Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:73
Tarih:22/02/2017


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZCAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Turizm sektörü, cari açığı azaltan, döviz ihtiyacını karşılayan önemli bir sektördür. Turizm, enerji, inşaat, tekstil, gıda ve içecek sektörleri gibi 60'a yakın sektörü ayakta tutan bir sektördür.

Sayın milletvekilleri, Rusya, koordinatları belli olan yeri bombaladı, askerlerimiz şehit oldu, diplomatik becerileri ve yarım özürle üstünü örttü, gıkınız çıkmadı. Siz bir uçak düşürdünüz, Cumhurbaşkanı bir taraftan, Başbakan bir taraftan, bazı kurumların başındakiler, yarış içerisinde "O emri biz verdik." dediniz ve maalesef o süreç çok iyi yönetilemedi ve en sonunda da "Pilot hatasını amma büyüttünüz." diyerek işin içerisinden sıyrılmak istediniz. Bu bir diplomatik krizdir. Ancak bu kriz bu kadar kötü yönetilebilirdi. Siyasiler hata yapabilir ama yaptıkları hataların faturasını yine siyasiler ödemeli ama biz bu krizin faturasını halka ödettik, bu krizin faturasını turizmde çalışan emekçiler ödedi, turizmden ekmek yiyen esnaf ve çiftçi ödedi.

Turizm can çekişiyor. Siyaset üstü talepler var. Bunu siyasi olarak söylemeyeceğim ama Türk Hava Yollarının uçuş politikasını dinamik hâle getirmemiz gerekiyor. Antalya, Dalaman, Bodrum, Adnan Menderes, Çarşamba, Kapadokya ve Gazipaşa havalimanlarına direkt uçuşlar koymak gerekir. Eximbank ve diğer bankalardan turizm sektörüne uzun vadeli ve düşük faizli krediler sağlanmalıdır. Turizm sektöründe ödenemeyen vergi ve prim borçları vardır, bunların faizsiz olarak ertelenmesi gerekmektedir; ecri misil borçları vardır, bunun için de üç dört yıl erteleme gereklidir. 750 bin dolara indirilen ihracatçı sayılma kriteri turizmciler açısından uygulanabilir değildir. KDV ve ÖTV iadesinin mutlaka ama mutlaka turizmciler için de sağlanması gerekir. Yurt dışında ülkemize karşı olumsuz havanın giderilmesi için adım atılmalı, tanıtım yapılmalıdır. Yeşil yıldızlı ve doğaya katkılı tesisler için sağlanan enerji indirimleri ilgili kurumlarca uygulanmamaktadır. Bu konuya yetkililer kapsamını da genişletmek suretiyle el atmalıdır. Su, atık su, katı atık ve emlak vergileri çok yüksektir, ivedi çözüm bulunmalıdır. Turizmi Teşvik Kanunu günün koşullarına göre yeniden düzenlemelidir.

Sayın milletvekilleri, turizmi gerçekten geliştirmek istiyor musunuz? Ama turizm fıtratınızda var mı? Hayır. Sur'u yerle bir ettiniz Diyarbakır'da, "Oradan İspanya'daki gibi Toledo yaratacağız." dediniz. Ege'de, İstanbul'da, tarihî kültürümüz, tarihî zenginliklerimiz orada, siz onların yerine parsel bazında imar çıkararak kuleleri diktiniz, şimdi de diyorsunuz ki: "Bu kuleleri kim dikti?" Kapalıçarşı gibi bir varlığımızın farkında değilsiniz. Kapalıçarşı şu anda pes etmiş, iflas etmiş durumda.

Turist, gelebilmesi için evvela neyi arar? Güvenlik arar, güvenli ülkeyi arar, bir de hukuk arar, insanların yaşam tarzına müdahale edilmemesini arar, inanç özgürlüğünün ve düşünce özgürlüğünün olmasına dikkat eder. Sulukule gibi dünyada eşi benzeri olmayan yeri yıktınız oralara villa diktiniz, o Roman kardeşlerimizi oradan dağıttınız. Şimdi amacına uygun olarak onlar kullanılıyor mu?

İşte "İstanbul dünya kenti olacak, turizm kenti olacak." diyoruz ama bunlar Avrasya Tüneli'yle, üçüncü köprüyle olmaz, meydanlarla olur. Meydanları açacaksınız, camilerin, kiliselerin, havraların etrafındaki bütün o molozları yıkacaksınız ve meydanları büyüteceksiniz. Meydanı büyük olmayan kent dünya kenti ve turizm kenti olamaz.

Şimdi, beldelerimizi, turizm beldelerimizi büyükşehirlere bağladınız. 100-150 binlik bir belediyenin belediye başkanı yaz aylarında 5 milyon insanın sorunuyla karşı karşıya kalmakta. Gelen turist bilemez ki, kanal işini, yol işini büyükşehir yapacak diye düşünemez; o beldenin hatası olarak görür. Bu kadar yol yapıyoruz, bu kadar köprü yapıyoruz, niye turizm gelirini artırmak için buranın bütün altyapılarını devlet üstlenmiyor, Hükûmet üstlenmiyor? Niye kanalizasyonunu yapmıyoruz? Niye altyapısını, içme suyunu getirmiyoruz? Biz sit alanlarını korumak, doğal alanları korumak yerine şimdi kanun hükmündeki kararnamelerle bunları da ortadan kaldırıyoruz.

2015 yılında turizm geliri 32 milyar, 2016'da 20 milyara düştü, turist sayısı 10 milyon azaldı. Rusya krizi, 15 Temmuz krizi ve turizm çöktü. Cumhurbaşkanımız akla hayale gelmeyen yöntemler ve öneriler ileri sürüyor, "Düğün dernek yapalım." diyor. OHAL ortamı ve baskılar devam ettikçe turist gelmez. Turizmden bahsediyoruz ama ülkede can güvenliği var mı? Hayır. İstikrar var mı? Hayır. Kaliteli, yetişmiş, eğitimli personelimiz var mı turizmde? Hayır. Turizm okullarını açtınız mı on beş yılda? Hayır. Son zamanlarda Rabia işaretini yapamıyorsunuz, başka işaretlerden umut içerisindesiniz ama bu millet iki elinin beş parmağını kaldıracak 16 Nisanda "hayır" diyecek ve hayırlı günleri Türkiye yaşayacak. (CHP sıralarından alkışlar) Ülkeye barış gelecek, huzur gelecek, istikrar gelecek, demokrasi, kardeşlik gelecek, eskisi gibi komşuluk yeniden güçlenecek, herkes yasal sınırlar içerisine girmek zorunda kalacak. 16 Nisandan sonra "hayır"la Cumhurbaşkanı yerinde kalacak, Başbakan yerinde kalacak, bakanlar yerinde kalacak. Başbakan diyor ki: "Anlamlı bir 'evet' çıkacak." Sayın Başbakan size buradan sesleniyorum, anlamlı bir "hayır" çıkacak ve siz çok mutlu olacaksınız bundan, size müjdeler veriyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Kapadokya bizde, Pamukkale bizde, olağanüstü güzellikte ve özellikte dağlar bizde, mağaralar bizde, kış turizmi için harika yerler bizde, kaplıcalarımız var, yayla turizmi var, doğa turizmi var, tarih ve kültür turizmi var, "kıyı turizmi" desen en âlâsı bizde, turizm için dünyanın en genç, kaliteli tesisleri bizde. Bu tesislerin birçoğunu yatırımcılar size güvenip yaptı. Size güvenip yapılan beş yıldızlı oteller şu anda turizm çöktüğü için yüzde 20, yüzde 30 dolulukla ayakta durmaya çalışıyorlar. "Ey Avrupa" diye diye turizmi çökerttiniz.

Turizmin canlanmasının hukukun üstünlüğüne ve insan haklarının yaşanmasına, inanç özgürlüğünün yaşanmasına bağlı olduğunu burada bir kez daha ifade ediyorum ve biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak genişletilmiş parlamenter rejim teklifimizi sunduk, işte bu paketi verdik. Bununla ülkede gerçekten özgür iradesiyle karar verebilecek milletvekilleri çıkacak, genel başkanların iki dudağında değil, özgür iradesiyle burada halka hizmet edecek milletvekilleri çıkacak.

Turizmin ilacı tektir arkadaşlar, o da Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi "Yurtta sulh, cihanda sulh." (CHP sıralarından alkışlar) Eğer siz yurtta gerilimi devam ettirirseniz ne turizm olur ne de yaşam olur ve bunun hesabını elbet verirsiniz.

Teşekkür ederim.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özcan.