Konu:İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:6
Tarih:11/10/2017


İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Bu tasarının genel gerekçesinde, bugüne kadar ara bulucuya götürülen hukuk davalarının yüzde 89'unun iş uyuşmazlıkları olduğu ve bunların yüzde 93'e yakınının anlaşmayla sonuçlandığı ve bu anlaşmanın -süresinin- yüzde 95'inin de bir gün veya daha az süren müzakereler neticesinde gerçekleştiği söylenmektedir.

Sayın milletvekilleri, bu oranlar elbette önemlidir. Ancak, ara buluculuğu zorunlu hâle getirmek için yeterli midir, bu soruyu sormak lazım. Uzlaşılan bu uyuşmazlıklarda bir memnuniyet araştırması var mıdır? Anlaşma sağlayan işçiler haklarını alarak mı, yoksa çaresizlik içinde haklarının bir kısmından vazgeçerek, mecbur kalarak mı anlaşmışlardır? Bu konuda bir verinin olması gerekir. Maalesef, Bakanlık bu konuda bir çalışma yapılmadığını söylüyor.

Evet, sayın milletvekilleri, soruyoruz: Ara buluculuk yasasında diğer tüm ihtilaflar bakımından ihtiyari bir alternatif çözüm yolu olarak kalmakta devam eden ara buluculuk, bu tasarıyla sadece ve sadece işçi alacakları bakımından zorunlu bir yol hâline getiriliyor. Zorunlu ara buluculuk iyi bir çözüm yoluysa neden tüm ihtilaflar için değil de sadece işçi alacakları bakımından zorunlu bir yoldur?

Yine soruyoruz: Diğer alacaklar bakımından genel zaman aşımı süresi on yıl olarak kalmaya devam ederken bu tasarıyla işçi alacaklarında zaman aşımı süresi neden beş yıla indiriliyor? Ve yine, hak arama hürriyetini düzenleyen "Hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." diyen Anayasa'nın 36'ncı maddesi yürürlükte olmasına rağmen ara bulucuya başvurmayan işçinin mahkemeye başvurma hakkı neden elinden alınıyor?

Soruyoruz: Giderilmesi mümkün olmayan dava şartı noksanlıklarında verilecek kesin sürede bu noksanlığın tamamlanabileceği hükmünü amir olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115'inci maddesine rağmen ara bulucuya başvurmayan işçinin davasının reddedilmesi kuralı neden getiriliyor?

Soruyoruz: 3.500 KİT çalışanının memur statüsü elinden alınıp neden işçi hâline getiriliyor?

Tüm bunlar gösteriyor ki eşitlik ilkesini ihlal eden bu yasa alın terine düşman bir yasadır, alın terini gasbeden bir yasadır.

Sayın milletvekilleri, emek örgütlerinin, baroların, Türkiye Barolar Birliğinin bu tasarıya desteği yoktur. Bu tasarı sadece işveren temsilcileri tarafından desteklenmektedir. Diyorlar ki: "İş davalarının yüzde 98'inde işçiler haklı çıkıyor. İşçi alacakları işveren üzerinde ciddi yük oluşturuyor." Elbette ki işçi, hakkı olduğu sürece bu davaları kazanmaya devam edecektir.

Bu tespitle, uzun süre yargılama süreçlerinin ve pahalı adaletin kıskacında, güçlü işveren karşısında yoksulluk ve çaresizlik içinde olan işçiyi haklarından vazgeçmeye mecbur etmek için bu tasarı hazırlanmış ve Hükûmete kabul ettirilmiştir. "Biz OHAL'i sermayenin rahatı için ilan ettik. OHAL'i biz iş dünyamızın daha iyi çalışması için getirdik." diyen Hükûmet, bu tasarıyla emek düşmanlığında fütursuzlaşmıştır.

İşçinin kıdem tazminatına göz diktiğini inkâr etmeyen bu Hükûmet, alın terinin, helal kazancın, emeğin karşısındadır.

Evet, Sayın Bakan, sadece "İşimi istiyorum." diyen 2 eğitim emekçisinden daha davaları açılmadan 2 terörist yaratan, haklarında verilmiş bir karar olmaksızın insanlık dışı uygulamalarla cezalandıran sizsiniz. Artık herkes biliyor ki sadece alın terine değil, demokrasiye de karşısınız.

OHAL koşullarında ülkeyi yönetmek için sivil darbe yapmakta fırsatçısınız.

Kamu çalışanına maaş artışında yüzde 4'çü, vatandaştan vergi toplarken tam 10 katçısınız. Biz de sizin emek karşıtı, neoliberal politikalarınızdan beslenen bu tasarınıza karşıyız.

Sayın Bakan, ortada bir dolu adaletsizliğiniz var. En son, Enis Berberoğlu'nun hakkında verilmiş bir bozma kararı var. Bu bozma kararı orta yerde dururken, bu gerekçeler orta yerde iken ya bu tahliye kararını vereceksiniz ya da o adliye binalarını yıkacaksınız, bu Bakanlığı kaldıracaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Varlığınıza bir anlam katacaksınız çünkü daha fazla hukuku bu denli ayaklar altına alamazsınız diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)