Konu:İstanbul ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:81
Tarih:14/03/2017


İstanbul ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZCAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu arada Tıp Bayramı'nı da kutluyorum.

Yirmi yıldır İstanbul AKP yönetiminde ancak İstanbul iyi yönetilmiyor. Dünyanın en güzel kenti ne yazık ki yaşanmaz hâle gelmiştir. Ulaşımda toplu taşıma yatırımlarına önem verilmemesi, toplu taşıma araçları arasında sağlıklı bir entegrasyon yapılamaması nedeniyle İstanbul duran bir şehir olmuştur. Ulaştırmayla ilgili yatırımlar yol genişletme, metro, metrobüs, tramvay toplu taşıma bağlantıları birbirini tamamlayan yapılar olması gerekirken birbiriyle çatışan yapılar şeklindedir. Zaten ana güzergâhlarda da yeni yol yapılmadı, sadece ilave şeritler eklenmiştir. Bunlar da daha fazla trafik sıkışıklığına neden olmuştur. Kent merkezinde tünellerin, kavşakların, yol genişletmelerin trafik sorununa çözüm olmadığı artık anlaşılmalıdır. Trafiğe çözüm, Marmaray'ın tamamlanması, metro ve demir yolu hatlarının yeterli düzeye getirilmesidir.

1992'de metronun temeli atıldı. Her yıl belediyenin bütçesinden 15 kilometre metro yapılmış olsaydı bugün İstanbul'un 300 kilometre metrosu olurdu. Hâlbuki 1873'te açılan Şişhane Tüneli, metro ve tramvay dâhil İstanbul'da demir yolu toplam 140 kilometredir. 2009 yılında, İstanbul'un anayasası sayılan 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda olmayan ne varsa İstanbul'a yapılmış, yapılmaya da devam edilmektedir. Bilim insanlarının, üniversitelerin ve uzmanların karşı olmalarına rağmen, ısrarla kent yaşamına getireceği yükler ve sorunlar dikkate alınmamıştır, İstanbul'a en büyük kötülük yapılmıştır. Rant temelli ve kontrolsüz bir yapılaşma İstanbul'u dünyanın en sorunlu kentlerinden biri hâline getirmiştir. "Dönüşüm ve yenileme" adı altında İstanbul AVM'lere, parsel bazında kulelere teslim edilmiştir. Kentin boş alanlarına, deprem toplanma merkezlerine, kentsel dönüşüme kamu hizmeti olarak asla bakılmamıştır. İstanbul'un kıyıları ve silüeti, korunması gereken Galata ve Haydarpaşa gibi tarihî ve kültürel değerlere sahip yapıları rant uğruna heder edilmiştir.

Kenti yenileme ve yerinde kentsel dönüşüm, ortak akılla, sosyal ve ekonomik olarak, çevre ve doğa dikkate alınarak yapılmalıdır; estetik, yaşanabilir, sürdürülebilir bir yaşamı hedeflemelidir. İşte, o zaman topluma faydalı hizmet sunmuş olursunuz.

Yapılar, mühendis, mimar, kent plancıları anlayışıyla ele alınmıyor; emlakçı, müteahhit anlayışıyla, yık ve yap modeliyle ele alınıyor. İnsana hizmet etmeyen projelerle su havzalarını, orman alanlarını, canlılarını, göletleri, eski ve yeni su yollarını yok ettiniz ve ekolojik sistemi bozdunuz. Hava akımını kesip kirliliğe ve kentte ısı adalarının oluşmasına neden oldunuz. Doğal kaynaklarımızı ticari bir meta ve yandaşlara rant aracı gibi gördünüz. 2003 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının İstanbul Deprem Master Planı'nı, 2004 ve 2009 yıllarında Bayındırlık ve İskan Bakanlığının hazırladığı deprem, kentleşme rapor ve kararlarını hayata geçirmediniz.

Çağdaş ve demokratik ülkelerde kentler bir bütün olarak ele alınır. Kentlerin planlanması, kentsel değerlerin korunarak geleceğe taşınması esastır. Gelin, dünyanın en güzel kenti İstanbul'umuzu yaşanmaz bir kent olmaktan çıkaralım. İnsana ve çevreye saygılı bir anlayışla, planlı, bilimsel bir şekilde yönetelim. Demokratik, şeffaf, katılımcı ve etkin bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZCAN (Devamla) - ...İstanbul'umuzu gerçekten sevenlere emanet edelim.

Saygılarımı sunarım.

BAŞKAN - Mikrofonunuzu açıyorum, sözlerinizi tamamlayınız Sayın Özcan.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Çok teşekkür ederim. Bugün hazırlıklı geldim, tamamladım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Peki, çok teşekkür ederim Sayın Özcan.