Konu:Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:11
Tarih:19/10/2017


Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DİLEK ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maddeyle boşandıktan sonra eşinin soyadını kullanmaya devam eden kadınların kendi soyadlarını alması ve evliyken eşinin soyadıyla birlikte kendi soyadını kullanan kadınların yalnızca eşlerinin soyadını kullanma talepleri bir dilekçe yazmak kadar kolay kılınırken, bunun gerekçesi olarak da mahkemelerin iş yükünün azaltılması ve vatandaş memnuniyetinin arttırılması ifade ediliyorken neden kadınlar evlenirken kendi soyadlarını muhafaza etmek için hâlâ mahkemeye gitmeli. Soyadı işlemlerinde yapılacak kolaylık bile yine kadın erkek eşitsizliğine dayanmaktadır. Bu madde de diğer maddelerde belirtildiği üzere kadınların lehine olacak şekilde düzenlenmelidir.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz yıllarda kürtajı yasaklamaya çalışan, istismarcıların istismar ettikleri çocuklarla evlenmeleri hâlinde serbest kalmalarını sağlayacak yasa tasarısı hazırlayan, kadınların gece mesai saatlerini artıran Hükûmet şimdi ise bu yasa tasarısını kanunlaştırmaya çalışmaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddetin her geçen gün katbekat artmasına karşın, Hükûmet tarafından kadına yönelik katliamların ve erkek şiddetinin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına dönük politikalar üretilmemektedir. Aksine bugün de tecrübe ettiğimiz üzere çıkarılan ve çıkarılmak istenen yasalarla toplumda kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık artmaktadır. Kadınların evde, sokakta, iş yerlerinde yaşam alanları daraltılmak istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarına ilişkin bugüne kadar Hükûmete defaatle sorduğumuz sorular yanıtsız kalmış, konuya ilişkin Meclis araştırma önergelerimiz ise iktidarın oy çokluğuyla kabul edilmemiştir. Bir Hükûmet politikası olarak yok sayılmaya, üstü örtülmeye çalışılmıştır. Buna karşılık hayatlarımıza dair bu kadar önemli bir konuyu gündeme getirmekten dün olduğu gibi bugün de geri durmayacağız. Bu bağlamda kadına yönelik her türlü şiddet ve kadın cinayetlerini tekrardan gündemlerimize getirmeye devam edeceğiz.

Yerel ve ulusal medyada çıkan haberlerden derlenerek hazırlanan ve sivil toplum örgütlerince takip edilen kadın cinayetlerine yönelik veri çalışmalarına göre 2017'nin ilk dokuz ayında erkeklerin 211 kadın ve kız çocuğunu öldürdüğü, 64 kadına tecavüz ettiği, 190 kadını taciz ettiği, 258 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu, 306 kadına şiddet uyguladığı belirtilmiştir. Yine sadece eylül ayında erkekler tarafından 37 kadının öldürüldüğü ve 33 çocuğun istismara uğradığı, 24 kadına cinsel şiddet uygulandığı edinilen bilgiler arasındadır. Bu verilerin bakanlıklar ve bağlı kurumlar tarafından kaydı tutularak kamuoyuyla paylaşılmış veriler olmadığını da hatırlatmakta yarar görüyorum. Ne var ki imzacısı olunan İstanbul Sözleşmesi Türkiye'yi veri toplamakla da yükümlü tutmaktadır.

Değerli milletvekilleri, siyasetçilerin ve kamu görevlilerinin cinsiyetçi ve ayrımcı söylemleri, kadınları değersizleştiren, erkekliği yücelten kavramlar ve ifadeler AKP döneminde katmerlenerek yaygınlaşmıştır. Hukuken uygulanan iyi hâl indirimi, kararların caydırıcılığının olmaması, kadın katliamlarının meşrulaştırılmasına ve artarak devam etmesine hizmet etmekten başka bir işe yaramamıştır. Son dönemde kadına yönelik şiddeti körükleyen açıklamaların yapılması, gerici uygulamaların getirilmeye çalışılması kadın cinayetlerini artırdığı gibi, bu cinayetlerde de her geçen gün başka bir vahşetle karşı karşıya kalınmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere, Hükûmet yakın zamanda kadın katliamlarını ve kadına yönelik şiddeti durdurmak yerine Mecliste boşanmaları önlemek için komisyon kurmuş ve bu komisyon, kadınların haklarını tehdit eden bir rapor hazırlamıştır. Türkiye'de ciddi boyutlara ulaşmış kadın cinayetlerini araştırmak ve önlemek yerine boşanmaları araştırmayı tercih etmeyi bile kadına yönelik politikaların oluşturulmasındaki erkek egemen bakış açısının en samimi, en somut göstergeleri arasında söyleyebiliriz. Bu temelde kanunlaştırılmaya çalışılan ve bu uygulamaların bir an evvel topluma hizmet eden, kadınlara, kadın kazanımlarına karşı saldırılara son verilmesine...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DİLEK ÖCALAN (Devamla) - ...dönük adımlar olarak iyileştirilmesi, partimiz adına da ve tüm kadın kurumları, kadın kuruluşları adına da söylemimizdir.

Bu çerçevede herkesi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)