Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:5
Tarih:10/10/2017


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Divan, sayın milletvekilleri; on yıllardır yaşadığımız, güvenlik görevlisi, asker, sivil yüzlerce, binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirmesine neden olan bir büyük sorunumuz var. Zaman zaman küllenen, zaman zaman alevlenen, dalgalanıp büyüyen bir terör sorunumuz var. Bu sorunun Meclis tarafından araştırılması için verilen bu önerge hazırlanırken o metne sığmayan katliam listesine bugün daha fazlası eklenmiş durumda. Tek tek bu katliamları burada saymaya konuşma süremiz yetmez.

Sayın milletvekilleri, bu dönemde yüzlerce, binlerce yurttaşımız terör eylemlerinde yaşamını yitirirken bu sorunu çözmekle yükümlü olan Başbakan "Canlı bombaların listesi elimizde ama gerçek bir eyleme dönüşmedikçe bu kişileri tutuklayamıyoruz." diyerek bu eylemlere göz yumduğunu ve seyirci kaldığını itiraf etmiştir. Aynı Başbakan "Bombalar patladıkça oylarımız artıyor." diyerek durumdan memnuniyetini ifade etmiştir. Bu sözlerden, ifade bulunduğu üzere, yakın tarihimizde terör ve şiddet belirgin şekilde siyasetin bir aracı, argümanı olarak görülmüş ve değerlendirilmiştir. Terör eylemlerinin yarattığı toplumsal tepki üzerinden siyasal sonuçlar aranmış ve bulunmuştur. Parlamentonun yapısı ve iktidar bu sonuçlar üzerinden şekillendirilmiştir. Bugün terör örgütlerinin eylem ve katliamlarının yanı sıra, iktidar da ülkede şiddeti aynı terör eylemlerinde olduğu gibi bir korku iklimi yaratmak ve bundan siyasi sonuçlar elde etmek üzere kullanmaktadır.

Bugün, sayın milletvekilleri, yine Ankara sokaklarında iktidarın uyguladığı şiddet ve terör iklimi vardı. 10 Ekimde iktidarın izleyip görmezden geldiği o kahpe katliamda yitirdiğimiz 102 barış güvercininin yakınları ve katliamda yaralanmış olanlar Ankara Garı'nın önünde yakınlarını anmak ve o kahpe katliamı zihinlerde diri tutmak için bir araya geldiler ancak Ankara'nın dört tarafını abluka altına almış, âdeta harekât için seferber olmuş bir ordu görüntüsündeki binlerce polis, 60-70 kişilik acılı insanlara vahşice saldırıp gaza boğarak, plastik mermi sıkarak onları dağıttılar. Bir sürek avı yapar gibi, bu müdahaleden kaçan insanların sığındıkları İnşaat Mühendisleri Odasının binasını gaza boğdular. Sonuçta kimseyi patlamanın gerçekleştiği anma noktasına sokmadılar. Özetle, iktidar bu katliamda kimin yanındaydı, net bir şekilde bugün Ankara sokaklarında bunu gösterdi.

Sayın milletvekilleri, katillerin Kilis'ten Antep'e bilgisi dâhilinde gelip bu katliamı gerçekleştirmesine seyirci kalan iktidara sesleniyorum: O gün meydanda bir tek güvenlik görevlisi yokken şimdi binlerce kişiyle o alanı abluka altına almaya utanmıyor musunuz? Bu anlamda ne yapmak istiyorsunuz? İnsanların acısını yaşamaya neden tahammül etmiyorsunuz? Ben bu arada 102 barış gönüllüsünü anarken bu hukuksuz, bu vicdansız şiddeti burada kınıyorum.

Sayın milletvekilleri, hukuk dışı her türlü zorlama suçtur. Bunu ister terör örgütü ister devletin güvenlik görevlileri yapsın, bunun hesabını vermelidir. Terörün ve şiddetin her türlüsünden vatandaş bıkmıştır, usanmıştır. Gar katliamında kız kardeşini ve kızını kaybeden baba İzzettin Çevik diye bir yurttaşımız var. Onu hatırlıyor musunuz bilmiyorum ama duruşma salonunda sanıklara şöyle sesleniyor: "Benimle helalleşeceksiniz. Benimle nasıl helalleşeceksiniz biliyor musunuz? Mahkemeye, adalete yardımcı olacaksınız, bu işte kimin parmağı varsa bunların ismini vereceksiniz."

Sayın milletvekilleri, bu ülkede yüzlerce, binlerce katliam yaşandı, cinayet işlendi. Tüm bunlar ya zaman aşımına uğradı ya da faili meçhul kaldı. İşte bu yüzden yeni katliamlar birbirini izledi. Bunları açığa çıkarma yükü bu Meclisin sırtındadır. Tüm bu yaşananlara ilgisiz ve sorumsuz kalamazsınız, davranamazsınız. Yoksa, İzzettin hocayla nasıl helalleşirsiniz, bunu sormak istiyorum. Değilse, bu katliamda canlarını yitiren yurttaşlarımızın vebalinin ağır yüküyle sonuna kadar yaşarsınız sayın milletvekilleri.

Son olarak şunları söylemek isterim: "Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır." Bu sözlerin, bu dizelerin sahibi, bu toprakların çağdaş Homeros'u büyük çınar Yaşar Kemal'in sözleriyle o barış güvercinlerini ben bir kere daha burada anıyorum. Sizleri bu önergeye destek vermeye davet ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Yılmaz.