Konu:Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın 491 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 21'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:6
Tarih:11/10/2017


Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın 491 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 21'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; Sayın Usta'nın, yargılamalarla ilgili bazı ifadeleri oldu. Bu hususta öncelikle, prensip olarak şunu ifade etmek isterim: Anayasa 138'e göre, görülmekte olan davalarla ilgili, bu hususların değerlendirilmesinin, bu hususlarla ilgili müzakere edilmesinin çok doğru olmadığını düşünüyorum.

Diğer bir konu: Yargı içerisinde de ilk derece, istinaf, Yargıtay, elbette her mahkeme yüzde yüz doğru karar verir diye bir hüküm yok. Nitekim, bu yüzden, kanun yolları vardır. Yerel mahkemeye karşı istinaf yolu getirildi, Yargıtay var, diğer yollar var. Ama varsa da bir iki hata uygulamada ya da bir iki vatandaşın beyanıyla bütün yargı üzerinde... Yani 15 Temmuz gibi bir darbe girişimi üzerindeki yargılamalarda, bu anlamda, işte, algıyı farklı yöne çekecek bu tür birtakım ifadelerde daha dikkatli olmamızda fayda var diye düşünüyorum.

Tutuklu er, erbaşla ilgili, bildiğimiz kadarıyla, yaklaşık 300 tutuklu er, öğrenci olduğu hususunda bilgi geldi. Elbette yargılamayı savcılık ve mahkemeler yaptığı için bizimkiler kamuoyuna yansımış bilgilerden derlenmiş bilgiler çünkü bağımsız bir şekilde yürüyor. Ama burada da, şehitlerimizde ve yaralılarda olduğu gibi, yaralama ya da ölüm hadiseleriyle ilgili, hangi silahtan çıktı, bunların yargılaması yapılıyor. Hiçbir mahkeme "Tutuklu er olsun, er tutuklansın." diye bir şeye girmez, gerçeği araştırıyor. Dolayısıyla, bu konularla ilgili yargılamalarda, Türkiye'nin bekasına yönelik bu tür yargılamalarda fedakârca çalışan yargı mensuplarımızın varsa da bir iki hatası, bunlar kanun yollarıyla, avukatlarla, savunma hakkıyla elbette her zaman dile getirebilir. Bu hususta tüm yargılamaları böyle töhmet altına alacak şekilde -millî beka meselesi anlamındaki bu tür yargılamalarda- bu tür beyanlar, yargılamayı farklı şekilde olumsuz olarak etkileyebilir diye düşünüyorum.

Son olarak, OHAL Komisyonu çalışmaya başladığı için kurumların kendi uhdesinde bulunan dosyalar talep edilmekte, bunlarla ilgili karar verilmekte. Kurumların karar vermesini engelleyici bir durum yoktur ama kurumların verdiği karara karşı yargı yolu yok. Dolayısıyla, OHAL Komisyonu çalışmaya da başladı. Bir an evvel yargı yolunu açmak adına çok önemli bir reform, dolayısıyla OHAL Komisyonunun bu kararı vermesi için kurumların yardımcı olması da doğal çünkü ona karşı yargı yolu da açık. En azından, varsa mağdur olduğunu iddia eden, bu yargı yoluna başvurabiliyor.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.