Konu:Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:18
Tarih:07/11/2017


Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 502 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 2'nci maddesi hakkında görüş belirteceğim.

Öncelikle, 16 farklı bakanlığı, 7 ayrı ihtisas komisyonunu, 65 yasayı ilgilendiren 130 maddelik değişikliği kısa bir sürede Komisyonun görüşüne sunmak ve ardından Genel Kurula getirmek on yedi yıllık AK PARTİ iktidarının bir özeti şeklinde değerlendirilebilir. Bakanlıkların kendi bürokratlarının bile hâkim olmadığı, sonuçlarına dair yeterli açıklamaların yapılamadığı, sorunları çözmekten çok, daha da büyüten bir torba yasayla karşı karşıya bulunmaktayız.

Değerli arkadaşlar, bakın, ben de Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyesiyim, iki yıl içerisinde hiçbir konuyu, hiçbir kanun tasarını, teklifini görüşemedik ama torba kanun bu komisyonlardan geçmeden de buraya açıkça, çabucak, hızlı bir şekilde getirilebilmektedir.

Değerli milletvekilleri, inşaat sektörünü canlı tutmak adına toplumu giderek yoksullaştıran yasalar, iç içe geçmiş bir vaziyette önümüzde duruyor. Daha önce de torba yasaların yarattıkları olumsuz sonuçları burada birlikte tartışmıştık ama ne yazık ki Hükûmet hatalarından ders çıkarmak yerine, iktidarını sürdürülebilir kılmak adına Meclis iradesini yok saymaktadır. Bu anlamda, iktidar partisi bir Parlamentonun temel karakteristiği olan uzlaşı kültürünü yok etmekte, sadece bugüne değil, yasama geleneğinin geleceğine büyük zararlar vermektedir. Son üç yıldır izlenen politikaların bu amaca hizmet etmediği ortadayken üzerinde görüştüğümüz son torba tasarısının kısa vadede dahi çözüm üretemeyeceği hepiniz tarafından da bilinmektedir.

Kamuoyu siyasal ortamın gerginliğini taşımakta ve bu çözümsüzlükten bir çıkış noktası aramaktayken çözüm yollarına izin verilmemesinin ise sadece ekonomiye değil, demokrasi kültürümüze de çok büyük zararları olacaktır.

Değerli milletvekilleri, torba yasa neler mi içeriyor? Bakanlar Kuruluna kış saati uygulaması için izin vermekten internet kullanımından alınan vergilere, motorlu taşıtlar vergisinden emlak vergisine, toprağın tarım dışı kullanımından meraların kullanımına uzanan, birbiriyle alakası olmayan tüm tasarılar iç içe geçmiş durumda. Yani, deyim yerindeyse, tam bir torba yasa, içine her şey atılmış.

Bu şekilde yasa çıkarılamaz değerli milletvekilleri. Bu şekilde ekonomi politikası tutturulamaz. Sanayiden eğitime, her alanda bu torba yasa mantığının ağır sonuçlarını yaşamaktayız, yaşayacağız.

Bu tasarı maddesiyle ilk olarak elektronik haberleşmeyle ilgili düzenlemeler göze çarpmaktadır. Vatandaşa yönelik bir düzenleme olmaktan çok, şirketlere ve sermayeye yönelik bir vergi affı getirilmektedir. Tek kalemde 3 büyük şirketin borçlarının silinmesi, tüm sorumluluğu vatandaşın üzerine yüklemek anlamına gelmektedir. Özel iletişim vergisinin yüzde 7,5'a sabitlenmesi, aynı zamanda yine internet kullanımı vergisinin de yüzde 50 artışı anlamına gelmektedir.

Bilişim çağıyla birlikte internetin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Nasıl ki kitap, gazete, derginin yerini zamanla televizyon almışsa şimdi de bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabii ki internet, televizyonun yerini almaya başlamıştır. Üstelik internetin yarattığı etki, diğerleriyle ölçülemeyecek bir yerde durmaktadır. İnterneti bu kadar vazgeçilmez kılan şey, yarattığı sosyal medyadır. Artık sosyal medya sadece hoşça vakit geçirilen bir yer değil, modern dünyanın bireyleri için bilgi, analiz, düşünce ve kendini ifade edebileceği bir alana ve düzleme dönüşmüştür.

İnternet hayatımızda bu kadar önemli bir yerde duruyorken halkın daha ucuz internete ulaşmasının önünü açmak yerine iletişim şirketlerinin vergi yükünü halka yüklemek "vergi adaleti" kavramının içinin boşaltılmasına neden olmaktadır.

Şirketler, sermaye sahipleri daha fazla kazansın diye halkın cebindeki son kuruşa bile göz dikmek bu sistemin sürdürülemez olduğunun da bir kanıtıdır.

Vergi adaletini sağlamak yerine bu adaletsizliği giderek artıran yasalar çıkarmak toplumsal bir yozlaşmanın da önünü açmaktadır. Devletin asli geliri vergilerdir ve sağlıklı bir vergi sistemi toplumsal barışın sağlanması için oldukça önemlidir. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alarak toplumsal ihtiyaçların karşılanması, bu sayede kamusal hizmet aracılığıyla toplumsal eşitsizliklerin giderilmesi, toplumun geleceğinin güvenli bir şekilde biçimlenmesi, sağlıklı bir büyüme arzulanan bir şey olarak önümüzde durmaktadır.

Bu bağlamda, bu maddenin geri çekilmesi ve vergi adaleti çerçevesinde yeniden düzenlenmesi gerekir diyor, cümlenizi saygıyla tekrar selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)