Konu:Hdp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:82
Tarih:15/03/2017


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, malum, gündem Hollanda'yla yaşanan referandum krizi. Ben HDP'nin grup önerisine girmeden önce, bu konuyla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum: Bakan sınır dışı edildi, insanlarımız saldırıya uğradı, AKP daha önce karşılaşmadığı görüntülerle karşı karşıya kaldı. Bunların tamamını şiddetle kınadığımızı ve kabul edilemez bulduğumuzu buradan belirtmek istiyorum. Belki tarihimizde ilk kez böyle bir durumla karşı karşıyayız, bunun da altını çizelim.

Tabii, bu yaşananlar iktidar partisinin "evet" propagandası için kullanılıyor ve bıyık altından AKP milletvekilleri gülüyor, bazı milletvekilleri "evet" oyunun arttığını söylüyor. Türkiye rezil rüsva olmuş, 5'inci sınıf kabile devleti durumuna düşürülmüş; kimsenin umurunda değil. Tarihimizde ilk kez bakanlar sınır dışı ediliyor, tarihimizde ilk kez başbakan ve bakanlar Avrupa ülkelerinde istenmiyor. Ne uğruna? "Evet" propagandası uğruna, başkanlık uğruna. Bu yapılanlara yazıklar olsun dediğimi buradan bir kez daha haykırmak istiyorum.

AKP Türkiye'de mağduriyet bulamadı. Her seçimde mağduriyetten beslenen bu siyasi hareket, şimdi, mağduriyet ithal etmeye çalışıyor, mağduriyeti dışarıda arıyor. İmdadına Avrupa yetişti, Hollanda yetişti. Tabii, burada bir kazan-kazan ilişkisi var. Burada yaşanan iğrençlikler, Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılan hakaretler "evet" oyları için bir propaganda malzemesi olmuş durumda. Hollanda'da da Türk ve yabancı düşmanlığı, hükûmet için bulunmaz bir fırsata dönüştü. Bakın, iktidar partisinin milletvekili sayısı anketlere göre 23 iken, bugün 26'ya çıkmış durumda.

Aslında, Hollanda'nın yaptığı olayların benzerini Türkiye'ye daha önce AKP hükûmeti yaşatmıştı. 4 Aralık 2012'de Enerji Bakanının uçağı Irak'a giderken Irak'a gitmesine izin verilmedi, bir baktık ki uçak Kayseri'de, Bakan Kayseri'de Kayseri mantısı yiyor. Tabii, o zaman, bunlarda, bu kahramanlarda tıs yok, tepki yok.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Seçim yoktu.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Yine, 4 Temmuzda 11 askerimizin başına çuval geçirildi değerli arkadaşlar. Çanakkale destanını yazmış, Kurtuluş Savaşı'nda yedi düvele meydan okumuş askerlerin başına çuval geçirildi, tepki verilmedi, "Verelim." diyenler de fırçalandı.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Kırmızı çizgileri vardı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sordular dönemin Başbakanına "Nota verecek misin?" diye, "Ne notası kardeşim, müzik notası mı veriyorsunuz?" dedi. Aslında, AKP, müzikte yedi notayı sekize yükseltti; do, re, mi, fa, sol, la, si notalarından sonra bir de nota olarak "ey" notasını ekledi.

AKP ilginç bir parti değerli arkadaşlar. Bir bakıyorsunuz ki Öcalan'a "teröristbaşı" diyorlar, daha sonra, aynı insanlarla aynı masada müzakere ediyorlar. Bir bakıyorsunuz, "Kandil'i başınıza yıkacağız PKK." diyorlar, bir bakıyorsunuz ki Kandil Dağı'nda masanın ardında Murat Karayılan, Sabri Ok, Cemil Bayık bir basın toplantısı yapıyorlar, o basın toplantısını devletin kuruluşu TRT ve Anadolu Ajansı canlı yayında dünyaya duyuruyor.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Kandil'i boşaltmışlar.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Buna itiraz edenlere de, geçmişte en çok MHP itiraz ediyordu, MHP'ye de "Kanla besleniyorsunuz." diyorlar. Bir bakıyorsunuz, HDP'yi, hatta HDP'nin yanından geçenleri "terörist" diye suçluyorlar; geçmişte hatırlıyoruz ki aynı masa etrafında mutabakat imzalıyorlar, Mecliste birbirleriyle kucaklaşıyorlardı. Barzani'ye "aşiret lideri" diyorlardı, sonra bir baktık ki Diyarbakır meydanında Barzani'yle birlikte "..."(x)yi söylediler, gözyaşı döktüler. Bir gün PKK militanlarını üniformalarıyla ve meşhur, bej renkli MEKAP ayakkabılarıyla yüz binlerce insana karşılattırıyorlar; bir bakıyorsunuz ki HDP'li milletvekillerini söylediklerinden dolayı cezaevine atıyorlar. Her gün bir türlü. Bir gün "Milliyetçiliği ayaklar altına aldık." diyorlar, bir bakıyorsunuz ki milliyetçiliğin bayraktarlığını yapıyorlar. Mavi Marmara'da İsrail'e "katil" diyorlardı, o katillere mazlumların kanını 20 milyon dolara sattılar. Bir gün "Hoca Efendi hazretleri", "Ne istedin de vermedik?", "büyük Türk büyüğü" diyorlardı, okyanus ötesine, Hoca Efendi hazretlerine selam, saygı gönderiyorlardı, beraber aynı fotoğraf karesinde türban bağlayarak önünde secde ediyorlardı; bir bakıyorsunuz ki FETÖ oluyor.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Kâbe yapmışlar orayı, Kâbe.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, AKP gerçekten çok ilginç bir parti; bir taraftan Sayın Bahçeli'yle "evet" kampanyası sürdürülüyor, diğer taraftan Barzani'yle. Bakın, geçtiğimiz hafta Barzani Türkiye'ye, İstanbul'a, Ankara'ya geldi, Türk askerleri Barzani'nin bayrağına selam durdu. MHP rest çekti, bağırdı, Meclisi birbirine kattı "Ey AKP tercihini yap." dedi AKP'ye...

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Yaptırdı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - ...cevabı AKP değil, cevabı Barzani verdi, dedi ki: "Referandumda MHP'yle beraber 'evet' kampanyası yapacağız."

Değerli arkadaşlar, hakikaten, AKP'yi takdir etmek lazım. AKP hakikaten çok ilginç bir parti. Bakın, bunu bir halaya benzetin, halayın da ortasında AKP'nin olduğunu düşünün. AKP halay çekiyor, AKP ortada, halayın bir ucunda Sayın Bahçeli, bir ucunda Barzani, sağ eli Bahçeli'de, sol eli Barzani'de, ortada AKP. Şimdi, AKP aradan çıksa, AKP halayı bıraksa, "Yoruldum." dese Barzani ile Bahçeli bir bakmışsınız, el ele, kol kola halay çekiyorlar değerli arkadaşlar. Bunu sağlamak hakikaten her siyasi partinin mahareti değil. Düşünün ki Barzani ile MHP'yi aynı halayda buluşturuyor ve beraber halay çekiyorlar.

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Başka kapıya Veli Bey, hadi hadi! Ekmek çıkmaz buradan sana.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Öyle bir şey yok.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - İkisini de idare ediyor.

VELİ AĞBABA (Devamla) - İkisini de idare ediyor.

Değerli arkadaşlar, MHP meydan okuyor ama sonra konuştuklarını unutuyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, Hollanda polisi geçtiğimiz günlerde kabul edilemez alçaklıkla Türklere saldırdı -bakın, bir örnek size- ve buna herkes tepki gösterdi. Aslında, bu olaya biz daha önce çok şahit olduk değerli arkadaşlar. AKP ilk kez böyle bir olaya şahit oluyor ama üzülerek söylemek isterim ki Türkiye bunca olaya çokça şahit oldu. Hollanda Hükûmetinin Türklere yaptığını AKP yıllardan beri kendi yurttaşlarına yapmaya devam ediyor.

Bakın, değerli milletvekilleri, Berkin Elvan, 14 yaşında, 15 yaşında 16 kilo olarak mezara gömüldü. Ethem Sarısülük, Ankara'nın göbeğinde, Meclise birkaç yüz metre kala polis kurşunuyla katledildi, polis tahliye edildi. Ali İsmail Korkmaz, emir verenler tarafından tekmeyle katledildi, katilleri geziyor.

Değerli arkadaşlar, bakın Dilek Doğan, evine giren polislere "Galoş giy." dediği için katledildi, hakkında sadece ve sadece iki yıl ceza isteniyor. Burası Cerattepe; Artvin'de eylem yapmaya çalışan, toprağına, doğasına, namusuna sahip çıkmak isteyenlere saldırıyor.

Hocaların hocası dediğimiz, 80 yaşını aşmış hocaya polis şiddeti uygulanıyor Korkut Boratav'a. Değerli arkadaşlar, ilk kez tarihimizde Siyasal Bilgiler Fakültesinde üniversite hocalarının cübbeleri AKP'nin emriyle çiğneniyor. Bir bakın bakalım şu görüntüye değerli arkadaşlar, bir kız çocuğu, üniversitede okuyan bir öğretim üyesi köpeklerin saldırısına uğruyor. Köpeğin cinsi yok ama mantık aynı, Hollanda'da da mantık aynı, Türkiye'de de mantık aynı. Belki köpeğin biri Hollanda'da, köpeğin biri Türkiye'de ama mantık aynı değerli arkadaşlar.

Bir bakın, -belki utanırsınız- şu bir milletvekili, birlikte Parlamentoda görev yaptığınız Ramis Topal, Gezi eylemleri sırasında darbedildi, burnu kırıldı değerli arkadaşlar. Yine, geçtiğimiz günlerde bakın, Onursal Adıgüzel, İbrahim Özdiş, Ömer Fethi Gürer, Tahsin Tarhan, Zeynel Emre'ye, polis şiddeti uygulandı daha bundan iki hafta önce değerli arkadaşlar.

Yine, bir kamu emekçisi hakkını arıyor değerli arkadaşlar. Gezi eylemlerinde bir polis tarafından bir kız çocuğuna yapılan muameleye bir bakın değerli milletvekilleri. Belki çok hoşunuza gitmeyecek ama Başbakanın başdanışmanı alçakça bir tekme atıyor bir çocuğa, alçakça, hayasızca, utanmadan. Ne oluyor? Görevden alınması beklenirken ne yapılıyor? Yükseltiliyor değerli milletvekilleri.

Örnek çok, gazeteci Ahmet Şık. Siz "Fetullah Hoca Efendi hazretleri" derken, onun önünde secde ederken, onun eteğini öperken bu adam kitap yazıyordu onların hakkında. Değerli arkadaşlar, şimdi sormak isteriz, kim faşist? Ne diyor AKP Hükûmeti, Başbakan? Hollandalıların yaptığını Nazizme benzetiyor, Hollandalıların yaptığını Nazizm olarak nitelendiriyor. Peki, değerli milletvekilleri, Hollanda'nın, Almanya'nın yaptığı Nazizmse, Nazilikse AKP'nin yıllardan beri kendi yurttaşlarına yaptığı nedir? En ufak hak arama eylemlerinde, en ufak sözlerde AKP maalesef saldırmaya devam ediyor; kendi yandaş, kendi haram medyasıyla da bu saldırıları sanki kendine yapılmış gibi göstermeye devam ediyor. Bir gün bunların hesabı sorulacak. Bakın, tarih bir gün yazılacak ve geçmişte Nazilerin tarihi yazıldığı gibi, geçmişte kendi halkına işkence edenler, katledenler yazıldığı gibi bir gün AKP'nin de kendi insanlarını, kendi yurttaşlarını katlettiğini, onları gazla, polis copuyla copladığını tarih yazacaktır.

Ben hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)