Konu:Sanayinin Geliştirilmesi Ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:105
Tarih:13/06/2017


Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 485 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 5'inci maddesi hakkında söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, öncelikli olarak, yasama faaliyetlerini her geçen gün zayıflatan, birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gereken yasaları bir çuvala sıkıştıran bu torba yasa anlayışını doğru bulmadığımızı burada belirtmek isterim. Bizzat Başbakan tarafından "Bir daha asla getirilmeyecek." denilen ama her ne hikmetse her defasında başvurulan bu uygulama, halkın ihtiyaçlarından çok, sermaye sahiplerinin çıkarlarını korumak adına çıkarılmaktadır. Daha önce altı kez gündeme gelen ve reddedilen bir tasarıyı gündeme getirirken aslında -2'nci maddeyi çıkarmanıza rağmen- gerçekten amaç bu mudur, sanayi ve üretimi geliştirmek midir, bunu da çok iyi incelemek lazım.

Tarımı, hayvancılığı, çevreyi doğrudan ilgilendiren bu yasa tasarısının Sanayi Komisyonunda görüşülmesi ve torba yasa yapılması beraberinde haklı kaygıları da getirmektedir. 23 farklı yasada değişiklik öngören bu yasa tasarısının metninde ne ararsak var; YÖK Yasası var, emlak vergisi, hastaneler, TRT, sanayi ve en önemlisi, 10 milyondan fazla insanımızı doğrudan ilgilendiren zeytinlik meselesi hele şükür geri çekildi ancak konunun önemli olması nedeniyle bu konuya devam edeceğim.

Tam adı "Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" olarak belirtilse de buradaki asıl niyetin zeytinlikleri, kıyıları ve meraları sanayiye, boşalan sanayi arsalarını ise inşaat sektörüne açmak olduğunu net bir şekilde görmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, zeytin, yetişme tarzı nedeniyle partiküllere ve havanın kirlenmesine karşı oldukça hassas bir bitkidir. Zeytin ağaçları, maden ocaklarının, termik santrallerin yarattığı kirlilikten dolayı olumsuz etkilenmektedir yani kamulaştırılan alanlar dışında, kamulaştırılmayan alanlardaki zeytinlikler de tehlike altında olacaktır. Ayrıca termik santrallerin aşırı su tüketimi, suyu temiz alıp kirleterek doğaya bırakması sonucu zeytin yetiştiriciliği ve tarım üretimi olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyince bu tasarının yasalaşması sonrasında zeytinliklerin yüzde 70'inin tehdit altına gireceği belirtilmiştir.

Yine bu tasarı yasalaşırsa -ki çekilmesine rağmen yine böyle bir tehlike var, getirilme ihtimali çok yüksek- tarım dışı arazi bulmadan "Zeytinliğe, kıyılara sanayi kuracağım." demenin önünde yasal olarak herhangi bir engel kalmayacaktır. Yine "Zeytinlikleri bitirdik, kıyıları imara açtık ama hâlâ yatırım yapılması gerekiyor, meraları da kullanalım." derseniz bir valilik kararıyla meralara da el koymanın önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Değerli milletvekilleri, yapılan sanayi yatırımlarında bir konuya işaret etmek isterim. Nedense ülkemizde bir aks belirlenmiş; Adapazarı, Kocaeli, İstanbul'a varan bir aks üzerinde sağlı ve sollu sanayi tesisleri yapılmakta, ülkenin tüm kaynakları oraya aktarılmaktadır. Bu da aslında yanlış bir politikadır. Neden Çankırı, Çorum, Sivas, Erzincan eksenine gidilmiyor, Maraş eksenine kayılmıyor da hep bu eksen kullanılıyor? Çünkü oradaki arazilerin, arsaların coğrafi konumlarıyla, ekonomik değerleriyle ilgili bir husus olduğunu da burada maalesef belirtmek istiyorum. Sadece bu hususlar bile bu torba tasarının zeytinlikleri, kıyıları, meraları yok edeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

İktidar partisi AK PARTİ vekillerine buradan seslenmek istiyorum: Bu tasarının yaratacağı tahribatın lütfen artık farkına varın. Olay ne tek başına bir zeytinlik meselesi ne de üretim meselesi. Mesele sadece üretim olsaydı, zeytin işleme ve zeytinyağı üretim tesislerine teşviklerin verilmesini, tarıma dayalı sanayi teşviklerini görüşüyor olacaktık burada.

Değerli milletvekilleri, sanayimizi geliştirmek adına verilen teşvikler, imtiyazlar, çıkarılan yasalar sonucu ne elde ettik? Buna dair bilimsel bir rapor var mıdır? Bu yasa tasarısı sonucunda tam olarak ne bekleniyor? Yasa tasarısının yaratacağı tahribata dair gerek sendikaların gerek meslek odalarının gerekse de uzmanların görüşleri bulunmaktayken bu yasa tasarısı sonrasında sanayimizin ne kadar gelişeceğine ve ne kadar yurttaşımıza iş imkânı sağlanacağına dair bilimsel bir rapor hazırlanmış mıdır? Elbette ki hayır. Bu konuda hiçbir veri hazırlanmadan, hiçbir veri elde edilmeden ortaya konan bu tasarının bir yarar getirmeyeceğini belirtiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Doğan.