Konu:Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:114
Tarih:19/07/2017


Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Divan, sevgili milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben de konuşmama başlamadan önce, üzerinde görüştüğümüz yasanın hiç değilse sonundaki görüşmelere katılmak üzere aramıza katılan ve görevine bugün atanan Sayın Bakanı Adalet Komisyonunun bir üyesi olarak sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kendisine başarılar diliyorum. Gerçekten de bu dileklerimize ihtiyacı olduğunu düşünüyorum çünkü içinden geçtiğimiz süreç gerçekten de her türlü kavramdan daha fazla, adalet kavramını öne çıkaran, bu anlamdaki yakınmaları alabildiğine çoğaltan bir sürece dönüştü. Siz yokken Sayın Bakan burada ülkemizdeki adaletsiz uygulamalar üzerinden yüzlerce örnekler söylendi. Ancak bunların hepsi seçilmiş, belki de işaret olsun babından söylenen örneklerdi. Türkiye büyük bir sesleniş içerisinde, büyük bir feryat içerisinde. Türkiye'de her yurttaşımız hemen hemen adalet istiyor ve "adalet" diye feryat ediyor. Dönüp baktığımızda, özellikle OHAL sürecinin sonrasında, kanun hükmünde kararnameler üzerinden yüz binlerce insanın mağduriyeti var ve bunun yanı sıra sevgili arkadaşlar, muhalif kimliklerinden dolayı, özellikle darbe bahane edilerek ve adaletin ve yargının siyasal bir operasyonun aracı hâline dönüştürülerek yarattıkları mağduriyetler var. Söylemeye dahi gerek yok, en büyük mağduriyetlerden bir tanesi bu çatı altında yaşanıyor. Yüz binlerce seçmenin iradesiyle seçilip burada bizler gibi bu tartışmalara katılmak ve ülkenin tamamı için uygulanacak olan bu yasayı yapılandırmak üzere görüşlerini söylemek, katkılarını sunmak üzere seçilmiş olan milletvekilleri siyasal saiklerle bugün aramızda bulunmuyor, hücrelerin, duvarların ötesinde tutuluyor. Bunlar da defalarca söylendi ama ne yazık ki eski bakanımız tarafından duyulmadı, dinlenmedi ve bunun yanı sıra sıklıkla söylenen bir başka mesele daha var, bu dönemin simgeleşen bir örnek mağduriyeti var: Nuriye ve Semih'in tüm feryatlarına rağmen, tüm seslenişlerine rağmen, ilgili makamlara ve buraya 500 metre öteden sesinin duyulmaması üzerine Hükûmetin onları mahkûm ettiği açlık üzerinden kendilerini ifade ettikleri bir süreç var. Onlara yargının verdiği yanıt şu oldu: "Sizler açlık üzerinden kendi feryadınızı ortaya koyamazsınız. Biz sizleri açlığa mahkûm ederiz, işinizi, ekmeğinizi elinizden alırız. Ancak siz açlıktan biz istediğimiz için ölürsünüz, kendi isteğinizle ölemezsiniz dahi." denildi. Böyle bir durum var.

Şimdi, burada, bu toplantıyı bitirdiğimizde, görüşmeleri sonlandırdığımızda hepimiz evlerimize gideceğiz. Sayın Bakan, sevincinizle beraber, lütfen, uyumadan önce Nuriye ve Semih'i düşünün. Onların, suçlamasını dahi bilemedikleri sebeplerle işlerinin ellerinden alınmasını ve mahkûm edildikleri hücre ötesindeki gerçekleri de düşünün.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Milletvekillerini de düşünün Sayın Bakan.

NECATİ YILMAZ (Devamla) - Aynı şeyi milletvekillerimiz için söyledim Sayın Grup Başkan Vekilim.

Eminim ki her nasıl ki adalet toplumun vicdanıysa Adalet Bakanı da Kabinenin vicdanıdır. Siz, inanıyorum ki bu yeni başlangıçta o Kabinenin vicdanı olacaksınız. Bu beklenti içerisinde olmak Adalet Komisyonu olarak biz üyelerin hakkıdır. Bunu sizden bekliyoruz Sayın Bakan.

Evet, burada, bölge idare mahkemeleri ve bölge adliye mahkemelerinin işleyişinde ortaya çıkan sorunları konuştuk. İstinaf mahkemelerine ihtiyaç duyduğumuzu daha önce söyledik ve destekledik. Ortaya çıkan arızaları, sıkıntıları gidermek elbette ki görevimizdi, hep beraber yapmalıydık. Ancak burada da ortak akla kapalı davrandınız. Burada, bir yandan eksikleri gidermek üzere değişiklikler getirirken bir yandan da yeni sorunlar yaratacak düzenlemeler getirdiniz. Özellikle siyasetteki tek akıl, tek kişinin iradesi anlayışını yargıda da hâkim kılmak istiyorsunuz. Siyasete benzer bir yapılanmayı yargıda da hâkim kılmak istiyorsunuz. Bu anlamda, Başkanlar Kurulu yetkilerini alıp sadece başkana veriyorsunuz. Özellikle diğer üst mahkemelerde, Yargıtayda ve Danıştayda kendi iş bölümünü, dairelerin iş bölümünü mahkemelerin kendisi yapmasına rağmen bu yetkiyi bu defa istinaf mahkemelerinden alıp siyasallaşmış bir organa dönüşen HSK'ya veriyorsunuz. Bunların sıkıntılarını hep beraber yaşayacağız çünkü bu konudaki eleştirilerimiz yanıt bulmadı, cevap bulmadı, itibar görmedi.

Sayın Bakan, bir kez daha şunları söylemek istiyorum: Adalet acil ihtiyacımızdır. Bunu gidermenin sorumluluğu öncelikle sizin üstünüzdedir. Sayın Genel Başkanımız milyonları peşine toplarken sadece bir devlet adamı, bir halk adamı ve Türkiye'yi kucaklayan bir dile ve yüreğe sahip olmasından değil, aynı zamanda büyük bir gerçeğe sarılmasından dolayı milyonları topladı. Türkiye'nin en büyük ihtiyacı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECATİ YILMAZ (Devamla) - ...ve en büyük gerçeği adalettir. Sizi ona sarılmaya davet ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)