Konu:Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:10
Tarih:18/10/2017


Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DİLEK ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu maddeyle Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yapılmak istenen değişiklikte "Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır." şeklinde bir ibare bulunmaktadır.

Aslında bu ibare şu anda yürürlükte olan kanunda da mevcuttur fakat yapılacak her yeni yasal düzenlemenin bir öncekinden daha iyi ve sağlık hizmetlerinin çok daha sistematik ve yaygın olduğu günümüz koşullarına daha uygun olması gerekir. Tam da bu bağlamda önerilen değişiklikte sözlü doğum beyanının koşulları tanımlanıyor ve "Beyanın teyidi amacıyla mülki idare amirinin emriyle, aile hekimlerinin aracılığıyla araştırma yaptırılır." ifadesi eklenerek bir çeşit denetime tabi tutulması öngörülüyor. Fakat mülki amir emir vermediği sürece araştırma gerekmediği gibi, araştırma yapılmadığı durumda herhangi bir cezai yaptırım getirilmiyor.

Değerli milletvekilleri, elbette ki çocukların nüfusa kaydedilebilmesi çok önemlidir. Özellikle savaş ve göç hâlinde doğum her zaman sağlık personeli takibinde gerçekleşmeyebiliyor. Yani sözlü beyanın tamamen kaldırılması mümkün olmayabilir ama öte yandan şu da bir gerçek, çocuk yaşta zorla evlendirme yoluyla çocukların istismarı çoğunlukla hamilelikleri sırasında bir sağlık kurumuna gitmeleriyle ortaya çıkıyor. Dolayısıyla sözlü beyan cinsel istismarın üzerini örtmenin bir yöntemi hâline gelebiliyor. Çocuk yaşta evlendirme bir cinsel istismar biçimidir ve örtbas edilmesi için yasalarda ve uygulamada herhangi bir açık bulunmamalıdır. Sözlü beyanla nüfus kaydında her aşamada bir araştırma gerçekleştirilmeli, mülki amirin emrinin olmadığı durumlar asla buna istisna sayılmamalı ve araştırmanın gereken özenle yapılmaması yaptırıma tabi olmalıdır. Bu sözlü bildirim çocuk yaşta evlilikleri arttıracaktır düşüncesindeyiz çünkü kontrol maddesini zorlayıcı unsur yoktur. Evde doğum yapmış kadınların çocuklarına da kimlik verilebileceğine dair bu düzenlemeyle, 13 yaşındaki bir çocuk evde doğum yaptığında, onun çocuğuna da rahatça kimlik verilecek, erken yaşta tacizin, tecavüzün araştırılması yapılmayacaktır. Özcesi, bu düzenleme ensest, çocuk evliliği ve tecavüz sonucu hamile kalmış kişiler için büyük riskler doğuracaktır.

Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği üzere zorla çocuk yaşta evlilikleri gelenek olarak nitelendiren ifadelerin yer aldığı ders kitaplarıyla ilgili yakın zamanda önemli tartışmalar yürüttük. Erkek egemen zihniyetin ürünü olan bu eğitim politikasıyla bir toplumsal zihniyet inşasının gerçekleştirilmek istendiği açıktır. Tabii, bu zihniyet inşası salt eğitim alanında değil, bir bütün Hükûmet politikası olarak yürütülüyor. Bugün de gördüğümüz üzere, yasalara sirayet eden bu zihniyetle eğer bu madde geçerse çocuk yaşta evlilikler de artacaktır. Bu konudaki endişeler toplumun tüm kesimlerince duyulmaktadır. Tabii, bu kaygıların oluşmasının çok haklı sebeplerinin var olduğunu belirtmek gerekir. Öyle ki Türkiye'de AKP'nin iktidarda olduğu 2002'den bu yana 18 yaşın altındaki 440 bin çocuk doğum yapmıştır. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15.937'dir. Yine, hatırlatmakta yarar var, küçük yaşta evliliklerin önünü açan, tecavüzü aklayan yasalar geçmiş yıllarda, yine AKP iktidarı döneminde Meclisten geçirilmeye çalışıldı. Dolayısıyla çocuk yaşta evlendirmenin suç olarak düzenlenmesi ve sözlü beyanın, çocukların cinsel istismarının üzerini örtmeye yönelik olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin anlaşılması bakımından araştırılması şartı sadece mülki idare amirinin emrine bırakılmamalı, yasayla bu hak korunmalıdır. Çocuk yaşta evlilikler kesinlikle engellenmeli, açıkça suç olarak düzenlenmelidir. Bu noktada bu yasanın akla, mantığa hiçbir şekilde hizmet etmediğini tekrar belirtmek istiyoruz. Gerçek meselelere Türkiye'de bir an evvel dönülmesi gerekiyor. Ne kadar bu yanlışlardan dönülürse kârdır diyoruz, Genel Kurulu selamlıyoruz. (HDP sıralarından alkışlar)