Konu:15 Temmuz Demokrasi Ve Millî Birlik Günü'nün Anlam Ve Öneminin Belirtilmesi Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:111
Tarih:15/07/2017


15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GENEL BAŞKAN VEKİLİ VE MECLİS GRUBU BAŞKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) - Milletini, bayrağını, vatanını, devletini canı pahasına savunan Sayın Cumhurbaşkanı (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar), millî egemenlik makamının Sayın Başkanı, millî irade emanetine ölümüne sahip çıkan Gazi Meclisimizin çok değerli üyeleri, değerli milletvekilleri, aziz milletim; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bugün 15 Temmuz 2017, Demokrasi ve Millî Birlik Günü. Türkiye'nin en karanlık, en uzun gecesini aydınlık bir sabaha, düşman işgalini millet destanına dönüştüreli tam bir yıl oldu. Eğer bugün, burada yeniden bir araya gelebiliyorsak bunu 250 kahraman şehidimize 2.193 kahraman gazimize ve büyük Türk milletine borçluyuz, vatan size minnettardır.

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 15 Temmuz, bu milletin düşmanına kıyameti gösterdiği gündür. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) 15 Temmuz, iman dolu çılgın Türklerin, tankları ezdiği gündür. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) 15 Temmuz, bir işgal hareketine karşı, milletin çıplak eliyle silahları erittiği gündür. 15 Temmuz, dünya devletlerine "Bir millet nasıl olur, bir vatan nasıl korunur." dersinin verildiği gündür. 15 Temmuz, millî iradenin tecelligâhı bombalanırken millî iradenin teslim alınamayacağının yedi düvele ilan edildiği gündür.

"Korkma!" diye başlayan İstiklal Marşı'mızın her satırı o gece yeniden yazıldı. Milletim korkmadı; zira, zafer korkmayanlarındı. O gece milletim kükreyip sel oldu; bendini çiğneyip aştı, dağları yırtıp enginlere sığmayıp meydanlara taştı. O gece, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milyonlar milletine, bayrağına, vatanına, devletine sahip çıkmak üzere ikinci kurtuluş mücadelesini başlattı.

15 Temmuz gecesi ihanetin en şiddetlisini yaşadık. 15 Temmuz gecesi destanların da en güzelini yazdık. Peygamber Efendimiz, Hazreti Hamza'ya "Yürüyüşün ölümü korkutuyor." demişti. O gece bu millet Hazreti Hamza gibi yürüdü. Dostuna nam, düşmanına korku saldı.

Bu vatan "Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var." diyenlerindir. Bu vatan, toprağın kara bağrında sıradağlar gibi duranlarındır. Bu vatan, ardına bakmadan yollara düşen, şimşek gibi çakan, sel gibi coşan, huduttan hududa koşanlarındır. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli milletvekillerim; istiklalin muhakkak ki bir bedeli var, bu bedeli bir değil binlerce kez ödedik. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan; bu günler Türk demokrasi tarihinin utanç vesikalarıdır ama 15 Temmuz hepsinden daha farklıdır. İlk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi, aziz Türk milleti darbelere boyun eğmedi, gerçek anlamda "Yeter! Söz milletindir." dedi. Bir geceye on senelik bir mücadeleyi sığdırıp bu toprakların hür ve bağımsız kalacağını bütün dünyaya haykırdı.

Kurtuluş Savaşı'nda "Ya istiklal, ya ölüm." diyerek vatanını savunan bu Gazi Meclis değil miydi? 15 Temmuzda Türkiye Büyük Millet Meclisi bir kez daha "Ya istiklal, ya ölüm." andını içerek verdiği bağımsızlık mücadelesiyle ikinci kez gaziliği hak etti. Kuşkusuz gazi bir millete gazi bir Meclis yakışır. O gece, bu yüce çatı bombalar altında sarsılırken milletvekillerimiz parti kimliklerini bir kenara bıraktı, hep beraber demokrasiye, ülkemize sahip çıktı. Âdeta bir savaş ortamında ölümüne demokrasi nöbeti, millî irade nöbeti tuttu, bombaların altında Meclisi terk etmedi. Milletim de egemenliğini düşmanlara bırakmayıp o gece Meclisine ölümüne sahip çıktı. Milletvekillerimiz nasıl o gece millî iradeye davetsiz çıktıysa 15 Temmuzun her yıl dönümünde de aynı ruhla bu çatı altında buluşulmalıdır. O gece milletin kahraman evlatları ellerinde bayrak, dillerinde Allah Allah nidalarıyla, ezanlarla, selalarla ölüme koştu. O gece Ahmet, Mehmet yoktu; Ayşe, Fatma yoktu, 80 milyonun adı vatandı, bayraktı, istiklaldi. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

1915'te Çanakkale'yi geçemeyen gafiller 2016'da İstanbul Boğazı'nı geçeceğini mi zannetti? 1920'de işgal edemediğiniz milletin Meclisini 2016'da yerle bir edeceğinizi mi zannettiniz? O hâlde, siz bu aziz milleti hiç tanımamışsınız. Şunu unutmayın ki siz kalleş oldukça biz daha çok kardeş olacağız. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) Siz kelepçeler vurdukça biz daha çok kenetleneceğiz. Siz hain oldukça biz daha çok kahramanlar çıkaracağız. Çanakkale'deki kahraman On Beşlilerin torunları 15 Temmuzda dedelerine ne kadar da layık oldular. Anadolu topraklarına nasıl da layık olduk. Allah hepimizden, milletimizden razı olsun.

Bu millet o gece "Türk olmayı onur, Müslümanlığı gurur sayarım. Bol yıldızlı değil, ay yıldızlı bayrak altında saf tutarım." diyen Gazi Mustafa Kemal'in vasiyetine uygun, kendine yakışanı yapmıştır. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) Bu devlet şimdi de "Her şeyi affedin ama vatanınıza ihanet edenleri asla affetmeyin." diyen Hazreti Ali'nin vasiyetini yerine getiriyor. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) Bu caniler hak ettikleri en ağır cezayı hukuk içerisinde mutlaka alacaklar.

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti milletiyle, devletiyle, ordusuyla bir bütündür. Bu gerçeğe rağmen, bir ayrılık rüyasıyla yanıp tutuşanların hizmet ettiği karanlık çevreler bir kez daha bu milletin sağduyusuyla kaybolmuştur. Türk ordusu bugün 15 Temmuz öncesine göre çok daha güçlüdür. Türk ordusu aziz milletin ordusudur. Unutulmasın ki Türkiye her inançtan, her mezhepten, her kültürden oluşan bir devlettir. On beş yılda gelecek nesillere ekonomisiyle, özgürlük ve demokrasisiyle, dev hizmet ve eserleriyle büyüyen bir Türkiye'yi bırakmamıza hiçbir güç mâni olamayacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanım, Değerli Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; FETÖ'nün ağzıyla konuşanlar, 15 Temmuz ruhunu hissedemeyenler, Yenikapı ruhuna layık olamayanlar, onlar ancak kontrollü ruhlarla bir arada olabilir.

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu milletin bir evladı olmaktan gurur duyuyorum. Büyük Türk milleti önünde saygıyla bir kez daha eğiliyor, millî iradeye ölümüne sahip çıkan milletimi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar)

Milleti için, bayrağı için, vatanı için, devleti için canını seve seve veren tüm şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimizi de rahmet, minnet, şükranla anıyor, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum. Allah böyle bir karanlık geceyi bir daha ülkemize yaşatmasın. ("Amin." sesleri)

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından ayakta alkışlar, MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkür ediyoruz Sayın Yıldırım.