Konu:Nüfus Hizmetleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:10
Tarih:18/10/2017


Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 497 sıra sayılı Kanun Tasarısı'yla ilgili çok önemli görüşler ortaya konuldu. Birincisi, Anayasa'ya aykırılığı ortaya konuldu. Eğer bu müftü meselesi geçerse Lozan'ın tartışılacağı, Lozan'daki haklar nedeniyle gayrimüslimlerin yeni hak taleplerinde bulunabilecekleri -haklı olarak- gibi konuların hepsi tartışıldı. Yalnız, ben şurada samimi olarak ifade etmek istiyorum. Neden müftülere veriyorsunuz bu yetkiyi? Tapu sicil müdürlerine niye vermiyorsunuz, tapu memurları niye yapmasın?

Bakın, arkadaşlar, itiraz noktası şurada: Müftüler, fetva verebilen, Müslümanlık dininin temsilcileri, yetkili memurları. Bunlar fetva verebiliyorlar, Diyanet İşleri Başkanlığının memurları. Bu yüzden büyük bir tepki alıyor. Şimdi, kurulan yeni bir sistem var, yeni bir sistem kurdunuz. Bu yeni sisteme "siyasal İslam" diyorum ben. Siyasal İslam'ın kurumlarını inşa ediyorsunuz. Ama nasıl inşa ediyorsunuz? Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin bile reddettiği şeri hukuku yeniden inşa etmek istiyorsunuz. Medeni hukuktan uzaklaşarak şeri bir hukuku tesis etmek günümüz şartlarında gerçekten bir ihtiyaç mı değil mi, bunu nasıl belirlediniz? Akıllara zeval verecek bir durum var burada, bir akıl tutulması var.

Şimdi, örneklememi yaparken yanlış anlaşılmamı da burada önlemek amacıyla söyleyeyim, gerçekten konuştuğum şeylerden de rahatsız olacağım ben, kendim rahatsız oluyorum. Bir kere, Alevi, Sünni; Kürt, Türk, bunları derken gerçekten ben rahatsız oluyorum. Bu ülkede özellikle Alevi inancının ve öğretisinin bir insanı olarak tüm insanlara bir gözle bakıyorum ben. Irklar, inançlar farklı olabilir ama biz neticede insanız.

Şimdi, Alevi bir ailenin evlenen çocukları müftüye gitmez arkadaşlar, açık söyleyeyim yani bunu açık ifade edeyim, kesinlikle müftüye gidip nikâh kıydırmazlar. Ne yapar? Dede sadece Alevi erkânına göre dua yapıyor. Medeni hukukta ne gerekiyorsa gidip nikâhını yapar ama isterlerse dede, mürşit, pir, rehber önünde de rızalık esasına dayanan bu evliliği bir duayla sonuçlandırırlar. Şimdi, burada gerçekten toplumu kasma, toplumu ayrıştırma gibi... Sizin kötü niyetli olduğunuzu da düşünmüyorum.

Şimdi, bakın, yasaları Millet Meclisi yapar, çoğunluk ekibi yapmaz. Çoğunluk partisi AK PARTİ'nin "Bu yasaları ben yapacağım, geçireceğim buradan." diye bir iddiada bulunmaması gerekir. Kanun yapma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi ve üyelerinindir. Burada niye uzlaşma sağlayamıyoruz?

Bir örnek olarak: Şimdi, gündeme gelecek olan 37'nci maddede Eyüp ilçesinin ismi "Eyüpsultan" yapılmış. Bence son derece doğru bir şey. Ama ben grup başkan vekillerine bir öneri getirdim, dedim ki Alevi Bektaşi dünyasının serçeşmesi olan, Alevi Bektaşi dünyasının çok önemli inanç merkezi olan Hacı Bektaş Veli'nin yaşadığı ilçenin adı "Hacıbektaş." Gelin, bu konuda samimiyseniz arkadaşlar, bu ilçenin adını "Hacı Bektaş Veli" diye değiştirelim. Değil mi arkadaşlar, bunda var mı bir olumsuzluk? Yani ben 37'nci madde geldiğinde bunu dile getireceğim.

Şimdi, arkadaşlar, bir müftüye görev vermekle aslında laiklik ilkesi de çiğnenmiyor, ben diğer partiler gibi de düşünmüyorum ama burada esas mesele laikliğin doğru algılanıp algılanmadığıyla ilgilidir. Eğer özgürlükçü laiklik, gerçek ileri Batılı ülkelerdeki laiklik ilkesi bu ülkede uygulanabilseydi zaten bu sorunlarla karşılaşmayacaktık, inançlar özgür olacaktı, inançlar kendi demokratik yapısı içerisinde kendi ihtiyaçlarını karşılayacaklardı, toplumsal sorunlara belki de çözüm olacaklardı. Ama burada bir inancın egemenliği söz konusu, tekçi bir anlayış var. Cumhuriyetin kurucu iradesi Diyanet İşleri Reisliğini kurarken, 1924'te bu kanunu çıkartırken şeyhülislamlığı bir iktidar aracı olarak görmüş ve iktidarını sürekli sağlam tutmak için de Diyanet İşleri Reisliğini kurmuş. Şimdi, bu reislik, bugünkü başkanlık maalesef bir inanca hizmet etmiş, sadece bir inancın gelişmesi için mücadele etmiş ve siz bu inancın görevlendirdiği bir memurla da bir evlilik akdini sonuçlandırmak istiyorsunuz. E, buna tabii ki karşı olacağız arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Bir tapu sicil müdürünün bu konuda görevlendirilmesi ne kadar abes ise inanın müftünün de görevlendirilmesini abes diye değerlendiriyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)