Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:20
Tarih:09/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her yıl binlerce işçi ve emekçi güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Geçtiğimiz ekim ayında, seçim bölgem İzmir Aliağa TÜPRAŞ Rafinerisinde gerçekleşen patlama sonucu 4 işçi, Şırnak'taki kömür ocağında meydana gelen patlama sonrası 7 işçi maalesef yaşamını yitirdi. Son olarak da dün Bursa'nın Gürsu ilçesindeki bir boya imalathanesinde meydana gelen patlama sonucu 5 işçimiz hayatını kaybetti.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği anlamında çok önemli sorunlar yaşanıyor. Özellikle, size bir iki konuda bilgi vermek istiyorum: İstatistiklere hepimiz ulaşıyoruz ama esas olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası yürürlüğe girdikten sonra, bu konuda ciddi ölüm vakalarıyla karşı karşıyayız. Mesela, 2013 yılının ilk dokuz ayında 881 işçi hayatını kaybediyor. 2014'te 1.451 işçi, 2015'te 1.319 işçi, 2016 yılında -yine ilk dokuz aylar için bunları söylüyorum- 1.464 işçi, 2017 yılının ilk dokuz ayında ise 1.485 işçi hayatını kaybetmiş.

Değerli milletvekilleri, şimdi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'yla birlikte Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi oluşturuluyor. Bu Konsey yılda 2 kez toplanıyor ama bu sene 1 kez toplanmış. Ne yapıyor bu Konsey, görevi ne? Bu konuda strateji oluşturmak, politika oluşturmaktır yani "İş sağlığı ve güvenliği şartlarını nasıl oluştururuz." diye ama maalesef, 1 kez toplanmış durumda.

İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmadığı hiçbir iş yerinde işçilerin çalıştırılması çağdaş dünyada kabul edilebilir bir durum değildir. Bir örnekle: Bize göre, iş sağlığı ve güvenliği şartları sağlanmadan tüm maden ocaklarının kapatılması lazım. Siz iş sağlığı ve güvenliği şartlarını sağlarsanız, maden ocaklarını tekrar çalışır hâle getirirsiniz ve bu şekilde de işçi ölümlerinin önüne geçilmiş olur.

Değerli milletvekilleri, şimdi, ikinci bir hususu daha belirtmek istiyorum: Yine, 6331 sayılı Yasa'nın 13'üncü maddesinde "Çalışmaktan kaçınma hakkı" başlığı var ama çok ilginçtir, yaptığım araştırmalarda, hiçbir işçi yakın tehlikeyi sezerek, iş güvenliği anlamında tüm şartların yok edildiği bir şartta bile işten kaçınma hakkını kullanamamış. Niye? Çünkü işveren var karşısında. Bu konuda, eğer siz orayı güvensiz bir iş alanı olarak ilan ederseniz ya işinizden olursunuz ya da yaptığınız işten bir türlü kurtulamamış olursunuz.

Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan buradayken bir şeyi daha belirtmek istiyorum. Acaba Sayın Bakan veya Bakanlığı bu konuda bir projeksiyon geliştirdi mi, bir projesi var mı? Tüm iş güvenliği uzmanlarının ücretlerinin kamu tarafından ödenmesi meselesi. Bakın, iş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimleri de dâhil, işverene ait olarak çalışıyorlar, işvereninin emrinde çalışıyorlar. Bunu aslında, önlenebilecek kazaları bile önlenemeyecek hâle getirmenin de bir nedeni olarak görüyoruz. Bilmiyorum, Bakanlık bu konuda bir araştırma yaptı mı bunun yükü nedir diye. İş sağlığı ve güvenliği anlamında, iş güvenliği uzmanlarının kamu personeli olarak değerlendirilme zorunluluğu vardır yoksa bu iş cinayetlerini hiçbir şekilde engellemeyeceğiz diye düşünüyorum.

Bu torba kanun tasarıyla ilgili de bir şey söylemek istiyorum. Mesela, bizim Komisyon Başkanımız Habib Bey burada. Habib Bey çok hassas bir insan, biliyorum, çalışkan bir insan, tabii, Sivaslı olunca da başka bir şey. Burada hep Adıyaman şovenizmi yapılıyor, biraz da biz Sivaslı muhabbeti yapalım.

Şimdi, Sayın Başkan, 6785 sayılı eski İmar Kanunu'yla ilgili bir değişiklik var, imar mevzuatıyla ilgili bir değişiklik var ama bizim Komisyonumuza gelmedi bu; Komisyonun aslında değerlendirmesi gereken bir husus ve siz Komisyonu toplamalısınız.

MEHMET HABİB SOLUK (Sivas) - Tali komisyon olarak geldi ama süre darlığı nedeniyle, bütçeden önce de kanunu çıkartabilmek için...

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Evet...

BAŞKAN - Siz devam edin.

Bakın, bitiyor, sonra bir dakika istersiniz, ona göre.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Tamam, evet. Bunlar çok önemli hususlar. Yani arkadaşlar, komisyonlarda değerlendirilmeyen, tetkik etmediğimiz, birlikte bir ortak fikir oluşturulmadan çıkan yasalar, aslında biraz daha oligarşik bürokrasinin bizim önümüze dayattığı yasalar şeklinde geliyor ve yeterince araştıramıyoruz, bunu tartışamıyoruz ve güncel olma özelliklerini de yitirmiş oluyorlar.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)