Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:102
Tarih:07/06/2017


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, çevre konusu konuşuluyor, çok hassas bir konu. Zaten konuşmalar yapıldı. Ben tekrar, on beş gün önce sporla, futbolla ilgili yaptığım bir konuşmayla ilgili devam edeceğim çünkü güncel bir konu hem de iftara doğru vakit de geçer biraz.

Geçen hafta yaptığım konuşmada Futbol Federasyonunun yanlış uygulamalar içerisinde olduğunu, bu yüzden de kulüplerin büyük borç bataklarına girdiğini, iyi yönetilmediğini ve Türk futbolunun artık uçurumun kenarına geldiğini değil de uçurumun içine düştüğünü anlatmıştım. Tabii, belki konuşma biraz sertti Meclis kürsüsünden ama özellikle yaptım. Çünkü normal anlatınca gündem olmuyor; ülke öyle bir hâle geldi ki illa magazinsel veya sert sözlerle söylediğinizde gündem oluyor. Ben bu konuşmayı yaptıktan sonra Futbol Federasyonu Asbaşkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Aşçıoğlu Bey aradı beni, dedi ki: "Saffet Bey, tebrik ederim yaptığınız konuşmadan dolayı." Niye, siz yönetici değil misiniz şu anda dedim. "Evet, yöneticiyim ama biz Türk futbolunu mahvettik, Türk futbolunu zehirledik. Bizim hepimizin istifa etmesi gerekiyor." dedi. Bunu sadece telefonda mı konuşacağız dedim, "Yok, ben demeç de verdim gazeteye." dedi. Eğer kamera varsa gösterebilir: "Türk Futbol Federasyonu Asbaşkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Aşçıoğlu diyor ki: 'Saffet Sancaklı haklıdır, bizim topyekûn istifa edip gitmemiz lazım.'"

Şimdi bunu niye gösterdim? Eğer ki kamuoyunun bu isteği olmasaydı, Türk futbolunun böyle bir sıkıntısı olmasaydı, benim kişilerle bir problemim yok, gelip burada kimseye öyle bir şey demezdim ama bunu devam ettireceğim, bu arkadaşlar da gidecekler, bunların başka çaresi yok.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Kim seçti onları, kim?

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Şimdi, tabii, Millî Takım öyle bir yönetiliyor ki... İşte, bu 15 Temmuzda biz Fetullah Gülen cemaatine "terör örgütü" demeye başladık. Ama şurada birkaç sene öncesine kadar şu Millî Takım'ı yönetenler Amerika'da yazın turnuva yaptırıyorlardı, özellikle o turnuvaya katılıyorlardı. New York Havaalanından bazı futbolcular bazı yöneticilerle birlikte önce Pensilvanya'ya gidip ondan sonra Millî Takım kampına katılıyorlardı. Hâlâ o arkadaşlardan şu anda bu federasyonun içinde olanlar var.

Bu Millî Takım'da oyuncular birbirine silah çekti. Millî Takım kampında oyuncular birbirine silah çeker mi arkadaşlar? Bu ülkede Türk Millî Futbol Takımı'nın oyuncuları birbirine silah çekti.

Geçen sene, hatırlarsınız, bu Avrupa Şampiyonası'nda Arda Turan takım kaptanıydı, bir prim meselesi oldu, 11 ay önceki mesele bu ve Fatih Hoca oradan birkaç tanesini bir daha Millî Takım'a almayacağını söyledi. Haklı olabilir, olmayabilir, onu bilmiyorum. Ardından bir süre geçti, Fatih Hoca Millî Takım'ı açıkladı, dedi ki: "Benim gönlüm istemese de ben bunları Millî Takım'a alıyorum."

Geçen gün uçakta bir şey oldu en son, gene Arda meselesi. Arda, Türk Millî Takımı'nın gururudur, Türk Millî Takımı'nın kaptanıdır ve Barselona gibi dünya devi olan bir takımda oynamaktadır. Ben şahsen Barselona'nın maçları olduğu zaman hemen televizyonun karşısına geçiyorum, hemen Arda oynuyor mu diye bakıyorum ve heyecanlanıyorum; bizim gururumuz, kardeşimiz. Arda ki tanıdığım kadarıyla da düzgün bir çocuk. Arda, Millî Takım uçağında Millî Takım Kaptanı olarak bir gazetecinin gırtlağına sarılıyor ve çok ağır şekilde küfrediyor. Şimdi, Arda mı bu duruma geldi yoksa ortam mı bu duruma getirdi? Arda'nın yaptığı bu hareket külliyen yanlıştır. Millî Takım Kaptanı uçakta kimseye saldıramaz, kimsenin gırtlağını sıkamaz çünkü millî maç var, millî maçın konsantresi bozulur. Nitekim, şu anda Millî Takım maçının konsantresi bozuldu, şu anda Arda ile Bilal Meşe'yi konuşuyoruz. Bilal ağabey otuz yıllık gazeteci, nihayet bu olayla şöhret oldu.

Şunu anlatmaya çalışıyorum: Kötü yönetiliyor Futbol Federasyonu.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Kim seçtirdi Saffet Bey? Kim seçtirdi?

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Ya, "Kim seçtirdi?" Herkes, her şeyi biliyor.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Uçağa biniyorsunuz... Rica edin, alsınlar görevden.

BAŞKAN - Arkadaşlar, müdahale etmeyelim lütfen, ayıp oluyor.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Şimdi, bilmiyorum, hani ben aynı şeyi mi anlatıyorum yoksa karşı tarafa, size doğru yanlış mı geliyor? Ben de diyorum ki bu Türk futbolu kötü yönetiliyor, bu Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetimi acil bir şekilde köylerine dönsünler.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Görevi bırakmalı.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Bu Türk futbolu yalı çocuklarından kurtulsun artık. Babalarının paralarıyla gelip, o koltuğa oturup şu Türk futbolunu yönetmesinler artık. Bunu anlatıyorum zaten, bilmiyorum, aynı şeyi mi söylüyorsunuz?

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Aynı fikirdeyiz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Aynı şeyi söylüyoruz.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Tamam o zaman, aynı şeyi söylüyorsanız... O zaman bir alkış gelsin milletvekillerinden destekliyorlarsa (CHP sıralarından alkışlar) İşte, kameralar, görün, milletvekilleri de bu söylediğimi destekliyor.

Şimdi, geçen gün sosyal medyada bir şey var: Adam otobüs şoförü, otobüsü durduruyor, diyor ki: "Arkadaşlar, benim psikolojim bozuldu, her an kaza yapabilirim, lütfen başka arabayla gidin." Millî Takım'ın Kaptanı Arda Efendi çıkıyor, uçakta birinin gırtlağını sıkıyor. Beyler, nereye gidiyoruz biz ya?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Memleketi bu hâle getirdiler. Hastanede dayak, okulda dayak, uçakta dayak.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Biz garip bir yerlere gidiyoruz yani. Bu garip yerlere giderken bizim mutlaka bu işlere... (CHP sıralarından gürültüler) Lütfen birbirinize sataşmayın, vaktim geçiyor, daha anlatacaklarım var.

Şimdi, hatırlıyor musunuz, bizim millî formamız vardı; ben de şerefle yıllarca, uzun yıllar giydim hem de en aşağıdan en yukarıya kadar. O forma nasıldı biliyor musunuz? Beyaz formanın üstüne kırmızı ay yıldızdı.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Ne güzel formaydı o forma.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Bu şimdiki Millî Takım formalarındaki bu turkuazlar, siyahlar ne ya?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Nereden çıktı? Neye benziyor?

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Buradan protesto ediyorum, bir daha da o formanın giyilmesini istemiyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar) Millî forma beyazdır, üzerinde kırmızı al bayrağı vardır. İlk millî maç Romanya'yla oynanmıştır, o gün giyilmiştir ve millî formamız odur bizim. Bundan sonra da bir daha kırmızı beyazın dışında millî formanın giyilmesini istemiyorum. Kim organize ediyorsa o işi, bıraksın bunu. Millî Takım'ın, al bayrağın rengi kırmızı beyazdır, nokta.

Şimdi, bir konu daha var. Bizim bu Arda'yla ilgili bir şey daha söyleyeceğim. Arda kardeşimiz, benim çok sevdiğim, çok efendi bildiğim bir çocuk ama Arda çok büyük bir hata yaptı. Ne hatası yaptı? Arda o olayı yaptı. Anlık bir şey gelişmiş olabilir, insanın psikolojisi bozuk olabilir. Büyük ihtimalle Barselona'dan da ayrılacak, belki o da onun psikolojisini bozmuş olabilir anlık. Uçaktaki mesele kabul edilemez ama diyelim ki kabul ettik bir an için, ertesi gün Arda -Hüseyin ağabey, senin de öğrencindi, bizim de kardeşimiz, mahallemizin çocuğu- basın toplantısı düzenliyor, "Millî Takım'ı bıraktım." diyor. Arda, ben sana bir şey soracağım, sen kimsin de Millî Takım'ı bırakıyorsun ya? Millî Takım şudur: Bu ülkenin ortak en tepesindeki olaydır Millî Takım, kırmızı beyaz al bayrak. Yirmi sene önce de ben Arda'ydım ama ismimiz o zaman Saffet'ti, Rıdvan'dı, Tanju'ydu, Metin'di, şimdiki isimler işte Arda, Burak, Selçuk, neyse. O aynı askerlik gibi millî bir görevdir. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan 80 milyon kişiden hiç kimsenin gücü Millî Takım'ı bırakmaya yetmez. Onun için Arda'yı bu konuda çok ciddi eleştiriyorum. (MHP, AK PARTİ, CHP sıralarından alkışlar) Onu da kim böyle gazlıyorsa onlarla bir daha görüşmesin yani.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Rıdvan gazlıyor, Rıdvan.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Arda sevdiğimiz bir çocuk ama Millî Takım'ı kimse bırakamaz, al bayrağı kimse bırakamaz, öyle bir lüksü yok kimsenin.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Okey arkadaşları onlar.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Nasıl?

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Okey arkadaşları.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Onu bilmiyorum, okey arkadaşlarını.

Bir de bir şey daha var. Bizim İran'da, Güney Azerbaycan'da Tractor Sazi bir takımımız var. Bunlar çok ciddi Türk milliyetçisi ve 80-90 bin seyirciyle oynuyorlar maçlarda ve Türk marşlarını söylüyorlar. Aradılar beni oradan, dediler ki: "Lütfen Beşiktaş Kulübü Başkanını arayın, bizimle bir gösteri maçı, dostluk maçı yapsın."

ABDULLAH ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Bizle yapsın, parlamenterle yapsın.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Parlamentoyla mı? Tabii, Beşiktaş bu sene Türkiye'nin şampiyonu olduğu için Beşiktaş'la yapmak istiyorlar ama kendilerine Parlamentoyla ilgili de ileteyim. Eğer öyle bir maç olursa, Fikret Başkanı da arayacağım bu akşam iftardan sonra -iftardan önce pek kafam çalışmıyor- kendisiyle de görüşeceğim bu maçla ilgili ama bu da aklıma gelmedi.

ABDULLAH ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Hem Beşiktaş'la yapsınlar hem bizle.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Olabilir, bunu da gündeme getirelim.

Arkadaşlar, işin özeti şu: Ülke garip bir yerde, ne olduğu da belli değil, bir tımarhaneye dönmüş vaziyetteyiz, hepimiz böyle bir garip davranıyoruz. Lütfen herkes aklını başına toplasın, sporda da böyle, hastanede de böyle, başka yerde de böyle. Biz de burada Türkiye'yi temsil ediyoruz milletvekilleri olarak, biraz daha böyle...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Kaptan, ülkemiz güzel.

Millî Takım'a başarılar diliyoruz.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Osman, bu ülkeyi benden daha çok sevdiğinizi de sakın iddia etmeyin.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Yok, ülkemizi seviyoruz Kaptan.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Ben ülkenin garip psikolojiye girdiğini söylüyorum, bunu hep beraber düzeltelim diyorum, ben bir şey demiyorum ki. Ben bu ülkenin 1 santimetrekare toprağına ölürüm Osman, bunu bütün Türkiye biliyor.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ondan şüphemiz yok Kaptan, biz de aynı, biz de aynı.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Teşekkür ederim beni dinlediğiniz için.

Hepinize de saygılar sunuyorum, sağ olun. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)