Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:87
Tarih:03/05/2017


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ADNAN BOYNUKARA (Adıyaman) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle, Özgür Bey'in burada "parmak milletvekilleri" dediğinden eminim hepimiz rahatsız olmuşuzdur. Ben kasten...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Artık parmak da yok, avuç var, avuç, çünkü Meclise de ihtiyaç kalmadı.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Yani burada herkes belli bir halk iradesini temsil ediyor. Dolayısıyla, buna dikkat etmekte fayda var diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, hep birlikte yüz yıl boyunca unutulamayacak bir gece yaşadık. Bu gece, tarihin en sıra dışı kırılma anlarından biriydi, 15 Temmuz gecesi. 15 Temmuz, klasik bir darbe girişimi değildi, bunu netleştirmek için FETÖ'cü kalkışmanın amaçlarını hatırlamakta yarar var. Seçilmiş Cumhurbaşkanının infaz edilmesi, hiçbir darbede görülmemiş şekilde, vatandaşa ateş açılması ve katliam yapılması, cumhuriyet tarihinde ilk kez savaş uçaklarıyla şehir merkezlerinin bombalanması, Meclisin, milletvekilleri içindeyken darbeciler tarafından bombalanması; tankların halkın üzerine sürülmesi. Evet, 15 Temmuz sivil Hükûmeti devirmeye yönelik bir darbe girişimiydi, iç savaş çıkartmaya yönelik bir kalkışmaydı, bir dış gücün ülkeyi işgal girişimiydi yani karşımızda yalnızca iktidarı almak isteyen klasik bir darbeci cunta yoktu; milletin istiklaline ve istikbaline kasteden, ülkeye ve halka düşman bir dış güçle karşı karşıyaydık ancak milletimizin tüm fertleri ihanetin en koyu tonundaki karanlık geceyi aydınlık bir sabaha dönüştürdü, tuzak kuranlar kendi kurdukları tuzağa düştüler, hainlerin emelleri kursaklarında kaldı. Bunu sağlayan ise milletin derin vicdanı ve sivil siyasetin yanında olma kararlılığıydı.

Değerli milletvekilleri, FETÖ, masumiyet zırhından dünyanın en kalleş terör örgütüne evrilmenin öyküsüdür; sahtelik, takiye, çift kişilik ve şerle gizli ittifaktan türemiş bir canavardır, Truva atıdır.

Değerli milletvekilleri, FETÖ bir günde ortaya çıkmış bir terör örgütü değildir, 1970'lerin başında komünizmle mücadele amacıyla örgütlenmiş yapılardan sadece bir tanesidir; 1980 darbesinden sonra farklı bir formatta alana sürülen küresel güçlerin kullandığı bir maşadır. FETÖ, failleri ortaya çıkartılmamış tüm karanlık olaylarda karşımıza çıkan bir tür gladyo örgütüdür, her an yeni bir formatta karşımıza çıkabilen bir aparat. FETÖ'yü kısır ve dar bir alan içinde konuşursak milletimize ve ülkemize yanlış yapmış oluruz. Milletin seçtiği vekillere düşen, bu konuyu enine boyuna tüm yönleriyle ele almaktır. FETÖ'yle hukuki mücadele ve devlet organlarının bu örgütten arınma süreci, fiilî kalkışma girişiminin bastırılması kadar önemlidir, hatta daha hayatidir. Bu fırsatı gerektiği gibi değerlendirebilirsek kirli ve kanlı vesayet odağını tasfiye edebiliriz, benzer yapıların ortaya çıkmasını önlemiş oluruz, güvenli ve huzurlu yarınlarımızı hep birlikte inşa edebiliriz.

Burada dikkat etmemiz gereken konu ise adalettir, hukuku işletmektir. Suça bulaşmış isimlerin kim olursa olsun hesap vermesi konusunda en ufak bir tereddüt gösterilmemelidir. Terör örgütünün kor çekirdeğinde yer alanların hak ettikleri cezaya çarptırılması şarttır. Toplumda var olan beklenti de suçluyla suçsuzun ayrıştırılmasıdır.

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Nasıl olacak, nasıl? Nasıl olacak? Hani komisyon?

HALUK PEKŞEN (Trabzon) - Niye ayrıştırmıyorsunuz? 25 bin kişiyi sokağa attınız!

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Nerede komisyon?

BAŞKAN - Lütfen sayın milletvekilleri, konuşmacıya müdahale etmeyin.

HALUK PEKŞEN (Trabzon) - Adalet adına söylüyorum, vicdan adına söylüyorum.

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Cevap alamıyorum.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Mehmet Bekaroğlu Bey, isterseniz gelin buradan konuşun, bu öyle oturduğunuz yerden "tweet" atmaya benzemiyor, Almanya Maliye Bakanıyla ilgili attığınız "tweet"i hatırlıyor musunuz?

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Cevap hakkım doğdu.

BAŞKAN - Sayın Boynukara, siz konuşmanıza devam edin, düzeni ben sağlamakla görevliyim, lütfen...

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Şunu açık yüreklilikle söylüyorum: Millete, ülkeye ve hukuka sadakatle bağdaşmayan her türlü gruplaşma, şeffaf olmayan oluşumlar ve hukuk dışı her türlü dayanışma, kamusal alanda otonom iktidar alanları oluşturmaya adaydır ve kabul edilemez. Kamuda çalışanlar arasında kamu örgütlenmesi dışında farklı bir yere aidiyet duygusuyla oluşan yapılanmalar suçtur, hep birlikte bunlarla mücadele etmeliyiz. Bunu düşünce ve inanç özgürlüğüyle karıştırmamak gerekir. Başkasına aidiyet duygusuyla kamu hizmeti vermeye çalışmak farklı, düşünce ve inanç özgürlüğü farklıdır.

Değerli milletvekilleri, sizlerle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bir kararını paylaşmak istiyorum: Eskelinen-Finlandiya Büyük Daire Kararı. Bu karar 2007 yılında alınmış. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu kararında "Anayasal sadakat ilkesini ihlal eden kamu görevlileri devlet tarafından görevinden çıkartılabilir." diyor. Bunun için aranan temel kriter ise kamu gücünün kullanımına ilişkin devlet ile memur arasında özel güven ilişkisinin tehlikeye düşmüş olmasını gösteriyor. İsteyen bu kararın detaylarına bakabilir, ben de paylaşabilirim.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ne olacak?

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Bahsettiğimiz türden terör örgütleriyle mücadele etmek için bu önemli bir içtihattır. Hangi tür terör örgütü olursa olsun fark etmez.

Değerli milletvekilleri, darbeye kalkışan, halka ateş eden ve şehirleri bombalayan bir örgütten bahsediyoruz. Burada güven ilişkisinden bahsetmek mümkün mü? Kuşkusuz değil. Buna rağmen devlete düşen, hukuku işletmektir, suçlu ile suçsuzu net olarak ayırmaktır. Kurunun yanında yaş da yanar düşüncesi hukuk devletinde olmaz. Kuru ile yaşı ayırmak, işte bizzat devlet budur.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Hani nerede?

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Bunun ne kadar zor olduğunun farkındayım çünkü her geçen gün ortaya çıkan yeni bilgilerle bu zorluğu görüyoruz. Karşımızdaki örgüt her alanda takiye yapan bir anlayıştan besleniyor. İşimiz zor ve çetin. Bu ise devletin sorumluluğunu artırıyor. Devlete düşen, hukuk, adalet ve titizliktir. Milletin beklentisi de budur.

Aliya İzzetbegoviç'in güzel bir sözü var: "Adaletten başka hiçbir borcumuz yok."

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Boynukara.