Konu:Orta vadeli programa ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:5
Tarih:10/10/2017


Orta vadeli programa ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) -Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün sizlere orta vadeli program hakkında değerlendirmelerimi sunacaktım; sonunda, ülkemiz ekonomisinin içinde bulunduğu kırılganlığı ve riskleri yeterince dikkate almayan pembe bir tablo çizildiğini söyleyecektim. Maalesef pembe tablo bir gecede renk değiştirdi. Piyasalar sıkıntılı. Esasen, eylül ayından bu yana TL'nin değer kaybı yüzde 7-8 civarında, gösterge faizler yüzde 12,5'e kadar yükseldi, 100 bin puanın üzerinde kalmak için borsa uğraşıyor, Türk tahvil ve senetlerinin yabancı satışları hızlanıyor. Deyim yerindeyse ekonomide sıkıntılar baş gösteriyor. Sayın bakanlar hâlâ ekonominin dış şoklara dayanaklı olduğunu savunuyor ancak hazırladıkları orta vadeli program, daha bütçe Meclise gelmeden, bir günde, maalesef kadük oldu. Şayet ekonomideki mevcut gelişmeler geçici olmaz ise kur, enflasyon, faiz, borçlanma başta olmak üzere, orta vadeli programdaki pek çok büyüklük hedefi geçerliliğini yitirecektir.

Hedeflere revizyon yapılması gerekiyor. Bu durumda, OVP'yle yapılacak bütçede evdeki hesap çarşıya uymaz, devletin iki yakası bir araya gelmez, gelemez. OVP, zaten hedefleri ve büyüklükleri itibarıyla gerçekçi olmaktan uzaktı, varsayımları da dünya ekonomisinde beklenen gelişmelere uygun değildi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmet, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarına bu programı, orta vadeli programı beğendiremiyor. Eskiden "dandik" olduğunu söylüyorlardı, şimdi "utangaç" diyorlar. Neyi kastettiğini, Hükûmetin eski bakanları köşe yazılarında orta vadeli programlarını beğenmediklerini farklı şekillerde ifade ederek söylüyorlar.

Bu program, daha önce de olduğu gibi, ekonomiye bir yol haritası olma vasfını, maalesef, taşımıyor. Orta vadeli programda belirlenen öncelikli politika alanlarını dengeli bulmakla birlikte, makro büyüklük tahminlerinin ve hedeflerinin tutarsızlık ve ölçüsüzlük barındırdığını ifade etmeden geçmek mümkün değil. Esasen bu program, makro hedefleri ile öngörülen tedbirler arasında çelişki de barındırıyor. Bu yönüyle OVP'nin iç tutarlılığının ve inandırıcılığının çok sorunlu olduğunu değerlendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Bilindiği gibi, yılın ilk yarısında alınan mali tedbirler büyümeyi destekledi. OVP'nin büyüme ve enflasyon hedefleriyle çeliştiğini söyleyebiliriz. OVP hedeflerinin tutturulması konusunda kamuoyu ve ekonomi çevrelerinde gerçekten ciddi endişeler var. Piyasalara güven bu programla verilemedi, piyasalar hakikaten sıkıntı içinde. Hükûmetin yaptıklarını değil, ABD'de olan biteni millet takip etmeye başladı. En küçük siyasi olayda piyasalar benzer ülkelerden ayrışarak panik tepkiler verebilmektedir.

Değerli milletvekilleri, cari işlem açığını düşürmeyi, büyümeyi artırmayı, enflasyonu azaltmayı öngören bir program olarak düşünülmekle beraber, üretim ve ihracata bağımlılığın kısa vadede değişmeyeceği varsayıldığında, büyümenin ithalat ve cari işlemler açığını yükseltmemesi nasıl sağlanacak? Bu programa göre dolar kuru bu yılı 3,58 ortalamayla tamamlayacak. Yıllık ortalama kur 2018'de 3,73 TL. Şimdi baktığınız zaman dün itibarıyla bu seviye açılmış vaziyetteydi. OVP'de kur artışının enflasyonun altında kalacağı öngörülürken düşük kur, düşük enflasyon ile yüksek reel faiz sayesinde zımni olarak sıcak paraya dayalı bir büyüme hedefleniyor.

Sayın milletvekilleri, geçmişte olduğu gibi bu program döneminde de büyümenin istihdama yansımayacağı gözüküyor. Bunun anlamı, geçmişte AKP hükûmetlerinde olduğu gibi istihdamsız, dış kaynağa ve ucuz ithalata dayalı bir dönemin hedeflendiğidir. Dengeli bir makro politikalar manzumesinin listelenmiş olduğunu bu programda görüyoruz ancak sıkı para politikasının devam edeceği, buna mukabil maliye politikasının bir miktar gevşetilmesi hedefleniyor. Yüksek büyüme hedeflenirken yine de mali disiplinden çok fazla uzaklaşılmaması hedefleniyor. Bütçe açığındaki hızlı artış vergi gelirlerindeki kalıcı artışla telafi edilmek ya da dizginlenmek isteniyor. Hükûmetin vergi afları, yapılandırmalar, vergi istisnaları, hesapsız verilen teşvikler, önceliği tartışmalı mega yatırımlarla kamu maliyesinde açtığı gediği harcama ve vergi reformuyla kalıcı bir biçimde zamana yayarak iyileştirmek daha da yerinde ve sürdürülebilir bir yaklaşım olacaktır diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ayhan.