:22
Tarih:14/11/2017


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elbette seranın sorunlarını Türkiye'nin tarımının genel sorunlarından ayrı göstermek mümkün değil. Sera, bütün yıl boyunca, bütün mevsimlerde yeşil, taze gıdaya ulaşmanın yoludur ama Türkiye'nin genel tarım anlamında üretim planlaması yapmadığı sürece sera sorunlarının giderilmesi elbette mümkün değildir. Daha dün, Antalya'da iklimsel olarak gelen hortumun darmadağın ettiği bir sera ortamının karşısında o zararı giderecek, onu yerine koyacak bir devlet mekanizması, bir sağlıklı destekleme politikası; esnek, sürdürülebilir, güvenli bir model olmadığı sürece sera üreticisinin de sorunları çözülmeyecektir, seranın da sorunları çözülmeyecektir. Sonuç şudur: Bu bir politik tercihtir arkadaşlar, politik tercih.

Tarım politikaları çok önemlidir. Bakın, Türkiye'de şu anda 6,7 milyon ton serada üretim yapılıyor, 6,7 milyon ton. Bunun içerisinde üzümsü meyvelerden tutun da diğer sert çekirdekli meyvelere kadar, domatesinden tutun da patlıcanına kadar... Hemen hemen yüzde 50'si domatestir ama bir uçak düşüyor, domates çiftçisi yerle bir. Sera üreticisi mi uçağı düşürdü? Bunun sorumlusu sera üreticisi midir? Hayır. Kimdir? Tarım politikalarıdır. Bir seranın maliyetinin 50 bin lira, 60 bin lira olduğu bir ülkede ne yazık ki bir tarım politikası olmayınca ve 1 ile 3 dönüm arasında ortalama sera büyüklüğü olan bir çiftçinin kalkınması, ayakta durması mümkün müdür? Elbette değildir. Nedir mesele? Mesele şudur: Tarıma sağlıklı bir bütçe ayırmak gerekir, üretime sağlıklı bir bütçe ayrılması gerekir. Ayrıca bir kontrol mekanizması, bir denetim mekanizması olması lazım. Çiftçi Türkiye'nin her yerinde canı ne isterse onu yapıyor. Arz ve talep meselesi üzerinden yürüyen bir sistem. Bu sene domates para ediyorsa gelecek sene herkes domates ekiyor, bu sene patlıcan para ediyorsa gelecek sene herkes patlıcan ekiyor; böyle bir model üzerinden siz tarımın sorunlarını çözebilir misiniz? Elbette çözemezsiniz. Bir denetim ama en önemlisi bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç var. Nedir bu? TARSİM getirdiniz, serada bir delik var, TARSİM olmuyor; hisseli parseller, TARSİM olmuyor; Afet Kanunu, toplam varlığınızın yüzde 40'ını kaybedeceksiniz yani çiftçiye diyorsunuz ki ölün, her şeyiniz bitsin, ondan sonra bir bakacağız, belki size bir şeyler veririz. Girdiler konusunda arkadaşlarımız bütün eksiklikleri söyledi. Mazot, ilaç, gübre, tohum...

Değerli milletvekilleri, artık kendinizi kandırmayın. Bu topraklarda bu ülkenin kendi yerli tohumu yok. Yeni dünya düzeninin toprak gasbı modeliyle yabancı şirketler bu topraklarda sözleşmeli tohum üretiyor, biz de ona sevine sevine "yerli tohum" diyoruz. Ya komik, kendimizi gülünç hâle getiriyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Bu ülke topraklarında yerli tohum üretimimiz hemen hemen yoktur. Dileğim ve isteğim, küresel ısınmayı önceleyen, iklim değişikliklerini fark eden, toplumun temel ihtiyaçlarını önceleyen, 80 milyon insanın karnını doyuracak, tarımda gıda egemenliği ve gıda güvenliğini önceleyen, halkçı, yurtsever, çiftçiden, üreticiden, seradan yana bir tarım politikası ama bunun Adalet ve Kalkınma Partisinin politikalarında olmayacağı kesin.

Araştırma önergesini destekliyoruz.

Saygılar sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)