Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:18
Tarih:07/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Zonguldak'ta, Türkiye Taşkömürü Kurumunda çalışan maden işçilerinin, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısını protesto için hayatları pahasına, ölümü göze alarak başlattıkları dışarı çıkmama eylemlerini ve kazanımlarını buradan en içten dileklerimle selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, hâlihazırda oldukça kötü koşullarda çalışmak zorunda bırakılan ve özelleştirmeyle koşulları daha da ağırlaşacak olan bu madenciler "Madenler bizimdir." diyerek haklı ve onurlu bir eyleme girişmişlerdir. Aslında bunun adı da radikal demokrasidir; kutluyorum onları. Şirvan'da, Ermenek'te, Soma'da bedel ödeyenler hep madenciler ve yakınları olmuştur. Bu özelleştirmenin karşısında olduğumuzu da bir kez daha burada belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Hükûmet bu tasarının 4'üncü maddesiyle Köy Kanunu'na geçici bir madde ekleyerek hâlihazırda devam eden bir mağduriyetin önüne geçmeyi hedeflediğini tasarının gerekçesinde açıklamıştır. Şimdi, bu düzenleme hazırlanırken bölgesel farklılıklar göz önünde bulundurulmuş mudur? Bu konuda tasarı metnini hazırlayanlar hangi çalışmaları yapmışlardır? 2020'ye kadarki düzenlemeden ne kadar bir gelir elde edilecek, hâlihazırda bu uygulamadan kaç kişi mağduriyetini giderecek?

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, bu büyükşehir yasasıyla köylerin genel yönetim kapsamına alınması meselesi gerçekten çok büyük bir kargaşaya neden oluyor. Bir kere köy tüzel kişiliklerinin yerini mahalleler alıyor ve buradaki taşınmazların, özellikle kamuya ait taşınmazların, kamu dışı alanlarda yeniden tespit edilen taşınmazların hepsi karşımıza büyük bir sorun olarak çıkıyor. Tam bu noktada, Köy Kanunu'yla ilgili bir değişiklik yapılırken size Köy Kanunu'nun bir maddesini okumak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, şimdi Köy Kanunu çok eski bir kanun. Cumhuriyetin ilk yıllarında, cumhuriyetin kurucu iradesinin ilk çıkardığı kanunlardan birisidir 442 sayılı Köy Kanunu. Şimdi, bir köy tanımı yapılıyor ve köy tanımını size okuyacağım değerli milletvekilleri: "Madde 2 - Cami, mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık evlerde oturan insanlar bağ ve bahçe ve tarlalarıyla birlikte bir köy teşkil ederler." deniyor. E, peki, içerisinde cemevi olanlar köy olmayacak mı? Kilise olanlar köy kapsamı dışına mı çıkacak?

Arkadaşlar, bakın, bu köy tüzel kişiliği de yanlış bir tanımlamadır. Yasa 1924 yılında çıkarılması nedeniyle eski bir yasa, bunu değiştirmemiz gerekiyor; bu konuda kanun teklifimiz var. Bu farklılaşmaya, bu ayrıştırıcılığa, bu ötekileştirmeye de bizim son vermemiz gerekiyor, aslında Meclisin en önemli sorunlarından birisi de budur.

Bakın, yine aynı yasayla ilgili olarak, Köy Kanunu madde 12'de deniyor ki: "Köye ait işler ikiye ayrılır." Hüseyin ağabey, dinle bunu bak. "Mecburi olan işler, bir de köylünün isteğine bağlı olan işler." Köylünün isteğine bağlı işlerde bir mecburiyet yok ama mecburi işlerde şu deniyor: "Köylü mecburi olan işleri görmezse ceza görür." Hükûmet ceza verecek oraya. Köy Kanunu'nu aynen okuyorum arkadaşlar. "İsteğine bağlı olan işlerde ceza yoktur. Ancak köylünün isteğine bağlı bu gibi işlerde köy derneğinin yarısından çoğu hükmederler ve vilayete bağlı olan yerlerde vali ve kazaya bağlı olan köylerde kaymakamın rızasını alırlarsa o iş bütün köylü için mecburi olur. Ve yapmayan ceza görür." deniyor. Yine, madde 13'te deniyor ki: "Köylünün mecburi işleri şunlardır..." Sıtmayla falan mücadele, etrafı temiz tutun falan deniyor. En sonunda 14'üncü maddede deniyor ki: "Köyde bir mescit yapmak." Ya, arkadaşlar, köylere göre değişiyor, tabii ki mescit de bir ihtiyaçtır. Müslüman arkadaşlara, Müslüman arkadaşların yaşadığı köylere bir şey demiyoruz, saygı duyuyoruz, ihtiyaçsa yapılacak. Ama, Alevi köylerini zorunlu kılıyorsunuz. Hristiyan köylerine zorunlu "Mescit yap." diyorsunuz. Değil mi Vekilim, kabul ediyor musunuz?

GÜRSEL EROL (Tunceli) - Doğru söylüyorsun.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Ediyorsunuz, doğru söylüyoruz.

Yani, bunları önce bir ayrıştırmamız gerekiyor.

Sonra arkadaşlar, bugün büyükşehir yasasıyla birlikte mahalle statüsüne gelen çok değerli taşınmazlarımız var. Bunların planlanması, bunların sosyal donatı alanlarına, yeni yerleşim alanlarına açılması gerçekten çok büyük bir rantı da gündeme getiriyor. Aslında son derece tehlikeli de bir yasa yapıyoruz. Bu anlamda bu maddenin tekrar geriye çekilmesini, yasadan çıkartılmasını istiyoruz.

Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)