Konu:Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kuruluşunun 97'nci Yıl Dönümünün Ve Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı'nın Kutlanması, Günün Anlam Ve Öneminin Belirtilmesi Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:23/04/2017


Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 97'nci yıl dönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın kutlanması, günün anlam ve öneminin belirtilmesi görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE MECLİS GRUBU BAŞKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) - Sayın Cumhurbaşkanım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Değerli Başkanı, sayın milletvekilleri, değerli misafirler; millî iradenin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 97'nci yıl dönümü vesilesiyle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Aziz milletimizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı bütün kalbimle kutluyorum. Bu güzel günün mübarek Miraç Gecesi'ne denk gelmesi bizi ayrıca mutlu etmiştir. Sizlerin ve aziz milletimizin mübarek Miraç Gecesi'ni de tebrik ediyorum.

Millî iradeyi hâkim kılarak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışından bugüne kadar, başta ilk Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları olmak üzere, Meclis çatısı altında çalışan, bütün milletimizin vekillerinden vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Hayatta olanlara ülkemiz adına teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, Meclisimizin açılışının 97'nci yıl dönümünü kutlarken bu günü çocuklara bayram olarak armağan eden bir ülke olmanın aynı zamanda gururunu yaşıyoruz. Çocuklarımızın milletimizin değerlerine sahip çıkarak fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür olarak ve öz güvenleri yüksek bir şekilde yetişmesini arzu ediyoruz. Onların millî iradeye her şartta sahip çıkmalarını, daha demokratik, daha özgür yarınları inşa etmelerini ümit ediyoruz. Bu yolda önemli mesafe aldığımızı da ifade etmek isterim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti'nin bu günlerini hakkıyla anlayabilmek için doksan yedi yıl önceki zor şartları hatırlamamız gerekiyor. Unutmayalım ki Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulduğu o günlerde yurdumuzun birçok yeri işgal edilmiş, orduları dağıtılmış, ülke fakruzaruret içerisindeydi. Bu şartlar içerisinde tek umut veren şey, milletimizin gönlünde canlı ve dipdiri olan bağımsızlık aşkı ve vatan sevgisiydi. Bu aşk ve sevgiyle vatanın dört bir yanından gelen milletvekillerinin katılımıyla 23 Nisan 1920'de Meclisimiz heyecanla, umutla ve dualarla açıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı egemenliğin millete ait olduğunun ve millî iradenin üstünlüğünün ifadesiydi.

Millî Mücadele'miz Meclis öncülüğünde, Gazi Mustafa Kemal liderliğinde bir halk mücadelesidir. Meclisimiz bu mücadeleyi başarıyla yürüterek cumhuriyeti kurmuştur. Devlet kuran Meclisimiz dünyadaki tek Gazi Meclistir. Meclis, doksan yedi yıl önce olduğu gibi bugün de tam istiklalimizin, aydınlık geleceğimizin ve millet olarak bir arada yaşama azim ve kararlılığımızın teminatı olmaya devam ediyor.

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Meclis Başkanım, değerli milletvekilleri; millî egemenlik demokrasiyle anlamlıdır. Millî iradeyi zayıflatmaya yönelik bütün girişimler gayrimeşrudur. Halk iradesinin yok sayılarak demokratik rejimin kesintiye uğratılması maalesef milletimize acı bedeller ödetmiştir. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan gibi açık ve örtülü müdahalelerin yaşattığı acılar hâlâ zihinlerimizdedir. Millî egemenliği çiğnetmemek, Meclisin hukukunu ve milletin egemenliğini korumak bu yüce Meclisin görevidir, hepimizin görevidir. Bu görev anlayışıyla aziz milletimizin temsilcisi olan yüce Meclisimiz 15 Temmuzda millî iradeye karşı kalkışılan FETÖ ihanet şebekesinin darbe girişiminde dimdik durmuş ve millî iradeyi alçaklara teslim etmeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Gazi Meclisin "gazi" sıfatını hakkıyla kazandığını o gece, 15 Temmuz gecesi dost düşman bütün dünyaya bir kez daha göstermiştir. Bundan sonra da bu tür girişimlere karşı tek yürek olarak karşı koymak, millî iradeyi korumak, demokrasimizi geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. O gece ülkemize, istiklalimize, istikbalimize sahip çıkan başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Hükûmetimiz ve Mecliste grubu bulunan bütün partilerin üyelerine milletim huzurunda tekrar şükranlarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bu darbenin önlenmesinde şüphesiz en büyük katkı yüce Türk milletinindir. Milletin kararlılığı ve cesareti darbecilere darbe indirmiştir. Yüksek ve hızlı bir değişim sürecinde, birlik ve beraberlik içinde, ülkemizin ve milletimizin beklentisi doğrultusunda demokrasimizi daha da geliştireceğiz. Bu konuda iktidarıyla muhalefetiyle hepimize, bu çatı altında görev yapan hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Hepimiz işimizi daha iyi yapmaya ve daha sorumlu davranmaya mecburuz. Toplumsal sorunlar değişerek halkın gündeminde her zaman yer alır. Bilim, akıl ve uzlaşmayla sorunların çözüm yeri milletin evidir, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bunun gereğini yerine getirmek de bu Mecliste yer alan bütün hepimizin görevidir. Bu Meclis Gazi Meclistir, bu Meclis aynı zamanda kahraman bir Meclistir. Böyle bir Meclisin üyesi olarak bu millete hizmet etmek bizim için şereflerin en büyüğüdür. Bu anlayışla Türkiye'nin çocuklarına daha güvenli, demokrasisi daha gelişmiş, hukuk düzeni sağlam temeller üzerine oturmuş bir ülke devretmek için çalışıyoruz. Bu yolda önemli mesafeler aldık, almaya devam ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini ve hangi badirelerden geçtiğini unutmamak durumundayız. Çok partili hayata girdiğimiz 1950'den sonra demokrasiye ilk darbe 1960'ta olmuştur. 1960'tan bugüne millî iradeye müdahale anlayışı sürekli tehdit olarak hep var olmuştur. 27 Mayıs darbelerin anasıdır ve onun getirdiği düzen içerisinde âdeta darbeler süreklilik kazanmıştır. Her on yılda bir demokrasimizle birlikte yüce Meclis de saldırıya uğramış yer yer kapatılmıştır. Darbe sonrası hazırlanan anayasaların demokrasi dışı müdahaleleri önlemediği de tecrübeyle sabit olmuştur. Bunun temel nedeni, Anayasa'nın millet iradesi dışında vesayetçi bir anlayışla hazırlanmış olmasıdır. Bu muhtıra, bildiğiniz gibi, Cumhurbaşkanı seçilme tartışmalarıyla birlikte yine gündeme gelmiştir ve maalesef 2007'de Cumhurbaşkanının seçilememesiyle başlayan yeni bir sürece bu Meclis şahit olmuştur. O gün Meclis Cumhurbaşkanını seçemediği için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, açtım efendim, devam edin.

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE MECLİS GRUBU BAŞKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - ...bir Anayasa değişikliği zorunlu hâle gelmiş ve Cumhurbaşkanının millet tarafından doğrudan seçilmesi gerçekleşmiştir, yapılan halk oylamasında milletimiz bu değişikliği onaylamıştır. Ondan sonra devam eden süreç artık, milletin iradesine dışarıdan müdahaleleri önleyecek şekilde bu Meclisin gereken adımları atması olmuştur. En son gerçekleştirilen Anayasa değişikliği yüce Meclisimizde milletin vekilleri tarafından, millet iradesini elinde tutan bu Meclis tarafından görüşülmüş ve nihayet halk oylamasıyla millete götürülmüştür. Milletimiz bu değişiklik yönünde kararını vermiş ve böylece Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin önümüzdeki genel seçimden itibaren devreye girmesi benimsenmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu sistemle beraber artık sürekli istikrar ve güçlü iktidar dönemi başlamış, milletin doğrudan yetkilendirdiği bir yürütme tesis edilmiştir. Aynı zamanda yeni değişiklikle birlikte yüce Meclis daha da güçlenmiş ve asli işleri yasama ve denetleme konusundaki görevleri artarak devam edecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yapılan değişikliğin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını dilerken, cumhuriyeti bize emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ve cumhuriyetimiz için, bağımsızlığımız için hayatını seve seve veren bütün şehitlerimizi şükranla, rahmetle, minnetle anıyoruz.

Şunu ifade etmek isterim ki hedefimiz muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bunu da bugün 97'nci yıl dönümünü kutladığımız Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz çocuklara gösterdiğimiz, verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak ifade etmek istiyor ve yüce Meclisimizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından ayakta alkışlar, MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum. AK PARTİ Genel Başkanı, Meclis Grubu Başkanı, Başbakan Sayın Binali Yıldırım'a teşekkür ediyorum.