Konu:Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:73
Tarih:22/02/2017


Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Komisyon ve Hükûmet "Katılamıyoruz." demekle halkı kandırmaya devam ediyorlar. Gerekçe açıktır, şu anda TEDAŞ'a olan borçların ödemesiyle ilgili yapılandırma sadece durumu idare etmek ve "hayır"ın önüne geçebilmek için bir çabadır.

Eğer gerçekten samimiyseniz, Sayın Bakan, burada hemen Karacabey Ziraat Odasını, Karacabey Sulama Birliğini bir arayın, orada Sulama Birliğinin ne kadar borcu olduğunu, köylünün neden bu borçlarını ödeyemediğini bir öğrenin, ondan sonra buraya gelin.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Bursa) - Beraber arayalım, beraber.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Böyle olunca da tabii, çok açık, bu samimiyetsiz durumu idare etme muhtaçlık rüşvetinden ileriye geçmemektedir. 16 Nisan rüşvetidir bu yasa tasarısı bütün boyutuyla.

Evet, bir olanak sağlamaya çalışıyorsunuz, elektrik borçlarını yapılandırmaya çalışıyorsunuz. Soruyu şöyle sormak gerekiyor: Enerji üzerindeki yüklere şöyle bir bakalım. Sayın Bakan, yüzde 18 KDV, yüzde 18 ile 23 kayıp kaçak, yüzde 5 belediye, yüzde 2 TRT, yüzde 1 fon; elektrik üzerinde yüzde 50 yük var. Bu yetmez, bir de uyguladığınız temel politikalar var. Avrupa'da bunların hiçbirisi yok. Bizim ülkemizin çiftçisi Avrupa'nın çiftçisinden zengin olmalı ki siz elektriğin gerçek fiyatına bir yüzde 50 daha fiyat koyuyorsunuz. Bu da yetmez, bugün bir uygulama yönetmeliği yayınladınız, geçen yıl da aynısını yapmıştınız.

BAŞKAN - Sayın Sarıbal, lütfen Genel Kurula hitap ediniz.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Desteklemelerinizde, Ziraat Bankasına yatırılan paralarda önce şirketlere, elektrik kurumuna, elektrik şirketlerine kesinti yapacaksınız, eğer kalırsa çiftçiye ödeyeceksiniz. Siz buna "hakkaniyet" diyorsunuz, siz buna "uygulama" diyorsunuz. Yaşasın şirketler, kahrolsun Karacabey'in çiftçileri!

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Bursa) - Karacabey'e beraber gidelim, Karacabey'e.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Yaşasın şirketler, kahrolsun bu ülkenin çiftçileri! Yaşasın şirketler, kahrolsun bu ülkenin çiftçileri!

BAŞKAN - Sayın Sarıbal, lütfen Genel Kurula hitap ederek konuşur musunuz.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Buradan bugünkü uygulanan bu yönetmeliğin bir an önce geri alınması, bu konuda hemen, acilen bir tedbir alınması gerekmektedir. Eğer sizin gerçekten çiftçinin sorunlarını çözmek gibi bir derdiniz varsa... Bakın, sabahtan beri konuşuluyor; Ziraat Bankasına, Tarım krediye, TEDAŞ'a olan bütün borçların toplamını, 4 milyar gibi bir parayı yapılandırıyorsunuz. Aynı şekilde şunu söyleyebiliyorum: Siz yedi yıldır, sekiz yıldır uyguladığınız yüzde 1 gayrisafi millî hasılayla Sayın Bakan, 68 milyar lira bu çiftçiye borçlusunuz. Bu 68 milyar ne demek biliyor musunuz? Çiftçinin sadece bu ertelediğiniz 4 milyarı değil, tam 80 milyarlık borcunun büyük bir kısmını, hem de tümüyle ödemek demektir ama siz bunu istemiyorsunuz. Siz istiyorsunuz ki çiftçi yoksullaşsın, çiftçi muhtaç hâle gelsin. Muhtaç hâle geldiğinde de işte böyle 16 Nisanı garanti altına alabilmek, 16 Nisana rüşvet vermek, 16 Nisanda "hayır"ı engelleyebilmek için böyle bir modeli getirip halkın önüne sunuyorsunuz. Samimi değilsiniz, bu yüzden diyoruz "Samimi değilsiniz."

Bakın, köylünün artık yaşayacak hâli kalmadı. Eskiden köylüye kız vermek isterdi şehirliler. Şimdi köylü, oğluna kız bulamıyor, kimse köylünün oğluna kız vermiyor ve köylü kızını şehirden birine, asgari ücretli birine ya da ona benzer birine verebilmek için elinden geleni yapıyor.

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Başka bir ülkeden bahsediyorsun herhâlde.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Köylünün girdiği, düştüğü durum budur çünkü siz köylünün elindeki bütün olanakları aldınız, tamamen bitirdiniz. On dört yıllık programınızın bütünü şirket tarımına, konvansiyonel tarıma yöneliktir çünkü sizi ancak şirket tarımı ayakta tutmaktadır. Tohumu tescilleyip standart hâle getirmek için köylünün tohumunu iptal ettiniz. Artık köylü gerçek tohumunu ekip biçip satıp para kazanamıyor. Daha ileri gittiniz, bu yıl şöyle bir karar çıkardınız Sayın Bakan, dediniz ki: "Kendi tohumunu eken, kendi tohumunu üreten ondan elde ettiği ürünü satamaz ve destekleme alamaz." Sizin getirdiğiniz yasaların bütününde köylüye yoksulluk var. Sizin getirdiğiniz bütün yasaların tümünde küçük köylüye ne yazık ki muhtaçlık var. Peki, bunun karşısında ne yapıyorsunuz? On dört yıldır bir avuç rantiyeye 700 milyarın üzerinde faiz ödediniz Sayın Bakan. Çiftçiye ödediğiniz 90 milyarı söylüyorsunuz ama öbür taraftan bir avuç rantiyeye 700 küsur milyar para ödediniz. Bunu, hakikaten, bir vicdanınıza sorun, bir kendinize sorun. Böyle olunca, tabii, ne oluyor? Sizin kullanabileceğiniz malzeme çok; insanlar yoksul, kentli yoksul, köylü yoksul, çiftçi yoksul. Böyle işinize geldiği zaman, getirirsiniz, böyle seçim öncesi, referandum öncesi bir parmak bal sürerseniz.

Evet, son sözüm şudur...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - ...güneşimizi aldınız, toprağımızı aldınız, güllerimizi kopardınız, biliniz ki bu size kalmayacak...

BAŞKAN - Sayın Sarıbal, teşekkür ederim.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - ...er geç bunun hesabını vereceksiniz.

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Sen başka bir ülkeden bahsediyorsun.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Toprağa vereceksiniz, güneşe vereceksiniz, bu ülkenin insanına vereceksiniz.

BAŞKAN - Sayın Sarıbal, teşekkür ederim.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - 16 Nisanda da yerle bir olacaksınız.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)