Konu:AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:76
Tarih:08/03/2012


AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RIZA TÜRMEN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Dünya Kadınlar Günü. Bütün kadınlara bugünün kutlu olmasını dilerim fakat Türkiye'deki kadınlar bakımından fazla kutlanacak bir şey yok, üzüntüyle bunu gözlemliyoruz. Günde en az 1 kadının öldürüldüğü, çoğunlukla 1'den fazla kadının öldürüldüğü bir ülkede, kadınlar bakımından ancak endişe duyulacak bir durum var, kutlanılacak bir durumdan ziyade.

Önümüze gelen kanun tasarısı tabii ki olumlu bir adımdır fakat bilmemiz gerekir ki kadına karşı şiddetin önlenmesi, sadece yasalarla mümkün olmayacaktır. Burada çok daha derin, çok daha önemli, bir kadına bakış, toplumda kadına bakış meselesi vardır.

Kadına karşı şiddetin kaynağı gerçekte kadının özgürlüğüyle çok yakından ilintilidir, kadın üzerindeki erkek egemenliğiyle çok yakından bağlantılıdır ancak bu ortadan kaldırıldığı takdirde kadının üzerindeki şiddet de azaltılabilecektir.

O nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim eşitlik anlayışımız, egemenlik ilişkilerinin sona erdirilmesi şeklindedir. Bütün egemenlik ilişkilerinin ister bir dinsel grubun başka bir dinsel grup üzerinde ister bir etnik grubun başka bir etnik grup üzerinde ister erkeğin kadın üzerindeki egemenlik ilişkilerinin sona erdirilmesi şeklinde anlıyoruz eşitliği. Ancak böyle bir eşitliktir ki özgürlüğe yol açacaktır, kadının özgürlüğüne yol açacaktır.

Kadının özgürleşmesi meselesi aslında kadının özne olması, kadının kendi hayat hikâyesini yazabilen bağımsız bir özne olabilmesi meselesidir. Oysa, kadın bizde ataerkil bir aileden, onun baskısından kurtulup kocasının baskı alanına geçtiğinden bu özgürleşme mümkün olmamaktadır. Kadın her zaman bir özel yaşamın, sınırları erkek tarafından çizilen bir özel yaşamın parçası olmaktadır. Bu özel yaşamın sınırları içinde yaşamaya mahkûm edilmektedir. Kadının özgürleşmesi ekonomik özgürleşme olduğu kadar kadının kendi gövdesi üzerinde tasarruf etme özgürlüğüdür. Bu özgürlükler sağlanamadığı sürece kadın bu özel yaşamın sınırları içinde kalmaya mahkûmdur. Zaten kadına karşı şiddet işte buradan kaynaklanmaktadır. Erkeğin egemenliğinde yaşayan, erkeğin özel yaşamına ait olan kadın bağımsız bir karar verirse -boşanmak gibi- erkek iradesine karşı kendi iradesini koyarsa erkek kendi özel yaşamındaki bu bağımsız iradeye tahammül edememektedir. İşte, cinayetlerin temel nedeni de bundan çıkmaktadır.

"Ailenin korunması" başlığını taşımaktadır kanun. Ailenin korunması ile kadının şiddetten korunması aynı şey değildir, farklı şeylerdir hatta bazen çelişkili şeyler olabilir. Çünkü birçok durumda görüyoruz ki -Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türkiye'nin mahkûm edildiği kararda da bu vardı- kadın şiddet dolayısıyla şikâyete gittiği zaman ilgili makamlar "Bu aile işidir, ailenin iç işlerine biz karışmayalım." gibi bir tutum sergilemektedirler. Bu tutum yüzünden kadın, işte, şikâyeti dikkate alınmamakta, koruma verilmemekte, sonunda da öldürülmektedir. Onun için ailenin korunması aslında kadının korunması anlamına gelmemektedir. Tam tersine, belki de, yani ilgili makamların ailenin işlerine karışabilmesi gerekir ki kadının korunması mümkün olabilsin.

Bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararında bir şey daha görüyoruz. Kadına karşı şiddet ayrımcılıkla birlikte ele alınmaktadır. Kadına karşı şiddetin temelinde kadına karşı ayrımcılık yatmaktadır. O nedenle kanun teklifinin başında "Ailenin korunması" olması kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılmasına yardımcı olmayacaktır.

Bizim teklifimiz aile mahkemesi hâkiminin kanun teklifine, 13'üncü maddeye girmesi yönündedir ve "Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez." ibaresinin kaldırılmasını öngörmekteyiz. Niçin altı ayla sınırlı olsun, bunun izahı güçtür. Biz bunun kaldırılmasını ve hâkimin bu işte uzman aile mahkemesi olmasını dilemekteyiz.

Bir de tabii ki, şiddet sadece kadına karşı değil, her türlü cinsel eğilime karşı da şiddet gösterilmektedir, yasanın kapsamında diğer cinsel eğilimler nedeniyle, bundan kaynaklanan şiddetin önlenmesini dilerdik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Bunun olmadığını büyük bir üzüntüyle görüyoruz. Bu yasada bu da büyük bir eksikliktir.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Türmen, çok teşekkür ediyorum.