Konu:17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:105
Tarih:13/06/2017


17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

İBRAHİM AYDIN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü için şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

1994 yılında Birleşmiş Milletlerin aldığı kararla 17 Haziran, Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü olarak kutlanmaya başlanan ve kabul edilen gündür.

Günümüzde hepimizin tesirini hissettiği iklim değişikliği, çölleşme ve kuraklık tüm dünyanın en önemli sorunları arasındadır. 4 milyar hektardan fazla alanı ve 168'den fazla ülkede yaklaşık 1,5 milyar kişiyi doğrudan tehdit eden çölleşme ve kuraklık, sadece çevresel bir problem olmayıp ekonomiyi, güvenliği ve kalkınmayı da olumsuz etkilemektedir. Terörden ve savaşlardan sonra en büyük göç çölleşmeden kaynaklanmaktadır. Arazinin tahrip edilmesi ve üretkenliğinin azalması ya da kaybedilmesi olarak tanımlanan çölleşme, toprak tahribatının en son noktasıdır. Toplam alanının yüzde 65'i kurak ve yarı kurak ekosistemlerden oluşan ülkemizde çölleşmeyle mücadele çalışmaları büyük önem arz etmektedir.

Dünyada ormanları tehdit eden risklerin başında orman yangınları gelmektedir. Ülkemizde orman yangınlarıyla mücadele konusunda büyük ilerleme kaydettik. Türkiye'yle iklim benzerliği gösteren İspanya, İtalya, Yunanistan gibi diğer Akdeniz ülkeleriyle mukayese edildiğinde, yangınlarda çok daha az orman alanımızı kaybettiğimiz görülmektedir. Türkiye, 1973-2015 yılları arasında orman varlığı hem alan hem de odun serveti olarak artmış nadir ülkelerden biridir. Orman sahamız 1972 yılında 20,2 milyon hektar iken 2015 yılı itibarıyla 22,3 milyon hektara ulaşmıştır, 2030 yılı hedefimiz ise orman varlığımızın yüzde 30'a çıkarılmasıdır.

Yağış sularının depolanması kuraklıkla mücadelede büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda, Türkiye'de çok sayıda baraj ve gölet inşa edilmiştir. 1.000 Günde 1.000 Gölet Projesi hayata geçirilmiştir. Son on üç yılda 320 baraj inşa edilerek ülke genelinde baraj sayısı 700'e çıkarılmıştır. Türkiye'de erozyonla taşınan toprak miktarı 1970'li yıllarda 500 milyon ton iken yürütülen çalışmalar neticesinde yılda yaklaşık 168 milyon tona indirilmiştir. 2030 yılına kadar bu miktarın 130 milyon tona indirilmesi hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz Ekim 2015 tarihinde Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin 12'nci Taraflar Konferansı'na ev sahipliği yapmış ve iki yıl boyunca sözleşmenin dönem başkanı olarak seçilmiştir. Ayrıca, yine iki yıl süreyle Parlamenterler Forumu Başkanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisiyle ve İş Dünyası Forumu Başkanlığı TOBB'la iş birliği hâlinde yürütülmektedir. Parlamenterler Forumu başkanlık dönemi faaliyetlerinin koordine edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Çölleşme Çalışma Grubu oluşturulmuştur; ulusal arazi tahribatının dengelenmesi hedeflerini oluşturmuş ve ulusal raporunu hazırlamıştır. Buna göre 2030 yılına kadar 1 milyon hektar ağaçlandırma, 750 bin hektar mera ıslahı, 2 milyon hektar tarım alanı ıslahı öngörülmektedir.

Ülkemizin 1998 yılında taraf olduğu Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi çerçevesinde tarafların yerine getirmeleri gereken en önemli yükümlülüklerden birisi eylem planı hazırlamasıdır. Türkiye, Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Eylem Planı'nı hazırlamış ve yürürlüğe koymuş durumdadır. Plan çerçevesinde Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uygulamaya girmiştir. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği çıkarılmıştır. Sulak alan yönetim planları hazırlanmıştır. Su havzalarının korunması için muhafaza ormanları tesis edilmektedir.

Türkiye, çölleşme ve erozyonla mücadeleyi küresel düzeye taşımaya ve öncülük etmeye 12'nci Taraflar Konferansı Dönem Başkanlığı süresince de artırarak devam etmektedir. Çölleşmeyle mücadele kapsamında 54 Afrika ülkesinin 48'iyle iş birliği yapılmaktadır. Türkiye, her yıl düzenli olarak Afrika, Orta Asya ve Balkan ülkelerinde yaklaşık 100 uzmana çölleşmeyle mücadele konusunda uluslararası eğitim vermektedir. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı dünyanın sessiz felaketi olan çölleşmeyle baş edebilmenin tek yolu, ülkelerin iş birliği içerisinde etkin eylemler gerçekleştirmesi ve ortak bir problem karşısında ortak hareket edebilme yeteneğini kullanabilmesidir. Bu şuurun farkında olan Türkiye, uluslararası arenada yürüttüğü faaliyetleri artırarak devam ettirecektir. Gelecek nesillere susuzluk ve çölleşme endişesi olmayan bir Türkiye bırakmak öncelikli sorumluluğumuzdur.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aydın.