Konu:Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:12
Tarih:24/10/2017


Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Basmacı'nın bahsettiği, Pamukkale Üniversitesi Hastanesindeki yemek ihalesiyle ilgili bu bilgiyi âdeta ihbar kabul edip bunun üzerinde gerekli çalışma yapılacak. Bundan endişeniz olmasın.

MELİKE BASMACI (Denizli) - Teşekkür ediyorum.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) - Ben teşekkür ediyorum.

Ben özellikle Sağlık Bakanlığıyla ilgili, sağlıkla ilgili sorulara cevap vermek istiyorum. Arkadaşlara da teşekkür ediyorum, ağırlıklı olarak sağlıkla ilgili sorular sordular. Bu nedenle atlamak istemiyorum.

Sayın Tümer sorusunda 16.500 kadronun dışında, atama bekleyen 433 bin sağlıkla ilgili eğitim görmüş kişiden bahsetti ki önemli elbette. Ancak takdir edersiniz, Türkiye'de Sağlık Bakanlığında olduğu gibi bütün bakanlıklarda kadro sorunu var, kadro tahsis edildikçe, biz yeterince kadro temin ettikçe atamaları yapıyoruz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Başka bir iktidar daha mı var? Siz iktidardasınız, kadroyu açın Sayın Bakanım.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) - Tabii, ülkenin, sağlığın, hastanelerin ihtiyaçlarını esas alarak, halkın ihtiyaçlarını da esas alarak bu atamaları yapıyoruz.

Güvenlik soruşturmasına gelince: Tabii ki güvenlik soruşturması yapmak zorundayız yeni göreve getirilenler için. Bunu ilgili yerlerden istiyoruz. Gelen bilgiler derhâl değerlendirmeye alınıyor ve ataması yapılıyor. Şimdi, mesela, yarın itibarıyla, yeni kura döneminde 10 bin yeni ataması olacak uzman hekim ve pratisyen arkadaşlarımızın. Onların listesini hemen gönderdik, güvenlik soruşturmasıyla ilgili çalışmaları devam ediyor. Yani bize güvenlik soruşturması gelmiş olanları geciktirmeden değerlendiriyoruz, hiç kimseyi atama noktasında bekletmiyoruz.

Sayın Tanal'ın aynı hastanede aynı hastalıktan tedavi görmüş 2 kişiye ait faturanın birbirinden çok farklı olduğu değerlendirmesini ele almak istiyorum. Elbette, arkadaşlar, bunun derhâl üzerine gideceğiz, değerlendireceğiz.

Buradan bir konuya geçmek istiyorum. Biz sağlıkta dijital dönemi başlattık ve bunu giderek geliştiriyoruz. Bundan sonra e-Nabız Sistemi üzerinden vatandaşın almış olduğu tedavilerin ve yapılmış olan tetkiklerin hepsi ilgili yerlerden doğrudan görülebilecek ve mükerrer tetkikler veyahut da lüzumsuz, mükerrer tedaviler yapılmayacak, bunlar takip edilecek. Bu konuda sadece Sağlık Bakanlığı değil, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza bağlı Sosyal Güvenlik Kurumuyla da birlikte hareket edeceğiz. Bu, aynı zamanda, sağlıkta israfın da önüne geçecek bir çalışma.

Yine, sağlıkta şiddetle ilgili, Sayın Tanal'ın sormuş olduğu soruyu... Maalesef, Türkiye'de, sağlık hizmeti veren hastanelerimizde ve diğer yerlerde sağlık çalışanları şiddete maruz kalıyor. Bununla ilgili daha önceden alınmış tedbirler var ve biz kamu olarak şiddete uğrayan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız için hukuki destek veriyoruz. Yeni bir yasal düzenlemeyle de bu desteğin bütün, diğer özel alanlarda hizmet veren sağlıkçılara da verilmesini sağlayacağız.

Tabii ki sağlıkta şiddet konusu gerçekten kabul edilebilir bir şey değil. İnsanlara şifa dağıtan ellere el kalkmaması lazım. İnsanların derdiyle ilgilenen ve onları tedavi eden kişilere şiddetin uygulanması önemli bir zaaf ve önemli bir kayıp. Biz bu konuda çalışmalar başlattık, bunun sebepleri üzerinde çalışıyoruz ve buna karşı ne yapılabilir... Tabii ki vatandaş hastaneye geldiğinde, özellikle acil servislerde -herkes için kendi hastası acil hastadır- hasta orada yeterli ihtimam görmediği hissine kapılırsa burada bir "frotman", bir sürtüşme olacaktır. Biz hekim arkadaşlarımızın da orada çalışan diğer personelimizin de bu konuda vatandaşa karşı hizmette vatandaşın gerilimine neden olacak kusurlar içerisine girmemesi konusunda gerekli eğitim çalışmalarını da yapmaya hazırlanıyoruz ve bunları yapacağız. Ama sağlıkta şiddeti asla kabul etmiyoruz, kınıyoruz. Orada sağlık çalışanına kalkan eli, uygulanan şiddeti kendimize yapılmış addediyoruz. Bununla ilgili çalışmaları hep birlikte Meclisimizde ve Sağlık Bakanlığında devam ettireceğiz.

Sayın Kayışoğlu'nun yoğun bakım üniteleriyle ilgili ve Bursa'daki yetersizlikle ilgili sorduğu soruya gelince: Gerçekten yoğun bakım üniteleri fevkalade önemli ve Türkiye bu konuda çok büyük mesafeler katetti on beş yıllık süre içerisinde ama bazı yerlerde yoğun bakım ünitelerinin, yoğun bakım yataklarının normalden fazla işgal edildiğine şahit oluyoruz süre olarak. Bunların da önüne geçecek tedbirleri almak için takip ediyoruz, gayret ediyoruz; yoğun bakım ünite sayısını da artırıyoruz. Yeni hastanelerimiz ve mevcut hastanelerimizde bu konuda çalışmalarımız var.

Şehir hastaneleriyle ilgili konuya gelince, Sayın Balbay bahsetti: Şehir hastaneleri Türkiye'de yeni bir vizyonun başlangıcı, gerçekten meseleyi sadece bir bina olarak görmeyelim. Türkiye sağlık hizmetleri noktasında dünya ortalamasının önünde bir seviyede ve sahip olduğumuz gayrisafi millî hasılanın üzerindeki bir sağlık hizmetini vatandaşımıza sunuyoruz. Şehir hastaneleri vatandaşımıza layık olduğunun en güzelini sunacak hastanelerdir. Onların gelişmesi bittiğinde hizmetlerin kalitesinin artışını da birlikte izleyeceğiz.

Ben, Sağlık Bakanlığıyla ilgili soruları böyle cevaplandırdıktan sonra, diğer bakanlıkları ilgilendiren soruları ise bakanlarımızın yazılı olarak cevaplayacağını burada açıklamak istiyorum.

Sorulan sorular için arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, cevabım bu kadar Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Bakan, söz süreniz bitti, tamamlayın lütfen, buyurun.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN (Samsun) - Ben, diğer bakanlıklarla ilgili soruları, bakan arkadaşlarımızın yazılı olarak cevaplayacağını söylüyorum ve teşekkür ediyorum.