Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:10
Tarih:18/10/2017


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; pamuğu tartışıyoruz, tarımın diğer alanlarında olduğu gibi, ama baştan şunu söylemek gerekiyor özellikle iktidara: Biliniz, tarımın problemleri teknik değil, tarımın problemleri ekonomik de değil, tarımın problemleri insan iş gücü veya buna benzer mekanik meseleler de değil, tarımın sorunu Hükûmetin uyguladığı politikalardır yani tarımın sorunu siyasidir, elbette pamuğun da sorunu siyasidir; nereden baktığınıza bağlı.

2015 yılında 143 milyar dolarlık tarımsal genel bir ihracat var. Bunun, ihracatın 18 milyar doları tekstil sanayisi. Tekstil sanayisinin kaynağı ne? Pamuk. Türkiye yılda 1,5 milyon ton pamuk tüketmektedir. Bunun 700-750 bin tonu yerli üretim, geri kalanını ithal ediyoruz. Nereden? Amerika Birleşik Devletleri'nden. Nereden? Türkmenistan'dan. Nereden? Yunanistan'dan. Yunanistan'da üretilen pamuğun yüzde 40'ını bu topraklar alıyor, bizler alıyoruz ve Yunanistan'ın köylüsünü bu şekilde zengin ediyoruz. Peki, biz burada ne yapıyoruz, bizim yaptığımız iş ne? Biz şunu yapıyoruz, biz diyoruz ki iktidar olarak ve siyaseten: 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütüyle yaptığımız anlaşma, Avrupa Birliği süreci, gümrüğün sıfırlanması; mesele tam da bu. Bu ithalat meselesi Adalet ve Kalkınma Partisinin temel tarım stratejisi hâline gelmiş durumda. "Bu ülkenin toprakları 3 milyon ton pamuğu rahatlıkla üretebilir bir konumdadır, bu mümkün" diye söylendi. Aynı şekilde, buğday, mısır, arpa, kanola, ayçiçeği, pirinç, hayvancılık alanı... Bu topraklar 200-250 milyon insanı beslemeye muktedir bir yapıya sahip; iklimi, toprağı, coğrafyası, her türlü zenginlikleri buna müsait, bu mümkün. Peki sorun ne? Sorun, Adalet ve Kalkınma Partisi bu topraklardaki köylünün, çiftçinin kalkınmasını istemiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Adalet ve Kalkınma Partisi bu ülkenin topraklarında üretim yapılmasını istemiyor.

Bakın, değerli siyasiler, çok açık, "toprak gasbı" denen bir kavram vardır. Emperyalistlerin bu topraklarda ve az gelişmiş ülkelerde uyguladığı yöntem şudur:

1) Önce çiftçilerinizi yoksullaştırır, girdileriniz pahalılaşır, çiftçileriniz köyünü terk eder, kentlere gelir.

2) Sonra o topraklara yabancılar yavaş yavaş girer, oraları kiralar, sözleşmeli ve emanet tarım yaptırır.

3) Gelir, bu toprakları satın alır, siz de kendi topraklarınızda köle olarak yaşarsınız eğer çalışacak ortam bulur iseniz. Şu anda uygulanan tarımdaki politikanın temel kaynağı bu. Çıkmak mümkün mü? Elbette mümkün.

1) Şu ithalat sevdanızdan vazgeçin. Şu ithalatçılarla bu sevginiz, bu yandaşlığınız nedir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Gerçekten merak ediyorum, şunu bir anlatın şu kürsüde, bir anlayalım.

2) Mutlaka ve mutlaka sahici bir destekleme yapmak gerekir.

3) ANTBİRLİK, ÇUKOBİRLİK, TARİŞ birliğini desteklemek gerekir.

4) Girdilerin fiyatını düşürmek gerekir.

Bu olursa, bu topraklarda değil tütün, değil pamuk, her türlü ürünü üretip gıda egemenliği ve gıda güvenliği açısından ayakta durma çabamız olur.

Sevgili Başkan, ne yapayım, üç dakikada bu kadar söylenebiliyor.

Teşekkür ediyorum, kolay gelsin. (CHP sıralarından alkışlar)