Konu:Malatya'da Kayısı Üreticisinin Sorunlarına İlişkin Gündem Dışı Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:106
Tarih:14/06/2017


Malatya'da kayısı üreticisinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kayısı ve kayısı üreticilerinin sorunlarıyla ilgili söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, tabii, kayısı, sizler için dünyanın en güzel meyvesi olabilir, dünyanın en kaliteli meyvesi olabilir, her derde deva bir meyve olabilir ve -ki öyledir- her derde deva bir meyvedir, önemli bir meyvedir ama Malatyalı için kayısının başka anlamları vardır. Malatyalı için kayısı, hastalığında ilaç parasıdır, gelinlikte çeyizidir, okula giden çocuğunun defteridir, kalemidir; bebeğinin maması, çocuğunun oyuncağıdır; kayısı, gelecek yılın umudunu bir kez daha yeşertecek mazottur, gübredir, ilaç parasıdır. Malatyalı çiftçi, ağaçlarına bir yıl boyunca çocuğuna bakar gibi bakar; bir yıl boyunca sürekli bakımını, ilacını, suyunu verir; dondan, doludan korumak için de duasını eder. Bahar yaklaşırken, kayısılar çiçek açmaya başlayınca Malatyalının da uykusu kaçar. Tek geçim kaynağı kayısı olan Malatyalı, don ve dolu olmaması için dua etmeye başlar.

Bu yıl da Malatya'nın pek çok yerinde don ve dolu olayı yaşandı. Birçok bölgede, kayısı, don ve doludan dolayı zarar gördü. Malatyalılar geçmiş yıllarda don ve dolu riskine karşı ürünlerini TARSİM'e sigorta ettirdiler, ettiriyorlar; ekmeklerinden, çocuklarının nafakalarından keserek TARSİM'e prim ödüyorlar. Bu yıl da kayısılar dondan, doludan zarar görmesin diye üreticiler, TARSİM'e başvuru yaptı, primlerini ödediler ve gereken işlemleri yaptırdılar. Bu yıl yine don ve doludan zarar görünce, kayısılar dökülmeye başlayınca, değerli milletvekilleri, çiftçiler, TARSİM'e başvurdu, "Gelin, zararımızı tespit edin." dediler. Ancak, bu yıl TARSİM eksperleri, zarar tespiti için bahçelere gittiler; bu zararın, hasarın dondan ya da doludan değil, fizyolojik dökülmeden olduğunu söylediler. Ki bu eksperler, kayısının tevekte mi, yani yerde mi yetiştiğini, ağaçta mı yetiştiğini bilmeyecek eksperler, başka illerden gelmişler değerli milletvekilleri ve bunun sigorta kapsamına girmeyeceğini söylediler.

Değerli arkadaşlar, bu yıl da eğer zamanında tespit edilmiş olsaydı, kayısıların dökülmesinin dondan ve doludan olduğu tespit edilecekti. Ancak, tespitin gecikmesi neticesinde, TARSİM, bu dökülmede ağaca bahane buldu, çiftçilere bahane buldu ve dedi ki: "Fizyolojik dökülmedir." Ya, bunu Malatyalı ilk kez duyuyor, "Ulan, bu fizyolojik dökülme nedir?" diye. Değerli arkadaşlar, Malatyalı, donu biliyor, doluyu biliyor, kayısının bir diğer düşmanı AKP'yi biliyor ama fizyolojik dökülmeyi ilk kez duydu. (CHP sıralarından alkışlar)

Arkadaşlar, şimdi, diyorlar ki: "Ya, bu fizyolojik dökülme nedir?" Acaba gelecek yıl "Malatyalının kayısısı, ağacın psikolojisi bozuldu da onun için dökülüyor." derler mi? Denebilir. (CHP sıralarından alkışlar) Veya "Kalp krizinden öldü kayısı, onun için olmadı." denebilir mi? Denebilir. Ya da gelecek yıl kayısının tamamı dökülünce "İntihar etti." denebilir mi? Vallahi, diyebilirsiniz.

Değerli arkadaşlar, buna Malatyalı şaşırmış durumda. Hakikaten, gülüyorlar. "Ya, bu fizyolojik dökülmeyi nereden icat ettiniz?" diyorlar. Göz göre göre... İnsanlar nafakalarından kesmişler, kayısılarını TARSİM'e sigorta ettirmişler. Geçtiğimiz yıl, ondan önceki yıl birçok zarar geçirmiş Malatyalı kayısıdan.

Değerli arkadaşlar, şimdi hem prim ödeyemiyor Malatyalı hem zararını karşılatamıyor ve Hükûmetten, siyasetçilerden umut bekliyor.

Değerli arkadaşlar, ben şahsen, hiç ayırmadan Malatyalının sorunlarını gündemde tutmaya çalışıyorum. Bu TARSİM meselesi, kayısı meselesi, bizim için çok önemli, mutlaka bunun çözülmesi gerekiyor.

Yine, gelecek yıl... Hani fizyolojik dökülme var ya, diyorlar ki: "Acaba stresten dökülmüş olabilir mi?" Ya, kayısı, insan değil, kayısı, bildiğimiz bir ağaç. Belki birileri bilmeyebilir, ağaç, ağaç, bildiğimiz ağaç, dünyanın en güzel sarı meyvelerini üreten ağaç. Hastalık, siz inanmayacaksınız, arkadaşlar, bunu yazılı olarak söylüyorlar. Maalesef, AKP'li vekillerin de çok umurunda değil arkadaşlar, bir zarar karşılanmıyor.

Şimdi, buradan Meclisten, sizden rica ediyorum değerli arkadaşlar, bu TARSİM'le ilgili bir araştırma yapın. Eğer Malatyalı, haksız ise, Malatyalı, haksız yere para istiyorsa parasını vermeyin. Ama burada ciddi bir mağduriyet var, ciddi bir olay var. Mutlaka bu zararın karşılanması gerekiyor.

Bakın, belki kayısı, sizin için birçok şeyi ifade etmeyebilir ama Malatya için kayısı, yüz binlerce insanın aş parası, ekmek parası. Eğer kayısı tutmazsa insanlar aç kalır, eğer bu zararlar karşılanmazsa Malatyalı aç kalır. Bu sorunların karşılanması gerekiyor.

Sözlerimi bitirirken, biraz önce Göztepe'yi kutladılar, ben de Türkiye'nin en güzel...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - ...renklerine sahip Malatyaspor'u kutluyorum, ona emek verenleri kutluyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Keşke Malatya da duysaydı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Doğuda "doğunun kaplanı" olarak Süper Lige çıktık Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Mikrofonunuzu açıyorum Sayın Ağbaba.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Teşekkür ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Baştan söyle.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ben de Göztepe'yi kutluyorum, Sivasspor'u kutluyorum ama kendi kentimin takımı, dünyanın en güzel renklerine sahip Malatyaspor'u da kutluyorum. Dar bir bütçeyle teknik heyetinden hocasına kadar, futbolcusuna kadar bir destan yazdılar. Önümüzdeki yıl, umarım, o, üç büyükler, dört büyükler dediğimiz takımlara da kök söktüreceğiz. Malatya kayısısıyla ünlü, İnönü'süyle ünlü, Özal'ıyla ünlü ama Malatya, bir de Malatyaspor'uyla ünlü. Göztepe'ye şimdiden başarılar diliyorum ama...

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Bir de Veli Ağbaba'sıyla.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Evet, çok teşekkür ederim.

Malatyaspor'un önümüzdeki yıl hem Türkiye'de hem Avrupa'da destan yazacağına inanıyor, emek veren herkesi kutluyorum. (CHP sıralarından alkışlar)