Konu:Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:75
Tarih:07/03/2012


AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı'nın 3'üncü maddesi üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, kadına karşı şiddet bir insanlık suçudur. Kadın örgütlerinin aylardır üzerinde çalıştığı tasarı maalesef Bakanlar Kurulundan Meclise değişerek, dönüşerek ve eksilerek gelmiştir. Aslında bu yasa tasarısında kadını göz ardı eden zihniyet 12 Hazirandan bu yana kendini göstermektedir. İlk olarak Bakanlığın isminden "kadın"ın adı çıkartılmıştır, daha sonrasında Bakanlar Kurulunda maalesef sadece tek bir kadın temsilci bulundurulmuştur. Bu anlamda 96 ülke içerisinde kabinede kadın temsili açısından maalesef Türkiye 90'ıncı sırada yer almaktadır.

Daha sonra öğrencilerimizin eğitim hayatına yönelik de birtakım değişiklikler yapılmaya başlanmıştır. Örneğin, vatandaşlık ve demokrasi dersinin içerisinden CEDAW, yani Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'yle ilgili bölüm çıkartılmıştır. Yine, aynı dersin içeriğinden "Haydi Kızlar Okula" kampanyasıyla ilgili bölüm de çıkartılmıştır. Şimdi -ben o dönem de Sayın Bakana, Millî Eğitim Bakanına bunu bir soru önergesi olarak yöneltmiştim- anlıyorum ki aslında bu kampanya artık devam etmeyecek, artık, kampanyanın adı 4+4+4 eğitim tasarısından sonra "Haydi Kızlar Okula" değil, "Haydi Kızlar Kocaya" şeklinde değişecek, öyle görünüyor.

Yasa taslağında öncelikle isimden başlayarak itiraz ettiğimiz birtakım unsurlar var bildiğiniz gibi. "Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Tasarısı"nın ismi neden sizi rahatsız etmiştir, bunu merak ediyorum. İstanbul Anlaşmasını ilk imzalayan ve onaylayan ülke olmakla gururlanan AKP Hükûmeti, Meclise gönderdiği yasa taslağında İstanbul Sözleşmesi'ne ve diğer uluslararası hiçbir sözleşmeye yer vermemiştir. Adalet Komisyonuna gelen yasa taslağının üzerinden önergelerle tekrar uluslararası sözleşmeler yasa metnine eklenmiştir. Şimdi anlamakta zorluk çektiğim konulardan bir tanesi de kadın örgütlerinin aylarca uğraşarak hazırladığı bu yasa taslağı neden böylesine eksiltilerek, dönüştürülerek Meclise gönderilmiştir.

Yasanın bir önemli eksiğini daha vurgulamak isterim. Yasa tasarısında trans kadınlardan bahsedilmemektedir. 2011 yılında 9 trans kadın öldürülmüştür. Tabii, bu sayı, LGBT örgütleri tarafından iletilen bir sayıdır, resmî rakamın ne olduğunu maalesef bilmiyoruz ama çok daha yüksek olduğunu tahmin ediyoruz. Ve bu yasa trans kadınları yok sayarken trans kadın cinayetlerini nasıl engelleyecektir? Cinsiyet kimliği, cinsel yönelim kavramları, bir kez daha mı yok sayılacaktır?

Yasa tasarısının 3'üncü maddesinde, mülki amirlere verilen yetkilerin hâkimlere verilmemesi, ciddi sorunlara ve şiddet mağdurlarının korunmasının gecikmesine, koruma tedbirlerinin yetersizliğine neden olacağı için, alt komisyonda, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak verdiğimiz önergeyle, hâkimlere de mülki amirlere verilen yetki verilmiştir.

Kadının siyasette temsil oranında 143 ülke arasında 88'inci sırada olduğumuz, kadın istihdamında OECD ülkeleri içerisinde en alt sırada yer aldığımız, devletten koruma isteyen kadınların yüzde 73'ünü koruyamadığımız, son on yılında kadına yönelik şiddetin yüzde 1.400 arttığı, kamuda ve siyasette kadının varlığının yok sayıldığı ülkemizde, kadın sorunu partiler üstüdür.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların tırnaklarıyla kazıyarak, canlarıyla bedel ödeyerek elde ettikleri hakları hatırlatan gündür. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele ediyormuş gibi davranarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlamamalıyız diye düşünüyorum.

Bu ülkenin kadınları, Erzurum'da Nene Hatun'dur, Sultanahmet Meydanı'nda "Ey özgürlük!" diye bağıran Halide Onbaşı'dır, kadının Meclisteki ilk temsilcilerinden Ankaralı Satı Kadın'dır, devrimci Behice Boran'dır, ömrünü kız çocuklarının eğitimine ayıran Türkan Saylan'dır, bilimin aydınlık yüzü Bahriye Üçok'tur, töre bahanesiyle öldürülen Güldünya'dır, eşinden ayrıldığı için koruyamadığımız Ayşe Paşalı'dır.

Ülkemin tüm emekçi kadınlarını saygıyla selamlıyorum ve yüce Meclisin huzurunda, ülkemin tüm kadınlarından, böylesine eksik bir tasarının?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - ?yasalaştırılarak çıkartılacak olması nedeniyle özür diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Nazlıaka.