Konu:Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:21
Tarih:13/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, Süleymaniye ve Halepçe'deki depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor ve acılarını paylaşıyorum.

Ne yazık ki adım adım yaklaşan bir deprem gerçeğiyle karşı karşıyayız ama Hükûmetimiz, şu anda Türkiye'yi yönetenler depremin yıkıcılığına karşı önlem almak yerine hâlâ rant peşinde koşmaya devam ediyorlar. Bakın, İstanbul'un can damarı kuzey ormanlarına hançer gibi saplanan üçüncü havalimanının hemen yanındaki 185 dönümlük araziye kanun hükmünde kararnameyle imar planı tadilatı yapma yetkisi verildi. E, hani siz bu KHK'larla güya teröre karşı mücadele edecektiniz? Sizin KHK'ları çıkarma sebebinizin teröre karşı mücadele değil, ranta daha kolay ulaşmak için yeni bir mücadele olduğunu görüyoruz.

Rant ihtiyacınız, rant hasretiniz, rant aşkınız bununla da bitmiyor. İstanbul'da 1999 ve 2003 yılları arasında ayrılan tam 493 deprem toplanma merkezi var. Bugün merak ettim ve bu deprem toplanma merkezlerinin nerede olduğunu Başbakanlığa sordum. Başbakanlığa bağlı İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünden gelen yazı şu, resmî yazıda deniyor ki: "Deprem toplanma alanlarında zaman zaman azalma oluyor, o yüzden listeyi güncelliyoruz." Aslında müdürlük şunu söylüyor: Bağlı bulunduğumuz iktidar 493 alanı ranta açtı, yandaşlara peşkeş çekti, Zorlu AVM'yi yaptırdı. Başka neyi yaptırdı? Karayolları 17'nci Bölge Müdürlüğünün arazisini ranta açtı, Zaman Gazetesine deprem toplanma alanının yerini verdi ve Zaman Gazetesi deprem toplanma alanının üstüne binasını kurdu. Sadece buralar mı? Tabii ki buralar değil. Ünalan Mahallesinde 80 bin kişinin sığınacağı yeşil alan ve deprem toplanma bölgesi Katarlı Emaar firmasına verildi, yetmedi, mahalle halkı isyan etti "Yapmayın, deprem olduğunda nereye saklanacağız?" dedi, sanki Nasreddin Hoca ve Timur'un o meşhur fıkrası yeniden gerçekleşiyormuş gibi diğer deprem toplanma alanı da Bilal Erdoğan'ın yöneticisi olduğu TÜRGEV'e peşkeş çekildi. Şu anda Üsküdar'ın Ünalan Mahallesinin 80 bin kişilik nüfusunun deprem olduğunda kaçacak, sığınacak yeri yok. Ha, AKP yönetimi şunu diyebilir: Efendim, AVM'ye sığınsınlar. Emin olun ki sizin rant uğruna yaptırdığınız o AVM'ler 20 milyonluk İstanbul halkının âdeta mezarı olacak. Siz İstanbul'a iyilik yapmıyorsunuz; İstanbullulara koca koca, dikine dikine, dikey binalarla mezarlıklar yapıyorsunuz. İşte bunun adı AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın da dediği gibi "İstanbul'a ihanettir." Ve ne yazık ki bu ihanet her geçen gün artarak devam ediyor. İstanbul'a ihanet edenler aslında 20 milyon insanı ölüme terk ediyor, ceplerini parayla doldururken o paraları yiyecekleri bir şehir bile bırakmıyor. Şu anda beni bir şaşkınlıkla izliyorsunuz, evet, farkındayım. "Bu kadar parayı gerçekten nerede yiyeceğiz?" diye düşünüyorsunuz. Emin olun ki şu yarattığınız İstanbul cangılı tam bir cehenneme dönüştü ve cebinizdeki parayla, cebinizdeki maaşlarınızla artık güvenli bir şekilde sokağa çıkıp para dahi harcayamayacaksınız. Bakın, Süleymaniye'de ve Halepçe'de depremde neler olduğunu gördük. Deprem adım adım yaklaşıyor. Ama ne yazık ki Hükûmetiniz 493 arsayı AVM'lere, iş adamlarına, Katarlı büyük holdinglere peşkeş çekerek İstanbul'da nefes alabileceğimiz yer dahi bırakmıyor. Öyle "Biz ihanet ettik." diyerek bu işin içinden sıyrılamazsınız. Eğer ortada bir ihanet varsa bu hem İstanbul hem Türkiye halkına yapılmış bir ihanettir ve halkımız hiçbir ihaneti karşılıksız bırakmaz, hiçbir ihaneti cezasız bırakmaz. Bu ihanetin bedelini de 2019 yılında yapılması planlanan seçimlerde ağır bir şekilde ödeyeceksiniz çünkü İstanbullular artık nefes alamıyorlar. İstanbul'da bir yerden bir yere gitmek âdeta bir zulme dönüşüyor. Belediye başkanlarına faturayı keserek de kurtulamazsınız. Burada çıkardığınız imar rantları yüzünden İstanbul halkı ölüme terk edilmiştir. Depremde yaşanacak her can ve mal kaybından bu rant politikalarına destek veren sizler de sorumlusunuz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Yarkadaş.