Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:78
Tarih:07/03/2017


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilli arkadaşlarım; CHP'nin grup önerisi hakkında söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi Balkanlarda yaşayan soydaşlarımız ve ülkemizde bulunan Rumeli Balkan kökenli vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılmasına ilişkin bir komisyon kurulması talebidir. Öncelikle ifade etmeliyim ki CHP'nin Balkanlara ve Balkan kökenli vatandaşlarımıza ilişkin bir şeyler söylemesi beni bu bölgenin bir çocuğu olarak ziyadesiyle memnun etmiştir Sayın Köprülü.

Balkanlar ve burada yaşayan soydaş ve akraba toplulukların geleceği, onların huzur ve güven içinde yaşaması hepimizin ortak tasası olmalıdır.

Sayın milletvekilleri, birçok vesileyle söylenir, Türkiye 786 bin kilometrekareyle sınırlı olsa da bizim gönül coğrafyamız çok daha geniş bir hinterlanda sahiptir. Balkanlar başta olmak üzere, Kafkaslar, Orta Doğu, hatta Kuzey Afrika coğrafyasında yaşayan kardeşlerimiz Türkiye'yi sığınılacak bir liman, güvenilecek bir ada olarak görmektedirler. Bu nedenle bizim buralara ulaşan sesimiz adil, hakkaniyetli ve her şeyden önce güven telkin edici olmalıdır.

Sayın milletvekilleri, AK PARTİ iktidarları başlangıçtan itibaren Balkanlara karşı her zaman yakından ilgi duymuş, bu bölgede yaşayan soydaş ve akraba topluluklarımızın derdiyle dertlenmiş ve hiçbir şekilde onların kendilerini yalnız hissetmesine müsaade etmemiştir. Aynı şekilde, onların bayraklarının altında yaşadıkları devletlerle de ilişkilerini üst düzeye çıkartarak bölgede bulunan soydaş ve akrabalarımızın güven içinde yaşamalarını temin etmiştir.

Sayın milletvekilleri, grup önerisinin gerekçesine baktığımızda, özellikle bir ifade var ki burada düzeltilmesi gerekiyor. Şöyle ki grup önerisinde Balkanlarda yaşayan soydaşlarımızın yalnız bırakıldığı gibi bir ifadeye yer verilmiştir ki bu doğru değildir. Her şeyden önce AK PARTİ iktidarları döneminde kurulan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü ve AFAD gibi kuruluşlarımız bu ülkelerin hemen hemen hepsinde temsilcileri olan ve alanda faaliyetleri bulunan kuruluşlarımızdır. Bakınız, bugün TİKA'nın bölgeye ilişkin yapmış olduğu yatırım ve faaliyetleri toplam 313 milyon doları bulmuştur. Hâlbuki, AK PARTİ iktidarlarından önceki sekiz yıllık dönemde Balkanlara yapılan yatırım sadece 13 milyon 775 bin dolar idi. Görüldüğü üzere, AK PARTİ iktidarlarında bu miktar yaklaşık 24 kat artmıştır.

Bu grup önerisini veren sayın CHP'li milletvekili arkadaşlarıma özellikle söylemek istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, tam elli iki yıl sonra, bir Başbakan olarak Batı Trakya'yı ziyaret ediyor, bunu biliyor muydunuz? Yine, Başbakanımız, cumhuriyet tarihinde ilk defa, seksen beş yıl sonra, Kırcaali'yi bir Türk Başbakanı ilk defa ziyaret ediyor, bunu biliyor muydunuz? Eğer AK PARTİ iktidarları, dediğiniz gibi, bu manada bölge insanını yalnız bırakmış olsaydı bugün hem partimize hem ülkemize hem de Cumhurbaşkanımıza gösterilen sevginin boyutu, mahiyeti böyle olmazdı. Biz bunu, her defasında, burada yaşanan kriz alanlarında Kosova'da, Prizren'de, Saraybosna'da meydanlara inen, Türk bayraklarını ellerine alarak meydanlara inen ve çığlık çığlığa sevinç çığlıkları atan insanımızdan biliyoruz.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Balkanlar "evet" diyor Hakan, Balkanlar "evet" diyor.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Onlar demokrasiye bağlı, demokrasiye. Kişiye değil, devlete, kuruma bağlı onlar.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Bu, seçim sonuçlarından sonra oluyor Sayın Köprülü.

Sayın milletvekilleri, bildiğiniz gibi, geçmişte yaşanan kanlı savaşlar, siyasi çatışmalar ve benzeri krizlerle çok sayıda soydaş ve akrabamız Türkiye'ye göç etmiş ve yaşamlarını burada sürdürmeye devam etmektedirler. İşte, AK PARTİ iktidarları da ilk andan itibaren bu durumdaki vatandaşlarımızın çözüm bekleyen sorunlarına neşter vurmuş ve onların hayatını kolaylaştırmak için her şeyi yapmıştır. Mesela, ilginç bir örnektir, ben hâlâ bu sorunun cevabını kendime verebilmiş değilim, aynı sıkıntıyı yaşamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum. 2002'den önce, bir şekilde bulundukları ülkelerde yaşamış oldukları sıkıntılar nedeniyle Türkiye'ye gelip ikamet izni almak isteyen soydaşlarımıza neden ikamet tezkeresi verilmemiştir, hâlâ soruyorum kendime? Ama, bu süreç, 2002 yılında iktidarımızın başlangıcından itibaren sadece beş ay sonra bitmiştir. Hâlbuki, bu insanlara ikamet izni verseydik o tarihlerde, üç ayda bir maaile, çoluk çocuk sadece giriş çıkış yapmak için bu ülkelere gitmezlerdi ama şimdi bu temin edildi.

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Ahıska Türkleri Hakan Bey, Ahıska.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Konumuz Balkanlar, Ahıska Türkleriyle ilgili de konuşuruz elbette. Konumuz Balkanlar, onların da sorunlarının olduğunu biliyoruz.

Mesela, özellikle ikamet tezkereleri verilmemesi nedeniyle soydaşlarımız buraya geldiler ve burada çeşitli sıkıntılar yaşadıkları için geldiler. Yani, başka nedenlerle, orada yaşamış oldukları zorluklar nedeniyle geldiler ve burada ikamet tezkeresi almak için, binlerce soydaşımız devletlerine vatandaşlıklarından çıkma istediğini bildirdiler ve çıktılar, öyle ikamet tezkeresi aldılar. Niye bunu yaptık? Niye bunu sorgulamıyoruz?

Arkadaşlar, mesela bir başka örnek, siz bahsettiniz "Emeklilik hakları verilmedi." diye. Yanlış biliyorsunuz. 2008 yılında 3201 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6'ncı maddeyle, 1989 göçüyle buraya gelen kardeşlerimizin bütün çalışmaları yapılan anlaşmayla burada tanındı, borçlandırıldılar, 37 bin kişi emekli oldu.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Zorunlu göçe tabi olanlar onlar. Onlar zorunlu göç kapsamında olanlar.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Söylüyorum, söylüyorum.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Ondan sonra gelenler, ondan sonra gelenler?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Onu da söylüyorum.

Ondan sonra gelenleri kastetmiyor, onlar... Bak, gene yanlış biliyorsunuz. Orada 3 bin kişi var.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Yanlış söylüyorsunuz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Kapıkule'den girmeyip Avusturya, Yunanistan veyahut da önceden gönderilmediği için 3 bin kişi var. Bu kardeşiniz kanun teklifi verdi, onu da çözeceğiz Emre Bey, siz de destek verin; bak, CHP Grubuna sesleniyorum, siz de destek verin.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Çözecekseniz veririz tabii.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Bakın, mesela, bir başka konu. Şimdi, ilk önce 1989 yılında zorunlu göçe tabi tutularak gelen soydaşlarımız burada para yatırdılar, kendilerine ev sağlanacağı söylendi. 1992-1993 yıllarında bildiğim kadarıyla bir CHP iktidarı vardı, koalisyon da olsa. O arkadaşlarımıza evler verilmedi ve bunlar, yıllarca yatırdıkları avansları alamadılar. Biz bu avansları iade ettik hem de o günün rayiç değerleri üzerinden, Emre Bey.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Öyle olmadı.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Öyle oldu.

Mesela, bir başka şey söyleyeceğim, burada -acı duyarak- bir şey söylediniz, bizim soydaşlarımız Suriyelilerle kendilerini... Asla, bu çok yanlış bir terim. Bizim soydaşlarımız Suriyeliler üzerinden kendileriyle ilgili bir değerlendirme yapmazlar.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Söyleyen ben değilim, yapanlara söyleyeceksin.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Çünkü, bakınız, bugün, bizim soydaşlarımız Suriye'yle ilgili burada "Ülkelerine geri göndereceğiz.", "Ne işimiz var orada?" diye söyleyenlere şunu soruyorlar: "1989'da hasbelkader Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olsaydı, Jivkov'un zulmünden biz Türkiye'ye sığınmak istediğimizde kapıları mı kapatacaklardı?" diye soruyorlar.

LEVENT GÖK (Ankara) - Olur mu öyle şey?

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Öyle bir şey olur mu?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Aynı duyguyu yaşıyor bu insanlar, aynı duyguyu yaşıyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ya, kapıları kapatırlar, merak etme sen onları, kapattılar zaten. Boraltan Köprüsü vardı...

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Arkadaşlar, bakınız, söylediğimiz sözün varacağı noktayı, hedefini -siyasetçiyiz biz- ne olduğunu iyi bileceğiz.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Siz nasıl anlamak istiyorsanız öyle anlıyorsunuz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Şimdi, bir başka konu: Bakınız, siz Suriyelilerle kendilerini kıyasladıklarını söylediniz. Hayır, arkadaşım. İki hafta önce bir kanun geçti buradan, neydi o kanun? Neydi biliyor musunuz? Biz soydaşımız olduğu hâlde Türk vatandaşı olmayan bütün kardeşlerimizi sağlık sistemine dâhil ettik, bu bir reformdur. Ben bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza buradan şükranlarımı sunuyorum. Artık, bizim için soydaşlarımız -Türk vatandaşı neyse- bu milletin asli unsurudur ve kendilerine öyle davranılacaktır.

Ha, burada özellikle başka bir şeyi ifade edeyim şimdi: Ben bakıyorum burada grup önerisinin tarihine, 7/3/2017 yani bugün. Arkadaşlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın son zamanlarda bir çalıştaylar zinciri başlattığını biliyorsunuz. Bütün Türkiye genelindeki soydaş derneklerini ve Balkan derneklerini önce Ankara'da topladık, arkasından İzmir'de topladık bölgesel olarak, sonra İstanbul'da, son olarak da pazar günü Bursa'da bunu yaptık; Cumhuriyet Halk Partisinin İl Başkanını da davet ettik, Erkan Aydın kardeşim geldi, teşekkür ediyorum, il başkanı gelmedi ve orada yapmış olduğumuz çözüm odaklı konsept sadece onları dinlemek bakımından bir makes buldu, bir hava yarattı. Şimdi, CHP de bunu görünce bunun peşine takılıyor, durumdan vazife çıkarıyor bu önergeyle.

EMRE KÖPRÜLÜ (Tekirdağ) - Ne alakası var?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Arkadaşlar, biz sorunları masaya yatırdık...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Evet, iş bitti, uyuyorlar...

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - ... çözüm aşamasına geldik, hangi komisyondan bahsediyorsunuz Allah aşkına?

Bakınız, oradan gelmiş, bu acıları bilen, daldan düşmüş bir kardeşiniz olarak söylüyorum: Balkanlarla ilgili söz söylerken hamaset yapmayın. Mesela, Bulgaristan seçimleriyle ilgili birkaç husus söylediniz burada. Ben biliyorum ki sizin partinizin üst kademesi sizinle aynı görüşleri paylaşmıyor bu konuda ve bunların sivil toplum örgütleri nazarında da sizin söylediğiniz gibi bilinmediğini biliyorum. Çünkü biz, Ahmet Akın kardeşimle gittik Bulgaristan'daki kongreye. O işin mahiyetini burada anlatmaya kalkarsam buna benim sürem yetmez ama tekrar kendinizi gözden geçirin, soydaşlarımız sizin gibi düşünmüyor bu konuda. Şunu söyleseydiniz soydaşlarımıza: "26 Martta seçim var. Haydi arkadaşlar, topyekûn...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - ...bir şekilde, demokrasi bayramı için Bulgaristan'a gidilsin." deseydiniz, çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

Bu konuları masaya yatırdık, çözüm odaklı olarak çalıştık, sonuçlarına ulaştık. Geçtiğimiz hafta çıkardığımız yasa sorunların büyük bir kısmını çözdü çalışma ve sosyal güvenlik bakımından, şimdi geriye kaldı göç idaresi kurulu, vatandaşlık konusu, onu da çok kısa sürede çözdüğümüzü göreceksiniz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Çözüm sonuçlarını da yolla.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Çavuşoğlu.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Bu arada, Sayın Sancaklı'ya yapıcı eleştirileri nedeniyle çok teşekkür ediyorum. Gerçekten, o da daldan düşen bir kardeşimiz olarak, bunları hissederek, duygusuyla ifade etti, o bakımdan teşekkür ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinize hayırlı günler diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)