Konu:Alevi-Bektaşi inanç kurumu oluşumuna ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:80
Tarih:09/03/2017


Alevi-Bektaşi inanç kurumu oluşumuna ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Alevi-Bektaşi Federasyonu öncülüğünde tam doksan yıldır ilk kez -Osmanlı döneminde bu tür çalışmalar yapılmış- bir Pirler Kurulu oluşturuldu. Ocaklardan, dergâhlardan, ülkenin her yerinden bin pir, bin dede ve mürşitler bir araya gelerek bir kurul oluşturdular. Bu çalışmada Alevi inancı ve öğretisinin en önemli kurumu olan rızalık makamı esas alınarak ülkenin tamamında yer alan pirler bölge toplantısında bir araya gelerek bir meclis oluşturdular.

Değerli milletvekilleri, Alevilik inancında "rıza şehri" olarak tanımlanan bir yaşam ütopyası vardır. Rızalık şehrinde bakkal, manav, para, alım satım işi yok. "Nasıl olacak?" diye söylerseniz... İlginizi çeker herhâlde, Naci Hocam da dinlesin çünkü o rızalık şehrine davet edeceğim kendisini. Orada komünal bir yaşam var. Rıza şehrinde yaşayan tüm canlar eşit görülür, canlarda aynı hukuk uygulanır, kadın-erkek ayrımı yapılmaz, doğaya karşı saygı vardır, canlılara saygı vardır, onların Hak tarafından yüce bir değer olarak tarafımıza sunulduğu, korunması gerektiği bilinci çok yüksektir.

Rıza şehrinde "İşi iyi yapın, düşünceyi iyi düşünün, iyi konuşun." denir. Rıza şehrinde yaşayanlar, gök kubbe altında yaşayan tüm insanları kardeş olarak görür. Rıza şehrinde canların eline, beline, diline sahip olması yolun gereği olarak kabul edilir. Rıza şehrinde yer edinmek, daim olmak, "dört kapı-kırk makam"dan geçmeyi de zorunlu kılar. Amaçları kendi inanç ve öğretilerinin ve erkânlarının sürdürülebilir hâle gelmesini sağlamak olan bu Pirler Kurulu burada hayırlı olsun diyorum, daim olsun diyorum, Hak divanına da yazılsın diyorum bu emekleri.

Değerli milletvekilleri, şimdi, ocaklar, Alevi inancı ve öğretisinin merkezidir, kaynağıdır, dergâhlar da öyle. Bin bir dede mürşidimizle bir araya gelerek oluşturulan bu tarihsel bir araya geliş, inanç ve öğretimizin, Aleviliğin ileri kuşaklara aktarılmasında çok önemli bir rol alacaktır. Asimilasyon kurumu olmaktan öteye gidemeyen ve 1924 yılından beri Alevi inancını yok etmek üzerine kurgulu bir kuruma rağmen, Diyanet İşleri Başkanlığına rağmen Pirler Meclisi oluştu.

İhtiyaç üzerine erkân birliği oluşturulmak üzere teşkil edilen mecliste insanı kâmile ulaşma çabası ve kaygısını üzerinde taşıyan canlar, bu yolun ulu olduğunun, sırrıhakikat yolundaki inceliğin farkındadırlar.

Mevlâna yol konusunda:

"Gece, üstadıma sordum kaç kez

'Bana bildir bu Cihan sırrını tez'

Gülerek verdi cevap üstadım

'O ki ancak bilinir, söylenmez'" diye yolun inceliğini belirtmiştir.

Alevi öğretisi ve inancı ve yolu, özveri gerektirir değerli milletvekilleri. Pirimiz Pir Sultan Abdal:

"Be hey kardeş yolumuza

Giremezsin demedim mi

Bu, bir rıza lokmasıdır,

Yiyemezsin demedim mi?" diye yolun zorluğuna işaret etmiştir.

Bugün ülkemizde yaşayan Alevilerin bir inanç olarak tanınması konusunda haklı bir talepleri vardır. Diğer inanç ve öğretiler gibi hukuk düzleminde ve eşitler arası bir ilişkiyle inanç ve öğretisinin yaşam felsefelerini sürdürmek istemektedirler. Bu talep, Alevilerin doğal hakkıdır. Bu taleplerin artık bir projeye dönüştüğü de bilinmektedir. Aleviler "ortak vatan-demokratik cumhuriyet" diyen en önemli inanç gurubudur. Toplumsal yapıları ve inanç gerçeğiyle diğer inançlarla birlikte binlerce yıldır bir arada yaşamaktadır. Her inanca eşit uzaklıktadırlar. Alevilik, bir baldır, her çiçekten elde edilmiştir. İnanç ve öğreti kurumu olan cemevlerinin hukuki bir nitelik kazanmaması, yaşadığımız dünya koşullarında da kabul edilebilir bir durum değildir. Hükûmet programlarında Alevilerin sorunlarının çözüleceği söylenmesine rağmen bir arpa boyu yol maalesef katedilememiştir

Uluslararası hukuk nezdinde kazanım bile göz ardı edilmiştir. AHİM'in birden fazla kararında cemevlerini bir inanç merkezi olarak görmüş ve cemevlerinin ibadethane olduğu yönünde de kararları nettir.

Alevi-Bektaşi toplumunun ulaştığı toplum düzeyi, taleplerin hukuk nezdinde bu sorunun çözümünü zorlamaktadır. Devlet kademelerinde Alevilere yer verilmemesi ise kabul edilebilir bir durum değildir.

Bu sorunun asimilasyonla çözülemeyeceğini artık anlamış olmalısınız. Ülke inanç sistemi içerisinde Alevilerin konumunu anlamayan bir sistemin başarılı olma şansı yoktur.

Başbakan Yardımcısı Sayın Numan Kurtulmuş, Çiğli ilçesine bağlı Güzeltepe Mahallesi'nde bulunan Hazreti Hüseyin Cemevini ziyaret etti. Ziyaretine denecek bir şey yok elbette.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Ancak tanımadıkları ve ibadethane olarak görmedikleri bir yere gitmiş oldular böylece. Gittikleri cemevi de Aleviler tarafından kabul edilmeyen, maaselef eski bir karakoldan ibarettir.

Cemevini cümbüşevi olarak görmüyorsanız, ibadethane olarak görüyorsanız bir yasal düzenlemeyle bu sorunu çözebilirsiniz. AK PARTİ Hükûmetinin tamamıyla yaptığımız görüşmelerde bu sorunun çözülebileceği tarafımıza, Alevi hareketine belirtilmesine rağmen, maalesef bu sorun çözülmüyor. Bu sorun çözülmediği sürece de inançlar arasında, öğretiler arasında bir birlik, bir dayanışma söz konusu olmayacaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)